Türbülanslı Havada Sürdürülebilir Liderlik Webinarından Akılda Kalanlar!

99

FOW.Connect’in sekizinci buluşmasında Expertera ve İşin Geleceği Platformu Kurucusu Alp Sezginsoy’un konuğu  Sabancı Holding İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Hakan Timurile harika bir webinar gerçekleştirdik. Webinardan akılda kalan notları 4C1H Ekibi sizler için derledi.

Alp Sezginsoy, konuğu Hakan Timur’u ağırlamadan hemen önce, bizlere İşin Geleceği felsefesinden bahsetti:

 

“FOW (Future Of Work- İşin Geleceği), insanların potansiyelini nasıl ortaya çıkarabileceklerini,  dijitalle birlikte gelen yeni iş gücünü, etkinlikleri nasıl oluşturabileceğinin yollarını arayan, anlam odaklı organizasyonlar bütünü.

 

Gelecek aslında bizim inşa ettiğimiz bir yer. “İşin Geleceği”ndeki amacımız çeşitli ve farklı uygulamaların bir arada konuşulduğu bir alan yaratmak.

 

Future Of Work – İşin Geleceği; dijitalin her şeyi temelinden değiştirdiği dönemde insanın potansiyelini açığa çıkarmayı bütünsel hale getirebileceğimiz yöntemleri, dijital ile birlikte yeni bizi nasıl keşfedeceğimizi, nasıl inşa edeceğimizi araştırdığımız bir yer!

 

Alp Sezginsoy’un anlam dolu ve eğlenceli tanıtımının ardından Hakan Timur ile keyifli, ufuk açan güzel bir sohbet başladı. Gelin bu öğretici ve doyurucu sohbetten akılda kalanlara birlikte göz atalım…

 

İnsan Kaynakları Grup Başkanı olarak atanan Hakan Bey, İnsan Kaynakları görevinin yanına 1 Haziran itibarıyla Sürdürülebilirliği de ekleyerek, her iki görevi birlikte yürütüyor. Sürdürülebilirliğin 5-10 yıllık planlamalar olduğunu ve paydaşların tümünü etkin ve stratejik olarak içine alması gerektiğini düşünen Hakan Bey, paydaşlardan biri olan çalışanın da ele alındığı stratejileri değerli buluyor.

 

Dünya genelinde yapılan araştırmaya göre şirketlerin %60’ı “Böyle bir süreci yönetmeye ne kadar hazırdınız?” sorusuna aslında hazır olmadıklarını söylemişler.

Sadece ekonomik değil, sosyal ilişkiler, toplumsal sağlık yönünden de hayata dokunan bir durumla karşılaştığımızı söyleyen Hakan Timur, Sabancı Topluluğu olarak 1 Şubat’tan itibaren seyahat kısıtlamaları, uzaktan çalışma modellerine geçiş yaptıklarını ve çevik aksiyonlar aldıklarını belirtiyor.

 

Aceleci olmak ile hızlı olmak arasında fark olduğunu vurgularken; dinamik bir şekilde süreci yönetmenin, çalışanlar ile etkin bir iletişim kurmanın, çalışanlara güven ortamı yaratmanın, şirket olarak öncelikleri doğru bir şekilde ortaya koymanın ve her şeyden önemlisi çalışan-aile sağlığını gözeterek kararlar almanın gerektiğinin altını çiziyor. Toplumsal izolasyona öncelik verilerek, işin sürekliliğini sağlamak ve adaleti gözetmek gerektiğini düşünüyor.

Sosyal iletişim ağlarını güçlendirdiklerini ve canlı yayınlar yaparak bir araya geldiklerini söyleyen Hakan Timur, bu dönemde kesinti olmadan, verimi kaybetmeden ekibiyle yollarına devam ettiklerini belirtiyor. Aslında mesafelerin birçok insanı ve şirketi düşündüğünden daha fazla yakınlaştırdığına dikkat çekiyor. Tabii ki dijital alt yapıya sahip firmalar bu durumu avantajlı ve etkin kullandılar diye de ekliyor.

 

Aslında herkes evden çalışırken, CarrefourSA, Enerjisa gibi fiilen dışarıda çalışmaya devam etmek zorunda kalan ekipleri olduğunu da belirtiyor.

 

Teknoloji ve dijital alt yapı olduğu sürece, performans sistemi, iş modeli olarak uzaktan çalışmaya uygunsanız, ofislere dönüşten ziyade bu durumu kalıcı kabul etmelisiniz.

“Dijital dönüşüm bizi hızlandırdı. İşlerimizde de bunu görüyoruz. Sanal alışverişten korkan jenerasyon bile aslında dijital hayatın kolaylığını gördü. Bunu deneyimledikten sonra kolay kolay eskiye dönüş olmayacaktır.”

 

“Aslında dönmeyeceğimiz birçok konu da var” diye de ekliyor Hakan Timur: Şirketteki toplantılar, seyahatlerin online olması, zamanın etkili kullanımı, çevresel etki ve maliyet olarak da çok daha tasarruflu… Değişmeyecek ve dönülmez şekilde sürdürülebilirlik artık hayatımızda.

 

  • “Eğer doğru yönetişim modeline sahipseniz kolay adapte olabiliyor, şirket olarak esnekseniz bu tarz belirsiz durumlara hızlı cevap verebiliyorsunuz.”

 

  • “Çevik organizasyonlar, çevik metodoloji ile çalışan ekipler sekteye uğramadan işlerine devam ettiler. Bu durum önem kazanacak.”

 

  • “Ortamdan ve durumdan bağımsız hızlı çalışabilenler artacak, her anlamda sürdürülebilirlik, çevre, sosyal ve yönetişim önem kazanacak.”

 

  • “Her şeyi öğrenme vesilesi görmek lazım. Öğrendiğimiz bilgiler hızla değişiyor ve biz bu değişen koşullara adapte olmak zorundayız. Bu bir taraftan çok zor, bir taraftan hayatı zenginleştiren bir durum; öğrenme yetkinliği! Buna sahip olmak önümüzdeki dönem fırsatlarını da beraberinde getiriyor.”

 

Liderlik ile ilgili değişimden bahseden Hakan Timur VUCA Dünyası diye tabir edilen kavrama da değindi.

 

VUCA*  volatility (uçuculuk), uncertainty (belirsizlik), complexity (karmaşıklık) ve ambiguity (muğlaklık).

 

Aynı şekilde, belirsizlikle başa çıkabilmek için, en önemli öğrenme becerisinin resillience; yılmazlık olduğunu, bu dönemde eğitimleri etkin bir şekilde kullanma fırsatını sağlayarak adapte olabildiklerini belirtiyor:

 

“Etkin liderlerin sahip olması gereken iki önemli özellik var: Yapmaları gereken ve sahip olmaları gereken özellikler;”

 

  1. Yapmaları gereken; VUCA dünyasındaki belirsizliğin içinde pozitiflikle ve güven ile kalıp netlik yaratabilmek. Netliği, mümkün olduğu kadar veri toplayarak, çok kaynaktan çok geniş perspektiften toplanan bu verileri doğru değerlendirerek yakalayabilirsiniz.

 

  1. Netliğin içerisinde güven oluşturabilmek! Frekansı yüksek daha samimi bir iletişim kurarak, bilmediğinizi samimiyetle söyleyerek, bilenin fikrine başvurarak; samimiyet ile güveni, güven ile netliği sağlayabilirsiniz.

 

  • “Kısa vadeli planlar yapıp sadece süreci geçirmeye çalışmak hata olur. Fırsatları içeren geleceği görmeli, gelecekten konuşabilmelisiniz. Sizi ileriye taşıyacak strateji budur.”

 

  • “Bu süreçte neyi bildiğinizi görmek, nasıl önlem aldığınızı ve bu sürecin elbette biteceğini, aşılacağını bilerek fırsatları değerlendirmek bütün bu süreci dengelemenize yardımcı olacaktır.”

 

Bu dönemde herkesin çok daha fazla anlam arayışında olduğuna dikkat çeken Hakan Timur, “Sürdürülebilirlik” kavramını daha detaylı açıklıyor.

 

“İçinde bulunduğum yaptığım işi ne için yapıyorum? Yaptığım işin anlamı ne? Liderler bu anlamı tanımlamalı! O heyecanı hisseden çalışanları bulmak ve onlarla bir arada olmak gerektiğini düşünüyorum. Sahip olmaları gereken sakinlik, yılmazlık, dayanıklılık, veri anlama, çeviklik, cesaret, öğrenebilme, empati, polariteyi yönetebilmek ve bunu çalışanlarınızla sürdürebilmek önemli.”

 

Hızlı davranmak ve aceleci olmadan sakin kalmalısınız. Doğru ve yanlış arasında seçim değil iki doğru iki yanlış arasında polariteyi etkin bir şekilde yürütebilmelisiniz.

 

Anlam kavramı işin geleceğinin en temel konusu olabilir.

 

Çevik takımda, gençlerden çok çalışan olduğunu söyleyen Hakan Timur gözlemlerine ve gençleri motive eden çalışma şekillerine de değindi. Şu an çalışan takımın ve sürdürülen yöntemin 10 sene sonra kendi yönetecekleri Sabancı Topluluğunu yarattığını ve bunu yaratanın kendileri olduğunu bilmelerinin onları motive ettiğini belirterek “Gençlerin geleceği şekillendirebileceğini hissetmesi, bu amaç için çalışabilmesi çok önemli.” diyor.

 

Alp Sezginsoy’un bu dönem fırsatların ve tehditlerin neler olduğunu düşünüyorsunuz, sorusuna Hakan Timur şöyle cevap veriyor;

 

  • “Aslında çok fırsat olduğunu düşünüyorum. Hem Türkiye açısından hem de tedarik zinciri açısından, tedariki çoğunlukla Çin’den sağlarken şimdi değişen yeni zincirde yeni roller alabiliriz. Farklı fırsatlar yaratabiliriz.”

 

  • “Şirketler açısından değerlendirecek olursak, 10 sene sonra yaşayacağımız bu dönüşümü bu süreçte yaşadık. Dijital alt yapı, çevik yeni iş modeli, analize dayalı iş hayatımıza hızla girdi ve biz hızla adapte olduk.”

 

  • “İnsan Kaynakları olarak, görev ve sorumluluğumuz artacak. Her yerde ve her şeyde merkeze insanı almalıyız. Dijitalleşme dünyasında, gelecekte robotlar olsa da insanın önemi kaybolmayacak. Kullanılan her dijitale anlam katanın insan olduğunu fark etmeliyiz. İnsanı daha verimli kılarak onu amaçla bütünleştirecek, değişen dünya şartına göre yeniden becerilendirmeye yönelik fırsatları görüp o fırsatlara yönlendirecek olan bizleriz.”

 

  • “Oluşabilecek tehdit ise; yaşadığımız bu süreçte değişimler hiç yokmuş gibi davranarak, süreç öncesi alışkanlıklarımıza, konfor alanımıza dönerek ataletle davranmak en büyük yanlış olur. Değişim ve konfor alanından çıkmalıyız.”

 

  • “Bütün değişimler gençlere yeni ve sınırsız kapılar açıyor. Eski modeller değişiyor. Gençler kendi şekillendirdikleri, kendi yöntemleri ile hayat amaçlarını, ne yapmak istediklerini bulsunlar. O amaca en iyi hizmet eden kurumlar ve işlerle birlikte olsunlar!”

 

Expertera kurucusu Alp Sezginsoy ekliyor: “Kendi anlamını, amacını bul, ona uygun çalış!”

 

Yılmazlık, veri yönetimi, samimiyet, güven, netlik ve pozitiflikten bahsettiğimiz FOW.Connect #8’in akılda kalanlar yazımız burada sona eriyor! Sohbetimize ortak olduğunuz için teşekkür ederiz!

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.