Yapay Zekâ İş Yerlerinin Doğasını Beklenenden Çok Daha Çabuk Değiştirecek

3.367

Yapay zekâ ve geliştirilen diğer teknolojiler dünya çapında iş hayatını değiştirmeye çoktan başladı. Bu birçok açıdan iyi bir haber olsa da bazı düşündürücü soruları ve zorlu görevleri da beraberinde getiriyor. McKinsey’in yeni raporu geleceğe giden yolda bize rehberlik ediyor.

10 Kasım 2017 – Makineleşme ve yapay zekâda görülen hızlı gelişmelerle şekillenecek olan iş hayatını etkileyen çok büyük bir değişimin içindeyiz. McKinsey&Co. tarafından yürütülen yeni bir araştırma, makineleşme, yapay zeka ve robot teknolojisine geçiş sebebiyle, 75 ila 375 milyon arası işçinin gelecek 12 yıl içerisinde mesleki alanlarında bir değişiklik yapması ve yeni becerileri öğrenmesi gerekeceğini ortaya koydu.

McKinsey Global Institute’un en son raporu “Ölen ve Yeni Doğan Meslekler: Makineleşme Döneminde İş Gücünün Dönüşümü”, 2030’a kadar farklı senaryolarda ortaya çıkabilecek mesleklerin sayısı ve türlerini değerlendirdi ve makineleşmeden dolayı yok olabilecek mesleklerle karşılaştırdı.

Sonuçlar önümüzdeki yıllarda, iş gücü becerileri ve maaşları hakkında önemli çıkarımlarla birlikte, mesleklerdeki potansiyel kaymalar hakkında da ortaya zengin bir mozaik çıkardı. Rapor birçok senaryoda 2030 yılında tam istihdam sağlayabilecek kadar meslek olduğunu gösterirken, geçmişte görülen tarım ve üretimden yapılan kaymalardaki oranı yakalamak ve hatta bu oranı geçmek gerekeceğinden bu dönüşümün bir hayli zorlayıcı olacağını da belirtti.

Makineleşmenin meslekler üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

McKinsey’e göre, teorik olarak şu anda ispatlanmış olan teknolojiyle, günümüzde insanlara yaptığı için para ödenen mesleklerin yaklaşık olarak yarısı makineleşebilecek. Yüzde beşten daha az bir oranı kapsayan meslekler tamamen makinelerle yürütülebilecek. Fakat mevcut mesleklerin yaklaşık yüzde 60’ında, en azından mesleğin temel etkinliklerinin üçte biri makinelerle yürütülebilecek; bu da iş gücünde yaşanacak kaymanın ve değişimin azımsanmayacak bir oranda olacağına işaret ediyor.

Buna ek olarak raporda, teknik elverişlilik önemli olsa da, makineleşmedeki benimsenme hızını ve genişliğini etkileyecek tek faktörün bu olmadığı dile getiriliyor. Diğer faktörler ise; iş yerindeki belirli alanlar için makineleşmenin geliştirilmesi ve etkin olarak kullanılmasında oluşacak masraflar, iş gücü-pazar dinamikleri, makineleşmenin iş gücünün yerini almasından ziyade diğer faydaları ve yasal ve sosyal benimsenmeyi kapsıyor.

Tüm bunlar göz önüne alındığında McKinsey, benimsenme hızına bağlı olarak 2030 yılına kadar dünya çapında toplam çalışılan sürenin yaklaşık olarak yüzde sıfır ila 30’u oranındaki sürenin makinelerle sağlanabileceğini öngörüyor. Fakat bu sonuçlar işçiler tarafından gerçekleştirilen faaliyetler ve yaygın meslek oranlarına bağlı olarak ülkeler arasında önemli değişiklikler göstermiştir.

Makineleşmenin istihdam üzerindeki muhtemel etkileri meslek ve sektörlere bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Rapora göre makineleşmenin devralabileceği en kolay meslekler, makine çalıştırma ve fast food hazırlama gibi öngörülebilir ortamlarda fiziksel olarak gerçekleştirilen meslekleri kapsarken veri toplama ve işleme de makineler tarafından daha iyi ve daha hızlı yapılabilecek diğer iki meslek kategorisi olarak öne çıkıyor. Bu durum mortgage oluşturma, hukuk destek elemanlığı, muhasebe ve idare departmanı hareket işleme gibi çok büyük bir iş gücünü devre dışı bırakabilecek bir gelişme olarak görülüyor.

Fakat bazı işlerin makineleşmesi, istihdamda azalmaya değil aksine yeni mesleklerin ortaya çıkmasına neden olacaktır, diye belirtiyor McKinsey.

Kitle yönetimi, uzmanlık ve sosyal etkileşim alanları gibi henüz makinelerin insan performansına yetişemediği alanlardaki mesleklerin, makineleşmeden en az etkilenecek meslek alanları arasında olduğu raporda belirtiliyor.

Bahçecilik, su tesisatçılığı, çocuk bakıcılığı ve yaşlı bakımı gibi öngörülemez ortamlarda gerçekleştirilen meslekler 2030’a kadar daha az makineleşecek meslekler arasında, çünkü bu meslekler teknik olarak makineyle gerçekleştirilmesi zor ve aynı zamanda nispeten daha az ücrete tabi olduğundan makineleşme için yeteri kadar cazip değil.

İstihdamdaki büyüme için olası senaryolar neler?

Dolaylı olarak teknoloji sayesinde ortaya çıkan yeni mesleklerin göz önünde olmamasına ve farklı sektörlere ve coğrafyalara yayılmış olmasına rağmen, makineleşmenin yerini aldığı işçiler kolaylıkla tespit edilebilir.

McKinsey daha önceden 2015 ile 2030 yılları arasındaki küresel tüketim oranının 23 trilyon dolara kadar büyüme gösterebileceğini ve bunun büyük çoğunluğunun yeni gelişen ekonomilerdeki tüketici sınıflardan kaynaklanacağını öngörmüştü.  Bu yeni tüketici sınıflarının etkisi yalnızca gelir elde edilen ülke bazında değil, aynı zamanda bu ülkeden ithalat yapacak ekonomiler bazında da hissedilecek. Artan bu gelirlerin tüketici malları üzerindeki etkisinin bir sonucu olarak küresel çapta, 250 ila 280 milyon arası yeni meslek ortaya çıkabileceğini, buna ek olarak artan sağlık ve eğitim harcamalarından kaynaklanan 50 ila 80 milyon arası ek mesleğin de görüleceği raporda yer alan bilgiler arasında.

2014 yılındaki oranlara kıyasla 2030 yılına kadar, yaşı 65 veya üzerinde olan en az 300 milyon daha fazla kişi olacak, diyor McKinsey. İnsanlar yaşlandıkça da harcama eğilimleri değişeceği için sağlık hizmetleri ve diğer kişisel hizmetlere yapılan harcamalarda bariz bir artış olacak.  Bu durum doktorluk, hemşirelik, sağlık teknisyenliği, aynı zamanda birçok ülkede evde sağlık hizmetleri, hemşire asistanlığı gibi mevcut meslek alanları için yeni talep açığı oluşturacak. Küresel olarak yaşlılara sağlanan sağlık hizmetleriyle bağlantılı meslekler, 2030’a kadar 50 ila 85 milyon arasında bir büyüme yaşayacak, diye ekliyor McKinsey.

Net mesleki artış ya da azalıştaki değişiklikler, 75 ila 375 milyon kişinin önümüzdeki yıllarda mesleki kategorilerini değiştirmeleri ve yeni beceriler kazanmaları gerekebileceğine işaret ediyor. Bu kaymanın 1900’lerin başında tarım alanında çalışan iş gücünün yer değiştirmesinden beri hiç görülmeyen genişlikteki bir skalada gerçekleşebileceği de raporda belirtiliyor.

McKinsey, 2030’a kadar 400 ila 800 milyon arası bireyin makineleşmeden dolayı işsiz kalacağı ve yeni bir meslek bulmak zorunda kalacağını öngörüyor. Fakat McKinsey’nin gelecekteki istihdam talebi ve makineleşmenin belirgin etkileri hakkındaki senaryolarına göre bu bireyler için yeni meslekler de ulaşılabilir durumda olacak.

Gelecekte yeterli miktarda meslek olacak mı?

Potansiyel makineleşme göz önüne alındığında, işçiler için yeterli miktarda meslek olup olmayacağıyla ilgili endişeler sürekli artıyor. Bu endişelere yanıt olarak McKinsey gelecek mesleklerine istinaden iki farklı durum analizi öneriyor: biri yeni istihdam talebi ve makineleşme katalizörlerinin sınırlı bir modellemesine dayanıyor, diğeri ise, değişkenler arasındaki dinamik etkileşimleri bir araya getiren makroekonomik bir ekonomi modeli kullanıyordu.

Rapora göre, yol gösterici olarak tarihe baktığımızda, 2030 yılındaki istihdam talebinin yüzde sekiz ila dokuzu daha önce mevcut olmayan meslekler olabilir.

İki analiz de yeterli ekonomik büyüme, yenilik ve yatırımla birlikte, gelecekte makineleşmenin sonuçlarını karşılamak için yeterli miktarda meslek olacağı fakat bazı gelişmiş ekonomilerde ek yatırım alanlarına ihtiyaç duyulacağı sonucunu veriyor.

Asıl zor olan ise, diye devam ediyor rapor, işçilerin yeni alanlara yapılan geçişlerde ihtiyaç duyulan becerilere ve desteğe sahip olduğundan emin olma kısmı. Bu kaymaya ayak uyduramayan ülkelerde ise artan işsizlik ve sürekli azalan ücretlerin söz konusu olması çok muhtemel.

Yüksek ücretler, makineleşmenin benimsenmesi bakımından iş yerlerini daha güçlü konuma getirir. Raporda, fakat şirketlerin kaliteyi artırmak, daha sıkı üretim kontrolü sağlamak, ürünlerini yüksek gelirli ülkelerdeki nihai tüketicilere yakınlaştırmak ya da iş gücü maliyetini azaltmaktan ziyade diğer faydalarından yararlanmak için makineleşmeyi benimsemesi halinde düşük gelirli ülkeler de bu durumdan olumlu etkilenecektir, diye ekleniyor.

Beceriler ve ücretler için makineleşme ne anlama geliyor?

Genel olarak, büyüyen mesleklerle ilgili eğitimsel ihtiyaçlar, makineleşmenin yerini aldığı mesleklerin ihtiyaçlarından daha fazla, diyor McKinsey. Gelişmiş ekonomilerde, günümüzde yalnızca ortaöğretim ya da daha düşük bir eğitim seviyesi gerektiren mesleklerde, makineleşmeden kaynaklı net bir düşüş yaşanırken, üniversite eğitimi gerektiren mesleklerde ise artış gözlenecek.

Hindistan ve diğer gelişen ekonomilerde, yeni meslekler arasındaki en geniş skalayı günümüzde ortaöğretim seviyesi gerektiren meslekler alırken, tüm eğitim seviyesindeki istihdam taleplerinin artacağı raporda belirtiliyor. Fakat en yüksek hızda büyüyecek olan meslekler günümüzde üniversite ya da daha yüksek bir eğitim seviyesini gerektiren meslekler olacak.

Geleceğin çalışanları, kitle yönetimi, uzmanlık ve sosyal etkileşim alanları gibi,  makinelerin yapmakta yetersiz kaldığı mesleklere daha fazla zaman ayıracak, diyor McKinsey. Buna ek olarak işçiler öngörülebilir fiziksel aktiviteler ve veri toplama ve işleme gibi makinelerin insanlardan daha başarılı olduğu alanlarda daha az zaman harcayacak. Meslekler için gerekli beceri ve yetenekler de mantıksal çıkarım ve yaratıcılık gibi ileri zihinsel yetenekler ve sosyal ve duygusal becerilere doğru bir değişim gösterecektir.

McKinsey’in analizi Amerika ve diğer gelişmiş ekonomilerdeki istihdam büyümesinin çoğunluğunun günümüzde ücret dağılımının üst sınırda olduğu mesleklerde olacağını öne sürdü. Günümüzde hemşire asistanlığı, öğretim asistanlığı gibi düşük ücretli olan bazı mesleklerde de artış görülürken, istihdamda meydana gelen en fazla düşüş oldukça geniş çaptaki orta gelirli mesleklerde görülecek.

İş gücündeki mevcut geçişler için biz ne yapabiliriz?

Yapay zekâ ve makineleşmenin kullanıcılara, iş yerlerine ve verime sağladıkları katkılarıyla ekonomik büyümeye olan faydaları oldukça ilgi çekici. Bu tür araçlar yalnızca dinamik ekonomilerin meslek alanları yaratmasına katkıda bulunmakla kalmaz, aynı zamanda toplumların kaçınılmaz olan iş gücü dönüşümlerini kontrol etmesini sağlayarak ekonomik bolluk yaratır.

Raporun tanımına göre, işçilerin yer değiştirme skalasıyla karşı karşıya kalındığında verilecek tepkilerden biri mevcut durumu koruma girişimi içerisinde makineleşmeyi benimseme hızını ve kapsamını yavaşlatmaya çalışmak olabilir. Fakat bu bir hatadır, diye uyarıyor McKinsey. Daha yavaş bir benimseme iş gücündeki dönüşümlerin skalasını kısıtlamasına rağmen, bu teknolojilerin iş dinamiği ve ekonomik büyümeye yapacağı katkıları da azaltır. “Hem bu teknolojileri kabullenmeli, hem de iş gücündeki dönüşümü ve bu sürecin getirdiği zorlukları kontrol etmeliyiz.” diye belirtiyor rapor.

Meslek edinmek için bireylerin yeniden eğitim görerek piyasaya uygun yeni beceriler edinmeleri kritik ve zorlu bir görevdir – ve bazı ülkeler için oldukça gerekli bir görevdir. Kariyer ortası yeniden eğitimler artık başarılı bir kariyer değişiminde kullanılacak gerekli çoklu becerilerin kazanılması için önceden olduğundan daha önemli, diyor rapor. İş yerleri görev başı eğitimler yapmak ve işçilere becerilerini geliştirmeleri için olanaklar sağlamak dâhil olmak üzere bazı alanlarda öncülük edebilir.

İş yerleri değişim ilerledikçe dönüşen iş gücünün ön saflarında olacak. Bu da iş süreçlerini yenilemelerini ve hangi bireylere ihtiyaç olduğunu, hangilerinin diğer işleri etkin şekilde yerine getirebileceğini ve yeni yeteneklerin nerede gerekli olduğunu dikkatlice düşünerek, yetenek stratejilerini ve iş gücü ihtiyaçlarını yeniden değerlendirmelerini gerektirecek bir süreç, diye belirtiyor McKinsey. Birçok şirket işçilerini eğitmenin ve yeni iş dünyasına hazırlamanın kendi çıkarları ve sosyal sorumlulukları doğrultusunda olduğunu düşünüyor.

Bireyler de iş dünyasının evrimleşen geleceği için hızlı şekilde hazırlanmaya başlamalılar. Talep edilen yeni becerileri edinmek ve iş dünyası hakkındaki önsezilerini yeniden konumlamak kendi kariyerleri için oldukça önemli, diyor McKinsey. İnsan gücü rağbette olacak fakat dünyanın her yerinde yaşayan işçilerin nerede çalıştıkları, nasıl çalıştıkları ve işlerinde faydalı olacak ne gibi beceri ve yeteneklere sahip oldukları hakkındaki geleneksel düşünceleri yeniden gözden geçirmeleri gerekecek.

 

Kaynak: HuntScanlon

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.