Teknoloji eğitimin geleceğini nasıl şekillendiriyor ?

2.278

Mobil cihazlar ve dizüstü bilgisayarlar sınıflara egemen oluyor, öğrencilerin ders esnasında dikkatini dağıtıyor.

2018’e yaklaştığımız şu günlerde, teknolojinin eğitimde değeri artıyor, eğitimciler ve geliştiriciler eğitime farklı bir boyut katmak adına her geçen gün daha fazla ürün ortaya koyuyorlar.

Yapay zekâ, makine öğrenimi ve eğitim yazılımları gibi yeni teknolojiler öğrenciler için alan değişiminde etkili olmakla kısıtlı kalmıyor, eğitime yaklaşımda felsefi değişiklikler yaratarak ve sınıf ortamını yeniden şekillendirerek, öğretmenlerin de eğitimdeki rolünü değiştiriyor.

Yeni öğrenme modellerinin ortaya çıkmasıyla birlikle, geleneksel eğitim yöntemlerinin önümüzdeki 10 sene içinde köklü bir değişikliğe gideceği oldukça kesin. Eğitimin nasıl bir noktaya geleceğini daha iyi anlamak için Business Insider, eğitim alanında teknolojinin gelişen rolünü daha yakından inceliyor ve geleceğe yönelik gelişmeleri size sunuyor.

Öğrenme modellerinin giderek kişiselleştirilmesinde teknoloji büyük bir rol oynuyor.

Her öğrencinin öğrenme yöntemi farklıdır ve bu yüzden teknoloji, öğretmenlere kişiye özel eğitim konusunda yardımcı oluyor.

Silikon Okulları Genel Müdürü Brian Greenberg, Business Insider ile yaptığı röportajda “Yedi yaşındaki bütün çocukların aynı olduğu ve aynı içerikle eğitim görmesi gerektiği anlayışına meydan okuyoruz” dedi.

ABD genelinde bir çok sınıfta kullanılan, matematik eğitim yazılımı DreamBox gibi teknolojiler her öğrencinin yetenek seviyesine uyum sağlıyor ve onların ihtiyaçlarına en uygun tempoda eğitim görmelerini sağlıyor.

Uyarlamalı öğrenme yazılımları, dersliklerde ders kitaplarının yerini hızla ele geçiriyor ve öğrenciler ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmış bilgisayar programları yardımıyla eğitim görüyorlar.

Teknolojinin eğitimde felsefi değişiklere de yol açacağı bekleniyor.

Aklımıza gelen herhangi bir şeyi Google’da arayıp bulabildiğimiz veya matematik problemlerini uğraşmadan çözebildiğimiz teknoloji çağında, eğitimciler öğrencilerin böylesine bir çağda işlerinde başarılı olabilmeleri için ne tür bilgilere ihtiyaçları olduğunu belirlemeye çalışıyor.

Geçmişe ait eğitim modelleri öğrencileri yetenekli işçiler haline getirmek için gerekli becerileri kazandırmaya odaklanmışken, günümüz eğitimcilerinin odağı öğrencilerin kendi başlarına öğrenmesi.

Greenberg ”Eğitim esas amacı, beynin bilgi ile güçlendirilmesidir. Öğrencilere düşünmeyi, öğrenmeyi öğrenmelerini ve bir duruma eleştirisel bir bakış açısı geliştirmelerini öğretiyoruz.” dedi.

Sınıflarda teknolojinin değeri gittikçe artsa da öğretmenler değerini koruyacak.

Silikon Okullarının Genel Müdürü Brian Greenberg, gelişen teknolojinin sınıftaki bir öğretmenin rolünü zayıflatmadığını, aksine arttırdığını belirtti.

Greenberg, “Teknoloji önemlidir ancak amaç olarak değil, araç olarak görülmelidir. Esas önemli nokta, eğitimcilere gerekli özgürlüklerin ve izinlerin verilmesidir” dedi.

Sınıfların gösterdiği gelişmeyi görmek adına her geçen gün daha fazla veri ortaya çıktığı için eğitimciler, öğrencilerinin hangi konularda zorlandığını öğrenmek için daha fazla bilgi edinebiliyorlar.

Matematik eğitim yazılımı DreamBox, eğitimcilere öğrencilerin ne kadar öğrendiği ve ilerleme kaydettiği konusunda kayıtlar ve veriler sunuyor, böylece eğitimciler sınıflarının en çok yardıma ihtiyaç duyduğu konulara odaklanabiliyor.

Teknolojinin sınıflara başarılı bir şekilde entegre olabilmesi için DreamBox’un Öğrenme Görevlisi Tim Hudson, eğitimcilerin istek ve ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor. Hudson, Business Insider’a ” Teknolojinin sınıfta nasıl yardımcı olabileceğini belirlemek için öğretmenleri ve yöneticileri dinlememiz gerekir” dedi.

Yapay zekânın da eğitimde rolü büyük.

Yapay zekâ, bire-bir eğitimi büyük ölçekte mümkün kılıyor.

ABD Deniz Kuvvetleri, Pensacola’daki giriş seviyesinde bir bilişim okulunda Education Dominance adlı yapay zekâ tabanlı bir öğretim sistemi başlattı. Platform, tıpkı bir öğretmen gibi çalışıyor. Her öğrencinin gelişimini takip ediyor ve kişisel değerlendirmeler ve testler sunuyor.

Deniz Kuvvetleri, dijital öğretmenle birlikte çalışmış öğrencilerin eğitimlerinde çok daha fazla gelişim gösterdiğini ve bu program olmadan eğitim görenlere oranla testlerde daha yüksek puanlar aldığını bildirdi.

Platform, eğitim modellerinin önümüzdeki 15 yıl içinde nasıl bir değişiklik göstereceğine dair ışık tutuyor : Farklı öğrenme stilleri ile dolu sınıflarda bireysel öğretmen görevi gören bilgisayarlar.

Öğrenciler sınıfta daha fazla sorumluluk üstlenebilirler.

Eğitimciler, öğrencilerinin öğrenim sürecini daha iyi kavramış durumdalar, sınıflar hemen hemen aynı yetenek seviyesine sahip küçük öğrenci gruplarından oluşuyor.

Greenberg, özel hazırlanmış öğrenme gruplarındaki bu değişikliğin, öğrencilerin sınıfta daha bağımsız olmalarını sağladığını belirtti.

Greenberg, öğrencilerin öğrendikleri konu hakkında daha katılımcı ve sahiplenici bir tutum izlediğini belirtti. ” Sınıfta faaliyetlerin artması, öğrencilerin motivasyonunu arttırır” dedi.

Uyarlamalı teknolojilerin her yetenek seviyesinden bireylere yardımcı olmasıyla birlikte, öğrenciler artık kendi başlarına daha rahat öğreniyorlar.
Bu teknolojiler günümüzde eğitimde fark yaratıyor.
Gelecekte, sınıfların öğrenci ve cihazları arasında bire-bir eğitimi benimsediğini görmemiz olası. Eğitim alanında çığır açan teknoloji programlarından bazıları:

Google’ın Chromebook’u gibi tabletler, nispeten ucuz, değiştirilebilir, yönetilmesi kolay olmalarından dolayı ve bir dizi Google eğitim yazılımına erişim sağladıkları için ideal bir sınıf cihazı olarak görülüyor.
Matematik için, DreamBox, Zearn ve ST Matematik.Bu programlar öğrenirken öğrencilere uyum sağlayan yazılım programlarıdır.
Dil sanatları alanında, No Red Ink, Achieve 3000 ve Newsela gibi programlar öğrencilerin okuma ve yazmayı kolaylıkla anlamalarını sağlar.
Quizlet gibi eğitimcilerin sınıflarını yönetmesine ve test etmesine olanak sağlayan yazılımlar da yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı.

Her ne kadar teknoloji sınıf ortamının vazgeçilmez bir unsuru haline gelse de, rolü hala kesinleşmiş durumda değil.

Greenberg, “Teknoloji sorunları çözen sihirli bir değnek değil” diyor.
“Dürüst olmak gerekirse, teknolojinin eğitimi herhangi bir şekilde ileriye taşıdığı hakkında kesin bir kanıtımız yok. Teknolojinin eğitim üzerinde ciddi bir etkisi olduğu konusunda iyimseriz.”

Teknolojinin sınıf ortamına yararı, nasıl kullanıldığı ile ilgili. Kişilerarası ilişkiler, dikkatli eğitimciler ve kasıtlı programlarla beraber kullanıldığında, teknoloji inanılmaz bir etken olabilir ancak Greenberg, teknolojinin eğitimin bütün sorunlarını çözmeyeceğini belirtiyor.

“Hedeflenen, bir çocuğun günde altı saat boyunca ekrana bakması değil. Eğitimin geleceği, eğitmenlerin sınıflarını yapılandırma ve yürütme yeteneklerine göre şekil alacak.”

Kaynak: Businessinsider

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.