WeWork’un Hatalarına Bakmaksızın Co-Working Ofisler Yükselmeye Devam Ediyor

230
Co-working sektörü dünyayı kasıp kavuruyor. WeWork belki bazıları için hala iyi olsa da herkes için değil. Fakat, daha küçük şirketler de ihtiyacınız olan her şeye sahip. Özetle, şirketin piyasa değeri 47 milyar dolardan 8 milyar dolara hızlı bir düşüş yaşadı. Bununla birlikte bu düşüş, şirketin bu sene de dahil olmak üzere son zamanlarda satın aldığı şirketlerin devredilmesi ihtiyacıyla sonuçlandı. Şirketin gözle görülen başarısızlıklarına rağmen, Clutch’ın yakın zamanda yaptığı bir co-working konulu ankete göre, WeWork hala oldukça popüler. Beş farklı seçenek arasından şirket en üst sırada yerini aldı ve katılımcıların %39’u bir WeWork alanında çalıştığını belirtti.

Yine de WeWork’un dikkatli olmasında fayda var! Aynı anketin katılımcılarının %36’sı (WeWork çalışanlarına sadece %3 oranla daha az) co-working ihtiyaçları için yerel alanları tercih etti. Peki bu 2020’deki co-working ortamı için ne anlama geliyor? Clutch, gelecekte co-working sektörünün nasıl görünebileceğine dair ipuçları verebilecek bazı veriler elde etti.

İlk trendimiz, co-working alanlarının yerel topluluklarda yer almayı ve topluluk temelli avantajlar sunmayı hedefleyen işletmeler tarafından tercih edildiği yönünde. Colorado eyaleti içindeki Denver şehrinde bulunan ve Focus Property Group’un sahibi olduğu Enterprise Coworking’in niş alanlardan yararlanıyor olması bu trendin bir örneğidir.

Focus Property Group’ta pazarlama uzmanı olan Andrew Schuh, yerel Denver işletmelerinin co-working alanlarına çekilme eğiliminde olduğunu, ‘’hem yerel bir şirket olup hem de yerel etkinliklere katılıyor olmalarının ve yerel işletmelerle ortaklık kurmalarının oldukça faydası olduğunu, WeWork’un sahip olamadığı yerel bir dokunuşları olduğunu’’ söylüyor.

Peki dünyadaki diğer yerel işletmeler ve çalışanlar da aynı şeyi yapıyor mu? Bir şirketle veya tek bir çalışanla çalışın ya da çalışmayın, küçük bir yerel alana kıyasla daha büyük bir alana gitme kararını etkileyen birkaç faktör olduğunu tespit ettik: çalıştığınız şirketin büyüklüğü, türü ve uzaktan çalışma politikası. Örneğin, freelance çalışıyorsanız ve çalışmanız için ayrılmış özel bir alanınız yoksa, eğer co-working üyeliğini ödeyebileceğiniz miktarda işiniz varsa mantıklı olan daha fazla olanak sağlayan (yazının devamında açıklayacağım) WeWork gibi büyük bir alanda çalışmanızdır.

Bununla birlikte freelance çalışıyor olmak aynı zamanda alan için ödeme yapacak kişi olduğunuz anlamına gelir. İhtiyaçlar ve bütçe planlamanın oluşturduğu endişeler sizi WeWork yerine yerel bir şirkete yöneltebilir. Öte yandan, uzak çalışma alanınızın ücretini ödeyen veya destek veren bir organizasyonun parçasıysanız (şanlısınız!), WeWork gibi daha büyük şirketleri tercih etmek için oldukça iyi araçlara sahipsiniz demektir.

 

2020’de kesinlikle rol oynayacak olan bir diğer trend ise şirket politikası ile ilgili. Belirtmeliyiz ki, hepsinin olmasa da büyük şirketlerin çoğu uzaktan çalışmak konusunda kısıtlayıcı davranıyorlar. Bazı işletmeler uzaktan çalışmaya tamamen karşı çıkarken, diğerleri sadece haftada birkaç gün ofis dışında çalışma olanağı sunuyor. Clutch, bir şirketin 100’den fazla çalışanı varsa, çalışanlarının haftanın çoğunda co-working alanlarında çalışacaklarını, daha büyük şirketlerin çalışanlarının ise %53’ünün haftada 5 veya daha fazla günü kendi seçtikleri ofislerinde uzaktan çalışarak geçireceklerini belirtiyor. Aynı şekilde Clutch, bir şirketin 10’dan daha az çalışanı varsa sadece %29’unun zamanını co-working alanlarında çalışarak geçireceğini belirtiyor. Bu daha önce bahsettiğimiz gibi küçük şirketlerin genellikle bütçe, ihtiyaç ve politikalarına bağlı olarak ofis giderlerine öncelik verme olasılığının düşük olmasıyla açıklanabilir. Ayrıca, bulunduğunuz iş ve pozisyonun uzaktan çalışmayı destekleyip desteklemediği ile de ilgili olabilir.

dam co-working space


Scuh ‘’Üyelerin çoğu alanı tüm gün kullanıyor, ancak küçük işletmeler haftada daha az gün geliyorlar…. Büyük şirketler ise kesinlikle tüm zamanı burada geçiriyorlar’’ Co-working sektörünün geleceğini etkileyebilecek olan bir diğer trend ise planlar ve sözleşmelerle ilgili. Daha büyük şirketler en az bir yıl boyunca co-working alanlarına bağlı kalma eğilimindeler. Bunun bütçe ve büyüme ile ilgili nedenlerden kaynaklandığını düşünmekteyiz.

 

Aydan aya üyelikler esneklik sağladığından dolayı küçük şirketler için idealdir. Bununla birlikte, orta ve daha büyük şirketler sık sık destek verebildikleri ve çalışanlarına istikrarlı bir çalışma ortamı sundukları yıllık planları seçiyorlar.

Örneğin, tanınmış bir inceleme-toplama hizmeti ve platformu olan TrustPilot, Denver alanında çalışan 800
çalışanından 72’si ile Enterprise Coworking’in en büyük üyesi konumunda. Tüm Denver bölgesi çalışanları, hem kararlılık hem de esneklik sunduğu için yalnızca Enterprise’ı merkez alarak çalışıyorlar. Şirketin suit plan üyeliği var (masa üyeliğine karşı), yani istedikleri yerde çalışabiliyorlar. Ayrıca şirketle büyüseler bile ayrılmayacaklarına dair 5 yıllık bir anlaşmaları var.

Birçok co-working şirketi üyelerine çeşitli hizmetler ve avantajlar sağlıyorlar. Clutch, co-working alanlarının %39’unun dinlenme odalarına sahip olduğunu tespit etti. Örnek olarak (Enterprise da bu istatistiğe dahil edildi). Bunun gibi oyun odalarının doğrudan iş tatmini ve üretkenlik üzerinde etkisi olduğundan mesleki tükenmişliği engelleyebiliyor. Örneğin Enterprise’nin dinlenme odasında bulunan pinpong masası, masa hokeyi ve Xbox çalışanların günlük streslerini azaltmalarına yardımcı oluyor. Aslında, Clutch’a göre bir co-working ofisinde çalışmaya başadıklarından beri çalışanların %60’ı evde eskiye oranla daha rahatlar.

 

Ofis asistanı Holy Emmons diyor ki ‘’Ekibimiz pingpong oynamayı seviyor… yoğun günlerinde insanlar birkaç dakikalığına masalarından uzaklaşıp nefes alıyorlar, yani binada böyle alanlara sahip olmak gerçekten harika’’.

Şaşmamalı ki sektörü başarıya taşıyan bir diğer hizmet ise sağlık programlarıdır. Sonuçta daha sağlıklı müşterilere sahip olmak, co-working alanında daha fazla faaliyet (daha sık ziyaret, tutarlı ödemeler, daha az iptal vb.) anlamına gelir, bu da co-working alanına daha fazla kazanç sağlar.

 

Peki tüm bunlar 2020’de co-working sektörü için ne anlama geliyor? Daha büyük şirketler kendilerini belirli hizmetlere adadıklarından, co-working modelinin gelecekte hem işletmelere hem de çalışanlara yakın ve değerli olmaya devam edeceğini tahmin ediyoruz. Büyük olasılıkla, bu rekabetçi piyasa içinde birçok alan rakip devlere ve küçük işletmelere yeni taktikler ve kolaylıklar getirmeye devam edecek.
Yani sadede gelecek olursak, Co-working savaşları başlasın!

Yazan: Rachael Olan
Çeviren: Sinem Naz Telatar
Yazının Orijinal Linki için; http://bit.ly/2sXhK7n

İş’in Geleceği’nde yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

#coworking  #işdünyası #verimliyaşam #workplace  #işadamı #başarı #girişimcilik #işhayatı #verimli #çalışmak #çalışmaalanı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.