Gig Ekonomisinde Başarılı Olmanın Yolları

1.112

Büyüklerinizden iş hayatlarıyla ilgili hikayeler dinlediğinizde mutlaka aynı yerde sabit olarak çalıştıklarını fark etmişsinizdir. Yıllar hatta on yıllar boyunca aynı firmada çalışmaya devam etmiş olabilirler. Gelin bunu Ocak 2016’daki ortalama çalışma süreleriyle kıyaslayalım. Ortaya çıkan rakam yalnızca 4.2 yıl. İş ortamlarından bahsedecek olursak, son 50 yılda bu alanda da pek çok şey değişti. Esnek çalışma şartları geleneksel çalışma ortamlarını sarsmaya başladı. İş değiştirme gittikçe yaygınlaştı. Freelancing Amerikadaki iş gücünün yüzde 35’ini oluşturarak yükselmeye devam ediyor.

 

Gig ekonomisi istikrar açısından kaybettirdiklerini, esneklikle kazandırıyor. Kimilerine göre gig ekonomisi programlarında gerekli özgürlüğü ve esnekliği sağlıyor. Başkaları için ise tam zamanlı freelance çalışma fikri oldukça korkutucu bir çalışma stili. Hangi tarafta olursanız olun, iki şey çok açık. Gig ekonomisi burada ve büyümeye devam ediyor.

 

Yakında freelance çalışmayı düşünmeseniz de, bu sistemi anlamanız ve bir adım öne geçmeniz sizin için faydalı olacaktır. Bu yeni ekonomide başarılı olan insanlara baktığımızda şu iki özelliğe sahip olduklarını görüyoruz. Becerilerinde usta olmaları ve piyasada nam salmaları.

 

Becerilerinizi belirleyin ve aranan insan olun

 

Hangi sektörde çalışıyorsunuz? Bu ileride yapmak istediğiniz iş ile uyumlu mu? Bu işten para kazanmak için yeteri kadar yetenekli misiniz? Sonsuz sayıda kariyer ve iş fırsatı mevcut. Burada dikkat etmeniz gereken şey doğru fırsat ayağınıza geldiğinde, şirketlerin işe almak istediği doğru kişi olabilmek.

 

Ayrıntılardan ziyade temel becerilere odaklanın

 

Artık endüstriler son derece hızlı değişiyor ve alanınızın trendlerini takip etmeniz de aynı oranda zorlaşıyor. Bu durumda her koşula uyum sağlayabilmeniz gerekiyor. Eğer alanınıza olan talep herhangi bir sebepten dolayı azalırsa, farklı bir bakış açısıyla devam etmeniz gerekebilir. Becerilerinizle ilgili belli başlı taktikler ezberlemek yerine arka plandaki stratejik düşüncelere odaklanın. Yalnızca belli bir alan hakkında değil, endüstrinin tümü hakkında bilgi sahibi olun.

 

Örneğin bir pazarlamacıysanız, Facebook reklamları ve e-posta pazarlamacılığı sizin en önemli aracınız olabilir. 20 yıl içinde bu tamamen değişebilir. Yalnızca bu araçlar hakkında bilgi sahibiyseniz,ilerde bu kadar şanslı olamayabilirsiniz. Bunun yerine, stratejik düşünme becerisi, müşteri bulma konusunda yeni yaklaşımlar deneme ve sonuçlardan ders çıkarma gibi alanlarda uzmanlaşırsanız hangi araç popüler olursa olsun işinizde yükselirsiniz.

Temel becerilerinizi tam olarak nasıl geliştirebilirsiniz? İşte sizi düşünmeye itecek iki soru: Eğer işinizi en iyi bildiğiniz araçlar olmadan yapmak zorunda kalsaydınız, işinizi nasıl yapardınız?  Kısa vadede sektörünüzde değişmesini öngördüğünüz şeyler neler? Bu değişimlere cevabınız nasıl olurdu?

 

Pazarınızı daraltın

 

İşinizi tanımlarken, akıntıda kaybolmamak için size yeterli olacak kadar ufak ama özel bir kitle seçin. Örneğin Jean Hsu, Medium ve Google’dan istifa ederek liderlik danışmanı olarak çalışmaya başladı ve hedefini oldukça netleştirdi. ‘’Liderlik’’ kavramı da tek başına çok geniş olduğu için hedefini ‘’Mühendislik alanında liderlik’’ olarak değiştirdi.

 

Alanınızda nasıl en iyi olacağınızı belirleyin

 

Özel alanınızı belirledikten sonra bu alandaki en iyilerin nasıl olduklarını tanımlamaya başlayın. Alanınızda örnek alıp saygı duyduğunuz kişiler kim? Neden en iyi seviyedeler? Onların seviyesine ulaşmanız için ne yapmanız gerekiyor? Bu cevapları bir liste halinde yazın. Artık yapılacaklar listeniz hazır. Bir an önce işe koyulun.

 

Detayları şekillendirin

 

İşinizi mükemmelleştirin, böylece müşterileriniz sizin hakkınızda diğer potansiyel müşterilerle konuşmaya başlayacaktır. Örneğin bir müşteri hizmetleri uzmanıysanız, müşterileriniz sizden e-postalara hızlı dönüş yapmanızı bekleyecektir. Beklemedikleri şey ise, e-postaların başında her gün yenilenen kişiye özgü karşılama mesajları göndermenizdir. Bunu yapmanız size özgü hoş bir detay olarak hatırlanacaktır.

 

Uzmanlık gruplarına katılın

 

Bu gruplar gelişme ve network kurma için gittikçe yaygınlaşıyor. Tecrübelerinden bir şeyler öğrenebileceğiniz kişileri seçin ve onlardan alabildiğiniz kadar bilgi alın. Buna ek olarak, grubunuz size gelecekte iş dahi sağlayabilir.

 

Piyasada nam salın

 

Becerilerinizi geliştirdikten ve seçtiğiniz alanda en iyisi olduktan sonra herkesin bunu bildiğine emin olun. Bunu başarmanın yolu hem çevrimiçi hem de çevrimdışı yollardan geçiyor. İşinizde ne kadar iyi olduğunuzu potansiyel müşterilerinize göstermenin bazı yolları şunlar:

 

İşinizin detaylı bir portföyünü oluşturun

 

Portföyünüz en iyi özelliklerinizi ve alınmak istediğiniz pozisyonda yapmak istediğiniz iş türünü yansıtmalı. Portföyünüzü incelerken iki şeyin görünür olduğundan emin olun. Bunlar hangi konuda iyi olduğunuz ve ne tür işleri yapmaktan keyif aldığınızdır.

 

Adınızı düzenli olarak Google’da aratın

 

Gelecekteki işverenleriniz ve iş ortaklarınız büyük ihtimalle sizi Google’da arayacak. Onların ne gördüğünü bilmeniz sizin açınızdan önemlidir. Google’daki imajınız için bu iki adımı takip edebilirsiniz:

 

Gizli moda geçin: En iyi sonuçları elde etmek için isminizi gizli mod’da aratmalısınız. Aksi takdirde arama sonuçlarınız ağırlıklı olarak tarama geçmişiniz, nerede olduğunuz gibi faktörlerden etkilenecektir. Aramayı gizli mod’da yaparak, bir başkasının ne göreceğini görmüş olursunuz. Adınız Google’da yeni bir arama sonucunda yer alırsa, bununla ilgili bildirim alabilirsiniz. Örneğin ben, ismim yeni bir arama sonucunda geçtiğinde günde en fazla 1 kere olmak üzere e-posta alıyorum.

 

Kullandığınız sosyal ağları daraltın

 

Yeni bir sosyal platform çıktığında herkes oraya kullanıcı adlarıyla kaydolup orada varlığını güçlü bir şekilde hissettirmeye çalışır. Bunun sonucunda ortaya çıkan şey ise FOMO yani sosyal medyada her an her yerde olma ihtiyacıdır. Gig ekonomisinde internet üzerindeki ününüz oldukça önemlidir. Fakat bu yeni çıkan her sosyal platformu kullanacağınız anlamına gelmez. Her yerde olmaya çalışmak yerine, bir yada iki platforma odaklanın ve orada kendinizi geliştirin.

 

Zor yolu seçin

 

Hedef kitlenizi oluşturmak için eşit derecede uygulanabilir iki seçeneğe sahip olduğunuzda, diğerlerinin kolay kolay taklit edemeyeceği yolu seçin. Örneğin LinkedIn’de yazılımınızdaki gelişmeler hakkında bilgi paylaşmak gayet kolay bir seçenektir. Onun yerine StackOverflow veya Medium gibi sitelerde her hafta düzenli olarak sorulara cevap verip, bu konuda bilgi sahibi olduğunuzu göstermek oldukça zordur.

 

Kitlenize sahip çıkın

 

Tüm yumurtalarınızı aynı sepete koyduğunuzu düşünün, o sepet yere düştüğünde başınız dertte demektir. Mümkün olduğunca kitlenize sahip çıkmaya çalışın. Örneğin Mailchimp üzerinden bir e-posta listesi yönetiyorsanız, o adreslere sahipsiniz demektir. Bu da farklı bir platforma geçmek istediğinizde o adresleri istediğiniz gibi taşıyabileceğiniz anlamına gelir. Fakat bunu yapmak her zaman mümkün değildir. Mesela Twitter veya Facebook’taki takipçilerinizi taşıyamazsınız. Youtube, Instagram gibi,  platformların inisiyatifine kaldığınız yerlerin dışında, en azından (e-posta veya blog aboneleri gibi) abonelerinize gerçekten sahip olduğunuz bir platforma sahip olmanızı öneriyoruz.

 

Kalabalıklardan mümkün olduğunca uzak durun

 

Herkes aynı yöne doğru ilerliyorsa, o yönün tersine doğru ilerlemeye çalışın. Daha az rekabet olduğunda dikkat çekmek her zaman daha kolaydır. Tabii ki bu Facebook’u bırakıp kimsenin kullanmadığı MySpace’i tercih etmeniz anlamına gelmiyor. Yani birinin sizi keşfetmesini umarak her saat amaçsızca yaptığınız iş hakkında tweet atmak yerine daha dar kapsamlı ve hedef kitlenizi içeren Twitter sohbetlerine katılabilirsiniz.

 

Bizzat ben gig ekonomisini hem heyecan verici hem de korkutucu görüyorum. Bir taraftan, neredeyse istediğiniz her alanda ilerleyebilirsiniz. Niş’ler her yerdedir ve müşterileriniz sizi bekliyor olabilir.

 

Öte yandan başarılı olmak büyük ölçüde sizin elinizdedir. Gig ekonomisinde başarı çalıştığınız süreyle ilgili değildir. Alacağınız terfi veya zamların bir garantisi yoktur. Günü gününe, becerilerinizi belirleyip, ününüzü arttırarak çalışmak zorundasınızdır. Bu sürekli çalışmanızı gerektirebilir fakat bu iki şeyi de iyi yaparsanız, sadece sizin sağlayabildiğiniz bir ürüne muhtaç olan çok sayıda müşteriniz olacaktır.

Kaynak: Fast Company

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.