Robotlar Neden Aslında Daha Fazla Çalışmamızı Sağlayacak?

327

 

Birçok insan tamamen korkmasalarda iş yerinde yapay zekanın dahil edilmesini kaygıyla karşılıyor.
“Robotlar işimi kapacak” hikayelerinin daha da artmasıyla oluşan temel düşünce, yapay zekanın geçinmek için yaptığımız işlerin çoğunu otomatize ederek kariyerlerini sonlandıracağı yönünde.

Aslında tartışacak olursak yapay zeka, ekiplerin insan zekası gerektiren çeşitli görevlere konsantre olmaları için zaman kazandırarak, işlevsiz ve tekrarlayan görevleri boşaltacak.

Bugünün işgücü buna hazır: Future Workplace ile yaptığımız bir çalışmaya göre, çalışanların % 93’ü işyerinde yapay zekayı benimsemeye hazır. Buna rağmen, İK teknolojide geride gibi gözüküyor ve İK profesyonellerinin yalnızca % 6’sı İK teknolojilerini kullanıyor.

Geçenlerde, işin geleceği konusunda çok satan yazar ve uzman Dan Schawbel ile bu konuyu daha fazla irdeleyip, IK’ da  insan ve yapay zekanın etkileşimini incelemek için buluştuk. Vardığımız sonuç ise;

Görevleri Otomatikleştirirken, Yeni Becerileri Talep Etme

İşyerinde yapay zekanın başlıca faydası, yapmak istemediğimiz işleri otomatik hale getirip, değerli ve etkili işlere yatırım yapmak için daha fazla fırsat yaratması.

Schawbel, bu yeni çağda insan becerilerinin öneminin hafife alınamayacağını vurgulayarak, kişilerarası iletişim ve “ortamı koklamak” için önemli olan becerilere odaklanmanın gerekliliğini ortaya koyuyor.

LinkedIn’in 2019 Yetenek Trendleri araştırması, katılımcıların% 91’inin dikkat çekici bir şekilde işe alımların geleceği için “çok önemli” olarak  ince becerileri ( soft skills) listelediğini ve %92’sinin, ince becerilerin okulda öğrenilebilecek teknoloji uzmanlığı ve kodlama gibi zor becerilerden daha kıymetli bulduklarını belirtti.

Meseleleri daha da karmaşıklaştırarak, ince becerilerin bulunması zorlaşıyor, belki de buna cihaz takıntılı Gen-Zers’in, -her ne kadar teknoloji üzerine yeterlilikleriyle tanınmış olsalar da-  insanlar arası iletişimde o kadar iyi olmamaları gerçeği sebep olarak gösterilebilir.

İK influencerı Josh Bersin’e göre; Günümüzün yazılım mühendisliği dünyasında ve daha da fazla teknolojide, işverenlerin istediği yine ince beceriler.


Köprüleme Teknolojisi ve İnsan Etkileşimi

Yapay zeka üretkenliği artırabilirken, istenmeyen sonuçlar üzerinde dikkatlice adımlar atmamız gerekir. Örneğin, sosyal medyaya ve mobili ele alın, her ikisi de insanları bir araya getirmek için tasarlandı, ancak bilgi yüklemesi ve teknoloji bağımlılığı ile sonuçlandı.

Bir düşünün — Günümüzde kaç kişi arkadaşları ve ailesiyle konuşmak için bir öğünü birlikte geçirerek sohbet etmek yerine, mesajlaşmayı tercih ediyor? Ya da gerçek hayatta bir araya gelmek yerine sosyalleşmek için Facebook, Twitter veya Instagram’ı kullanıyor?

Schawbel’e göre olması gereken, yapay zeka gibi teknolojilerin insan etkileşiminin önündeki bir engel değil bir köprü olarak kullanılması gerektiği.

Örneğin, işyerinde bir dijital asistan, programları kontrol ederek, odaları ve ekipmanları rezerve ederek, görünüşte bitmeyen davetler, e-postaları, imzalanması gereken dilekçe işlerini ortadan kaldırıp, toplantı planlamasını otomatik hale getirebilir. Bu durumda, yapay zeka kaynaklı dijital bir asistan, aslında yüz yüze toplantıları kolaylaştırır ve işteki insan etkileşimini geliştirir.

Tabii ki bir sonraki adım, katılımcıların cihazlarını bırakmalarını ve aslında ekranları yerine birbirleriyle etkileşim kurmalarını sağlamak.

Teknoloji kullanımı ile insan ilişkileri kurma arasında doğru dengeyi nasıl bulacağınız konusunda daha fazla tavsiye için, Schawbel’in en son kitabı Back to Human kitabına göz atın.


İşverenler Faydasını Görmeye Başladılar

Genel inanışın aksine, teknolojiyi kullanmanın özellikle işte daha iyi insan ilişkileri yaratabileceğine inanıyorum. Yapay zekanın işe alımdaki faydaları örneğin, muazzam, gerçek ve şimdi yaşanıyor.

İşverenlerin yüzlerce ya da binlerce özgeçmiş arasında kaybolması yerine, yapay zekalı cihazlar kolaylıkla çalışmakta olan ve yüksek performans gösteren kişilerin özelliklerini tarayarak özgeçmişler arasından bu kişilere benzer adayları süzebilir. Fakat işe alım sorumlusunun, teknoloji ve insan etkileşimini dengesine geri getirerek, Yapay zekanın tanımladığı en iyi adaylarla konuşması önemli. Tüketici ürünleri devi Unilever, yapay zeka kullanarak giriş seviyesi işler için adayları tarayıp, en iyi adayları bir insan görüşmesine yönlendirmede başarılı oldu.

Yapay zeka, risk altındaki çalışanları işten atlamanın eşiğinde tanımlamak için de kullanılabilir. Hatta yeni açılan rollerde, dışarıdan gelen bir yabancıdan daha iyi performans sağlayacak çalışanları bile belirleyebilir.

Boşluğu Kapatmak İçin İK Çağrısı

İşyerinde hırslı ve sıçrama yapmaya hazır olan sadece yapay zeka değil, çalışanlarda bu sıçramayı hevesle bekliyor. Asıl fırsat, IK’nın yapay zekayı öğrenmesi, anlaması ve kullanmasında yatıyor.

Hazır olduklarını düşünenler için, Schawbel ve ben ikimiz de küçükten başlamanızı tavsiye ediyoruz. İşletmenize nasıl fayda sağlayabileceklerini test etmek için mevcut yapay zeka işe alım araçlarından bazılarına göz atın. Başarılı olursanız, müşteri ile ilk temas için sohbet robotları (chatbots) entegre etmek gibi şeylere ilerleyebilirsiniz. Hatta öğrenmeyi kişiselleştirmek için yapay zeka ve ‘’Makine Öğrenmesi’’ni bile kullanabilirsiniz. Fırsatlar sozsuz, öyleyse neyi bekliyoruz?

Yazan: Emily He, 8 Nisan 2019
Çeviren: Sinem Ayata
Yazının Orijinal Linki için; https://www.forbes.com/sites/emilyhe/2019/04/08/why-robots-are-actually-making-work-more-human/#6e80813f2cfb

İş’in Geleceği’nde yayımlanan, yazar veya çevirmenlerimize ait herhangi bir yazı, çeviri, makale veya haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. Sitemizde yer alan içeriklerin izinsiz kullanımı halinde muhataplar hakkında hukuki yollara başvurma hakkımız saklıdır.

Bonus video :
Kötü bir müşteri gibi davranarak çalışanları eğiten robotla tanışın.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.