Pozitif Psikolojinin Muazzam Etkileri

İş ortamı gelişim ve değişime açık olduğunda çalışanlar daha üretken olur.

9.059

Yüzlerce iş insanıyla tanışıp onların çalışanlarını amaç, değerler ve alışkanlıklar çerçevesinde nasıl motive ettiğini öğrenme fırsatı buldum.  Öğrendim ki bu yollar sayesinde çalışanlar hem kişisel hayatlarında hem de işlerinde daha başarılı oluyorlar. Bu konuşmaların sonucunda ise insanlar, kültürler ve markaların etkileşiminin tam olarak nasıl gerçekleştiğini merak eder halde geldim. Hangisi daha önce oluyor; kişisel değişimler mi, oganizasyon boyutundakiler mi? “Marka kültürün yüzüdür” anlayışı çalışanları gelişim anlamında nasıl etkiliyor?

Marka Kültürdür ve Kültür Markadır

“Marka, kültürün yüzüdür” anlayışı, organizasyonun şirket içindeki ve dışındaki deneyimleriyle zaman içinde şekillen bir bakıştır. Kültür ise organizasyon içinde yaşananlarla çalışanların deneyimlerine denk gelir. En iyileri cezbeden ve onları destekleyen, yine kültürün kendisidir. Belli bir amacınız olduğunda müşterilerinizle markanız bir araya gelir ve bu esnada kültür, markayı desteklemelidir.

Kültür ve marka etkileşimi bugün her artık her zamankinden de önemli. Eğer markanızın imajını yükseltmek istiyorsanız işe kültürden başlamanız faydalı olacaktır. Pozitif psikolojiyle etrafınızdakilere destek olun ve onların kişisel ve profesyonel anlamda kendilerini geliştirebilecekleri ortamlar yaratın. Böylelikle onlar da kendilerini kültür ve markaya adapte edecektir.

Pozitif Psikoloji ve Organizasyon Bünyesinde Değişiklikler

Oracle’da İnsan Sermayesi Yönetim Stratejileri Vice Grubu Başkanı olan Gretchen Alarcon, pozitif psikolojinin büyük çapta değişiklikler yarattığını söyler. “İnsan sermayesi yönetiminde deneyimli biri olarak diyebilirim ki pozitif psikoloji bir velinimettir. Olay, grubun gelişip ilerleyebilmesi için bireyleri nasıl ve ne şekilde bir araya getireceğinize bakıyor.”

Pozitif psikoloji anlayışının temelleri, Martin Seligman’ın çalışmalarına ve ondan önce Abraham Maslow’a dayanmaktadır. Pek çok kişi Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidini bilir. Bu piramide göre insanların en temel ihtiyaçları hava, su, yiyecek, güvenlik ve dinlenme gibi fiziksel olanlardır. Bunlar giderildiğinde sırayla üst basamaktakilere bakılır ve onlara erişilmeye çalışılır. Diğer adımlarda sevgi ve bağ kurma, öz güven, kendini gerçekleştirme gibi ihtiyaçlar yer almaktadır. Kendini gerçekleştiren bir insan potansiyeline ulaşmıştır ve artık mutlu ve “anlamlı” bir hayat yaşayabilir.

Seligman işleri bir adım daha ileri taşıyor ve diyor ki insanlar kendileri dışında daha büyük bir yapıya katkıda bulunarak mutlu olabilirler. Belli bir amacı olan organizasyonlar için çalışmak, bunun bir örneği sayılabilir. Araştırmalara göre bu organizasyonlar için de bir artı, çünkü mutlu çalışanlar mutsuzlara göre %12 daha üretken oluyor. Hatta Gallup son zamanlarda insanların kendilerini geliştirebildiği, iletişim ve etkileşimin sağlam olduğu iş yerlerinin %21 daha fazla kâr elde ettiğini gösterdi.

Pozitif psikoloji, kişileri geliştirerek tüm organizasyonu değiştirme anlayışına dayalıdır. Ancak bu, işe geleneksel bakışı değiştirmeyi bir şart koşar. Alarcon “Üslerin hata düzeltmeden ziyade ekip arkadaşlarına destek olması gerek” der. “Genç yöneticilerimize insanların güçlerini göz önünde bulundurarak adımlar atmayı öğretiyoruz. İnsanlara, onlara yatırım yaptığımızı hissettirmemiz gerekir.”

İnsanları Anlamak ve Ardından Gelen Gelişim Süreci

Pozitif psikoloji elbet alanın yıldızları için vazgeçilmez bir tercih. Peki şirketler, zorluk çeken çalışanlarına nasıl destek olabilir? Pozitif psikoloji yardımıyla onları şirket ortamına kazandırmak mümkün olabilir mi?

Alarcon: “Pek çok yöneticinin cevabını bulmakta zorlandığı soru, bu yeni bakışın nasıl iş ortamına uyarlanabileceğidir. Bunun doğru insanları işe almakla olacağını düşünenler var. Alışkanlıkların pekala öğretilebileceğine inananlar da mevcut. Bence iş bu ikisinin ortasında bitiyor. Çalışanlarınıza destek olup onları daha da güçlendirmeye bakın.”

Bu, onları daha iyi tanımanız gerektiği anlamına geliyor. Bunu yüz yüze yapacağınız görüşmelerle, memnuniyet anketleriyle ya da başarılı çalışanlarınızı izlemeyle gerçekleştirebilirsiniz. Alarcon: “Pozitif psikolojiyi kullanmak isteyen organizasyonlar, çalışan memnuniyetsizliğinin nedenlerini anlamalıdır önce. İşte değişim bundan sonra başlar.”

Pozitif psikoloji, daha iyi bir hayatın anahtarları olarak mutluluk, bağlılık ve düşüncelilik gibi pozitif değerleri de beraberinde getirir. Bir bütün halinde markalar ve kültürler de yaratabilir. Unutmayın ki mutlu çalışan kaliteli iş, kaliteli iş de memnun müşteri demektir.

Yazan: Adam Fridman – 2018 Future of Work Zirvesi Katılımcısı

KaynakINC

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.