Tehdit Mi Fırsat Mı? Blythe Masters Blok Zincirinin İşlere Etkisi Hakkında Konuşuyor

825

Blok zinciri dünyasında “verimlilik artışı”, teknoloji tarafından getirilecek işsizlik dalgası hakkında kullanılan bir edebikelam hâline geliyor.

İşlemleri blok zincirine veya dağıtılmış defter sistemlerine kaydırarak her yıl milyarlarca doların tasarruf edilmesi bekleniyorken, fark edilmeyen şey ise bu paraların çoğunun şu an gerçek, çalışan insanların maaşlarından kesilmesinin muhtemelen olduğu.

Yine de, bu konunun dikkat çekmeye başladığına dair işaretler var.

Geçen hafta konuyu ele alan kişi, sektörün en iyi finanse edilen işletmelerinden, New York merkezli Digital Asset Holdings’in CEO’su Blythe Masters idi.

DC Blok Zinciri Zirvesi’ndeki yüzlerce sektör liderine verdiği demeçte, Masters, odak noktasını sadece kurumsal yöneticilerin değil, geniş iş pazarının blok zincirinden nasıl yararlanabileceği üzerine kaydırdı.

Masters, katılımcılara şunları söyledi:

“Biz bir endüstri olarak aktif olarak, büyük kazançları açığa çıkaracak bir temel yaratmak ve sonuç olarak sokaktaki adamınıza kadar akacak büyük yararlar sağlamak için bu teknolojiyi doğru bir şekilde uyarlamak zorundayız.”

Endüstri rakamları araştırılmaya yeni başlandı ise de, Masters, blok zincirini robot bilimi, makine öğrenimi ve yapay zekâ gibi, yeniliklerinin iş yaratma konusunu kapsayan, kamu düzenine olan etkisini gözden geçirmesi gereken şeylerle aynı kategoriye koydu.

Masters’in kendi tahminine göre, blok zincirinin etkisi çalışanların %5-10’unun o kadar ötesine geçecek ki, süreçleri iyileştirme sürecinde “herhangi iyi disiplinli bir örgüt doğal olarak zorunlu satın alma yoluna gidecek.”

Aksine, insanların verileri ortak bir kayıtla güvenli bir şekilde paylaşabilecekleri gerçeğinden yola çıkarak, işlerin %30-60’ının gereksiz hâle gelebileceğini düşünüyor.

Sayısal Ticaret Müdürü Perianne Boring ile “şömine başında” sohbet ederken Masters, yenilikçilerin, buluşlarının -işler üzerindeki- etkisini düşünme konusunda daha iyi bir iş çıkarmak zorunda olduklarını iddia eden, gittikçe artan teknoloji sektöründeki yöneticilerden en sonuncusu oldu.

Etkinin ölçülmesi
Yine de, blok zinciri teknolojisinin işler üzerindeki potansiyel etkisinin incelenmesi hâlâ nitel bir değer taşıyor.

Şimdiye kadar, endüstri tarafından yaratılan işlerin sayısı, onları doldurmak için gereken mevcut nitelikli profesyonellerin sayısını aşmış görünüyor; ancak bu eğilimin devam etmeyeceğini düşünenler var.

Blockchain Araştırma Enstitüsü geçen hafta, blok zincirinin birçok iş üzerinde gelecekte yaratacağı etkinin daha iyi anlaşılması için, konuyla ilgili bir yıldır süregelen bir çalışma yayınladı.

Ayrıca, bu ayın başlarında Aite Group, blok zinciri endüstrisindeki en büyük işverenlerin her birinin yaklaşık 100 kişiyi istihdam ettiklerini belirten bir rapor yayınladı.

Masters, kendi şirketindeki çalışanların da yaklaşık bu sayıda olduğunu söylüyor; bunların da üçte ikisini mühendislerin ya da ürün uzmanlarının oluşturduğunu tahmin ediyor. Bu nedenle, millî siyasetin “bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik eğitimine acımasızca önem vermesi” gerekliğini belirtiyor.

Masters ayrıca, mevcut ABD başkanlık idaresinin ticareti kontrol altına almaya yönelik politika yaparak işleri korumayı hedefleyen tavrını sorguladı.

Kendisi şöyle dedi:

“Olması gereken şey konusundaki görüşün odak noktası olup olmayacağı, ya da benim şahsi görüşüme göre uzun vadede bizi eğitime odaklanmak kadar ileri götürmeyecek olan ticaret savaşları gibi defansif şeylere sırtımızı dayayıp dayamayacağımızı görmek ilginç olacak”.

Daha büyük bir sorumluluk?
Masters, teknoloji endüstrisinin işler üzerindeki etkileri konusunda daha düşünceli olması gerekip gerekmediğini sorgulayan bir dizi uzmanın en sonuncusu.

Son olarak, teknoloji blog’u Recode’nin kurucusu Kara Swisher, Başkan Donald Trump’un popülaritesini, ticareti kontrol ederek iş imkânları yaratacağı konusunda verdiği söze bağladı.

Blok zincirindekilerin “verimlilik artışı” olarak adlandırdıklarını, Swisher, mucitler tarafından “burun kıvırılan” “negatif dışsallıklar” olarak tanımladı.

Konferansta Masters, Swisher’in sorduğu, acaba kimsenin yıkıcı teknolojinin geri tepme ihtimalini düşünmüyor mu olduğu sorusunu yineledi ve,

Blok zinciri teknolojisinin işler üzerindeki olası etkisini, yapay zekâ ile çalışan sürücüsüz arabaların Uber çalışanları üzerinde yaratacağı etki ile karşılaştırarak şunları söyledi:

“Karmaşa ilk başta görevlilere ve şirketlere; ancak orta vadede sürücülere gelecek; çünkü Uber şoförsüz araçlar satın alacak. Bu, istihdam açısından ne sonuçlar doğuracak peki?”

Damlama etkisi
Masters’ın zamanının çoğu, izleyicileri çalışmalarının işler üzerinde olabilecek olumsuz etkileri hakkında düşünmeye çağırmakla geçmesine rağmen, geçen hafta gerçekleşen etkinlik tamamen karamsar da geçmedi.

Aynı zamanda Masters, “burada hem bir şans, hem de bir tehdit olan bir fırsatla karşı karşıyayız” diyerek, bu teknolojinin şirketlere para tasarrufu yaptırmaktan öte potansiyel faydaları da olduğunun altını çizdi.

CEO, özellikle dağıtılmış defter teknolojisinin sunduğu verimliliklerin, bir gün normal bir yatırımcının “tasarruflarında fazladan 50 baz puan sağlayarak rahatça emekli olabilmesi için bir şans” yaratabileceğini ima etti.

Konuşmasını ise şu sözlerle noktaladı:

“Şu anda endüstrinin gelmeye çalıştığı nokta bu.”

Kaynak: Coindesk

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.