Sıradaki Genel Salgın İçin Mi Endişeleniyorsunuz? Bırakın Yeteneğiniz “Atigeçirmez” Olsun

407

*Atigeçirmez: “Gelecekte olacak olaylardan zarar görmeyecek” anlamında türetilmiştir.

Değişim, kat be kat hızla gerçekleşiyor. Volatile (Volatility), Belirsizlik (Uncertainty), Karmaşıklık (Complexity) ve Muğlaklık (Ambiguity), VUCA 1987’de askeriyede ortaya çıkmış bir terim, statükomuz oldu. İş piyasasındaki insan dağılımı kayması, gelişmekte olan ülkelerde süratli kentleşme, ekonomik güç kaymaları, teknolojik evrim, küreselleşme itkisi ve şimdi de COVID-19, insanların çalışma yapılarının esaslarını değiştiriyor.

Barry O’Neil, kitabı Unlearn’de (Çev. Bırak) yönetici koşullandırma görüşünü bizlere sunuyor. Bizler anne babalarımızın, ilk işlerimizin ve ilk iş ortamlarımızın eseriyizdir. Bir düşünce tarzıyla, bir tür doğruluk kıstaslarıyla koşullandırıldık. Bırakmak bizlere devamlı değişen şartlara ayak uydurmamıza ve “atigeçirmez” (future-proof), yani gelecekte gelecek değişimlerden, bunlar belirsizlik, fırsat yahut planlanmamış durumlar olsun, etkilenmememize olanak sağlar. COVID-19 süresince değişimlere ayak uydurabilmek liderler arasında iki farklı kategoride toplayacak ayrılıklara sebep olacak: Gelişecek olanlar ve başarısız olacaklar. İnsan kaynakları ve personel temini liderleri, artık vakit ihtiyaçları karşılamak ve gelişmek için yetenek idare izleminizi (talep halinde ve serbest çalışanlar), aynı zamanda çalışma yöntemlerinizi (uzaktan çalışma) benimseme vaktidir. İnsan kaynakları ve personel temini liderleri önceki yaklaşımları, her zamankinden daha çok gevşetip yeniden yapılandırabilmelilerdir.

Bildiğimiz hayat bir gecede değişti. İş, ev, okul, sosyal etkileşim, alışveriş… Bizzat içinde bulunduğumuz fiziksel gerçekliğimiz, sanal gerçeklik olup çıktı. Ekonomimiz değişti, iş modellerimiz “hayatta kalma” moduna geçti. Kafa karışıklığının, kargaşanın ve değişime ayak uydurmanın ortasında hem kişisel hem profesyonel bize alelade ve aşina gelen pek çok şeyi tekrardan öğrenmemiz gerekiyor. Çevikliği ve uyarlılığı en doğru ve en güzel biçiminde tecrübe ediyoruz. Bunun çoğu da öğrenme ve yeniden öğrenme yeteneklerimize atfedilebilir. Fakat başarıyla yeniden öğrenmek için artık geçerliğini ve varlığını yitiren şeyleri bırakmaya da amade olmalıyız. Peki, bırakmak nedir nasıl olur bu iş?

Bırakmak Nedir?

Bırakmanın en basit tanımı, zihnimizdeki bir şeyin üstüne yazmak yahut onu bir köşeye atmaktır. Bırakmak bilgiden, eylemlerden ya da davranışlardan vazgeçmek ya da onları terk etmek demektir. Bırakmak unutmak değildir, farklı zihinsel model veya yaklaşımları seçebilme kabiliyetidir. İnsan kaynakları uzmanları olarak bu, sadece kendimiz için değil yalnızca, gözde yeteneklerimiz olan çalışanlarımız için de benimseyip somutlaştıracak önemli bir düşünce yapısıdır.

“Gerçek bir ilerleme kaydedildiğinde, bildiğimizi bırakıp yeni bir ‘daha önce bildiğimizi düşündüğümüz’ şey öğreniriz.”

– Henry David Thoreau

Öğrendiğimizde, zaten bildiğimize yeni nitelikler ya da bilgiler katarız. Büyük olasılıkla bırakmayı hiç ayırdına varmadan deneyimlediniz. Her yeni işe başladığınızda, önceki işinizin devinimlerini ve çevresini bırakmanız, yeni kuruluşunuzun çerçevesinde bunları yeniden öğrenmeniz gerekir. Yurt dışına seyahatinizde, hızla öncekilerini bırakıp yerel ananeleri ve yasaları yeniden öğreniyorsunuz. Neyse ki Birleşik Krallık gibi ülkeler bunun bazılarına ne denli bir zorluk olacağını kabul edip her köşe başında yolun karşısına geçmeden önce sola değil sağa bakmamız gerektiğini hatırlatacak kadar ince düşüncelilerdir. Ya da bir düşünün yeni bir telefon ya da mobil cihaz aldığınızda, kullandıkça geliştirdikçe veya var olan bir özelliğin ya da işlevin yerine yenisi geldikçe, sürekli bir bırakma ve yeniden öğrenme eğrisi oluyor.

Bırakma yalnızca bizler için değildir. İş modelleri kaydıkça kuruluşlar da bırakma sürecinden geçerler, tam da şimdi otomotiv üreticilerinin solunum cihazı ve koruyucu hijyen teknolojileri ürettiği, restoran zincirlerinin okul öğünlerini ulaştırmak üzere tedarik zincirini güçlendirdiği ve alkol bazlı içecek üreticilerinin el dezenfektanı işine girdiği gibi.

Bırakmak, Hayat Boyu Öğrenmenin Temelidir

Bırakma niteliğinden faydalanmak, ömür boyu öğrenmenin temelini oluşturur. Ernst & Young’a göre mevcut lisans bölümlerinin %40 kadarı ıskartaya çıkacaktır. İş hayatındaki değişim daimîdir, insanların çevik olma ve uygun şekilde karşılık verebilme nitelikleri de en yerinde çözümdür. Gözde yeteneklerimizi ömür boyu öğreniciler olmaya teşvik etmek, onları değişimi yönlendirmek için başarıya uygun konumlandıracaktır.

Şimdinin kariyerleri koşu bantları gibidir, kariyeriniz hangi evrede olursa olsun ilerleyip öğrenmeye devam etmeniz lazım geliyor. Hoşnut kalmak bizleri ve gözde yeteneğimizi tehlikeye atan bir düşünce yapısıdır. Endüstri, iş ve teknolojinin şipşak evrildiğini göz önünde bulundurursak, tam da böyle çalışanlarımız geride kalıyor, kuruluşlarımız istop ediyor. Hayat boyu öğrenmeyi aşılamak, gözde yeteneğimizin çevik, uyumlu ve bir sonraki kurumsal boşluğu doldurmaya hazır olmasını garantiler.

Pek çok kez eğitim dediğimizde, üniversite eğitimin ötesinde düşünülmüyor. Liseden mezun olur, bir üniversite diploması kaparsınız ve böylece eğitim hayatınızın noktalandığını düşünürsünüz. Evvelde bu, harika bir işe girip emekliliğe dek kalmanıza yeter de artardı. Bir öğrenici olma tarzı değişime uğradı. İş kap, iş yap, emeklilik al tarzı yıllar önce miadını doldurdu. Çevik ve uyumlu olmanız için öğrenip bırakıp yeniden öğrenmeniz gerekiyor. Hayat boyu bir öğrenicinin döngüsü böyledir.

Mevcut durumumuzda bırakmak, şimdide ve gelecekte başarıya zemin hazırlar.

Bırakmanın Üç Adımı

Bırakma sürecinin üç aşaması vardır:

  • Alakasız ve çağ dışı kalmış zihinsel modelleri ikrar edin.
  • Eski modelleri bırakmak için bir eylem haritası hazırlayın.
  • Yeni düşünce yapısı/larını ekin.
  1. Alakasız ve Çağ Dışı Kalmış Zihinsel Modelleri İkrar Edin

Öncelikle, eski düşünce yapısının miadını doldurduğunu yahut oyun dışı kaldığını ikrar etmelisiniz. Bu aşama en zorudur, hele ki mevcut bulunduğumuz çevrede. Değişimin ikrarı artık olmayana duyulan bir keder tetikleyebilir. Bizler içinse, bildiğimiz pek çok şeyin bırakılması gerekecektir; seyahatler, sosyalleşme, çalışma şeklimiz… İşletmeler de çalışma modellerinin artık oyun dışı kaldığını ve dönüştürülmesi gerektiğini kabul ediyor.

İtiyatlar ve davranışlar oluşturdukça, bilinçsizce eyleme geçeriz ve bu düşünce yapılarımızdan habersiz kılar bizi. Dahası, insanlar itiyatlarının, yeteneklerinin, ya da bilgilerinin artık alakasız kaldığını kabul etmek istemiyorlar. Düşünce yapısındaki sapmaları kabul etmek iş, saygınlık ve kariyer kaybetme korkusunu bile tetikleyebilir. Bu korkunun üstesinden gelmek için yeni fikirlere açık olun, gelişim odaklı düşünce yapısına sahip olun.

Düşünce yapılarımız birtakım varsayımlardan oluşup kişiden kişiye değişir. İki farklı düşünce yapısı vardır: Büyümeye açık ve sabit düşünce yapısı (Amerikan ruh bilimci Carol Dweck tarafından tanımlandığı üzere.) Sabit düşünce yapısına sahip insanlar kabiliyetlerinin, karakterlerinin ve yaratıcılıklarının, işe yarar biçimde değiştirilemeyecek durağan temeller olduğuna inanırlar. Başarıyı, bu yaradılışta olan özelliklerin bir standartla aynı düzeyde olması şeklinde değerlendirir, zeki ve nitelikli hissiyatını kendilerinden çekip koparacağı için de behemehal başarısızlıktan kaçınmaya odaklanırlar.

Büyümeye açık düşünce yapısına sahip insanlar öte yandan zorluklarla gelişirler. Başarıyı, zekâ yoksunluğunun göstergesi olarak değil, gelişim için bir güdü ve yeni yetenekler kazanmak için bir fırsat olarak görürler. Sabit bir düşünce yapınız varsa, gediklerinizi dahi belirleyebilecek yapıda olmazsınız. İşe alacak yüksek potansiyele sahip adaylar aradığımızdan, büyümeye açık düşünce yapısına sahip yetenekler belirlemek kuruluşlarımızın yararınadır. Büyümeye odaklı bir zihin yapısı öğrenmek, bırakmak ve yeniden öğrenmek için elzemdir.

  1. Eski Modelleri Bırakmak İçin Bir Eylem Haritası Hazırlayın

İkinci olarak bırakma hedefinize ulaşmaya hizmet edecek yeni bir model veya eylem haritası tanımlayın ya da oluşturun. Örnek olarak, bir kod dilinde maharet kazanmış bir yazılım mühendisini düşünün, pek yakında pazarın evrildiğini ve revaçta olan yeni bir dil olduğunu keşfedecektir. Ola ki bu yeni fadı görmezden gelip o tek bir dilde odağını tutarsa, bilgisi miadını doldurur. Mühendis kendine yeni bir yazılım dili katmak için mevcut yetenek dizgesini bırakacağı (ya da evrimleştireceği) bir eylem haritası geliştirmesi gerekecek.

Unutmayın ki bu bırakma ve bir başka seçenek belirleme süreci, sizi öz gerçekleştirime (self-actualisation) yönlendirecektir. Maslov’un ihtiyaçlar hiyerarşisine göre öz gerçekleştirim, ruhsal gelişimin doruk noktası olup potansiyelinizi azami düzeye çıkardığınızda gerçekleşir. Kişinin kendi özünün bilincine varması, insanların bilinmezi özümsemelerine, gelişimlerinde motivasyon bulmalarında yardımcı olur. Ne de olsa gözde yeteneklerimizin gelişimlerinde motivasyon bulmalarında yardımcı olmak, insan kaynakları ve eğitim ve gelişim uzmanlarının özünde olan yapı taşlarından biri olmalıdır.

  1. Yeni Düşünce Yapısı/ları Ekin

“Sorun” ve “çözüm” belirlendikten sonra, son ve en önemli adıma odaklanın: Yeni düşünce yapıları ekmek. Eski düşünce yapılarınıza dönmeyi daha kolay bulabilirsiniz lakin milat noktaları kurup S.M.A.R.T. hedefler (Çev. Sarih, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi, vakitli) koydukça, düşünce yapınızın değiştiğini göreceksiniz. Yeni modele odaklanarak ve günlük rutininizi yeni tasarlanmış eylemlerle dolup taşırarak bırakmak istediğiniz eski eylemlerinizin üstüne yazarsınız. Bırakma pratiği yapmak uyumlu olmayı sizin için kolaylaştıracaktır, beyninizse değişimlere ayak uydurmaya akort edilmiş olacaktır. Hayat boyu beynimizin değişebilme kabiliyeti, doktorlar ve psikologlarca nöroplastisite olarak adlandırılmaktadır. Bırakmayı öğrendikçe, beynimiz esnek hale gelir. Yeni sinirsel bağlantılar kurar, yeni uyarıcıları tanır, yerine uygun davranmaya başlar.

Anılarımıza ekilmiş ve artık içgüdüsel hale gelmiş eylemler için “bisiklet sürmek gibi” deyimini kullanırız, peki ya bisiklet sürmek gibi yaygın bir şeyi bırakmaya çalışırsanız ne olur? Beyniniz nasıl tepki verir, bisiklet sürmeyi bırakıp yeniden öğrenmek tam olarak ne kadar zordur? Destin Sandlin, beyninin nasıl tepki verdiğini ölçmek için bisikletin çalışma prensiplerinden bir tanesini değiştirerek bu suallerin yanıtlarını aramaya koyuluyor. Bırakmayı ve yeniden öğrenmeyi sahada görmek için Ted-Ed videosunu izleyebilirsiniz.

Bırakmak Geleceğin Kendisi

COVID-19’a karşı gösterilen küresel mukavemette de bariz görebildiğimiz üzere, hayatta kalmak için değişim kabiliyetimiz zaruridir. En başarılı şirketler ve çalışanlar öğrenip, bırakıp, yeniden öğrenebilenler olacaktır. Bilgisayarlar, YZ dizgeleri, robotik kodlama yordamıyla kolayca bırakıp yeniden öğrenmeye programlanıyor. İnsan kaynakları ve istihdam liderlerimiz ve gözde yeteneklerimiz, “atigeçirmez” olup bağlam içinde kalabilmemiz için aynı şekilde programlama ihtiyacından sorumlulardır.

 

Yazan: Keith Keating

Çevirmen: Harun Sadi Sincanlı

Kaynak: 

 

Harun Sadi Sincanlı, 19 yaşında, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İngilizce Mütercim-Tercümanlık 2. Sınıf öğrencisi, dilmaçlığın müptelası. Kuramsal ve dilbilimsel bakış açısıyla kendini zenginleştirmiş, BDÇ programlarıyla kendini talim etmiştir. Oyun yerelleştirme üzerine uzmanlaşmayı hedeflemektedir.

 

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.