Liderlere Yol Gösterecek 10 Wellbeing Uygulaması

77

ABD ve iş yerleri pandemi sonrası normalliğine dönmeye başlarken, kuruluşların COVID-19 döneminde çalışanlarının wellbeing (refah, huzur ve iyilik durumu) hallerinde kaydedilen ilerlemeyi daha da ileriye taşımak gibi acil bir ihtiyaçları var. Bunun sebebi ise, pandeminin ilk aylarında yaklaşık %50 yükseldikten sonra, kuruluşların kendilerinin wellbeing’ini önemsediğini kesinlikle kabul eden çalışanların yüzdesi, geçen bahardan bu yana yüzde 13 puan kaybetmesi oldu.

Pandeminin ilk aylarında işverenler tarafından sağlanan iyi niyet şimdilerde azalırken, liderlerin wellbeing düzeyi yüksek iş yerleri ve kültürleri oluşturma çabalarını yeniden kazanmaları her zamankinden daha kritik.

Aşağıda, 2021 ve sonrasında çalışanların wellbeing’ini artırmak için kritik öneme sahip en iyi 10 uygulama yer almaktadır.

Wellbeing’in önemine ilişkin güçlü ve sürdürülebilir liderlik sesini koruyun.

Pandemi sırasında ruh sağlığına ve wellbeing’in diğer yönlerine yapılan vurgu, geçici bir gariplik olarak görülemez. “Hepimiz aşılandık, bu yüzden artık sağlık konusunda endişelenmemize gerek yok,” bir mesaj olamaz. Bunun yerine, kurumsal liderliğin çalışanlarına bir wellbeing kültürü ile ilgili şu mesajı iletmesi gerekir: “Biz buyuz, bu bizim için önemli ve bu asla ortadan kalkmayacak.”

CEO’nun elinden çıkan wellbeing girişimleri en iyi sonucu verir. Kültürel değişim, liderlik tarafından gönderilen beklentilerin ve mesajların bir sonucudur. Örneğin pozitif temel elementler çalışanların çıkarlarına en uygun olanı yapmasını kolaylaştırır (sağlıklı kafeterya yemeklerine kolay erişim, egzersiz, topluluk faaliyetleri, finansal yönetim, gayri resmi sosyal gruplar gibi şeyler). Wellbeing’in beş unsurunun (kariyer, sosyal, finansal, fiziksel ve toplum) birbirine bağlı olduğunu unutmayın. Programlar ve uygulamalar, beş öğenin birden fazlasını hedeflediklerinde en iyi sonucu verir.

“Wellbeing” ile ne anlatılmak istenildiğinin ortak ve tutarlı bir tanımını gösterin.

Gallup araştırması, iki tarafın da “wellbeing” ile ne kastedildiğini tam olarak bildiğinde yapılan müdahalelerin daha etkili olduğunu ve daha fazla gelişim olduğunu göstermiştir. Gallup, bütün kazanımların ve wellbeing programı önerilerinin, bilime dayalı bir organizasyon yapısı olarak wellbeing’in 5 elementini kullanmanızı öneriyor.

Bir wellbeing girişiminiz olduğunda, onu beş unsurdan en az biriyle uyumlu hale getirin. Net gelişmeyi nasıl ortaya çıkardığını ve mücadeleyi ya da acı çekmeyi nasıl azalttığını netleştirin. Wellbeing fırsatları aktarılırken, çalışanların günlerini ve genel yaşamlarını iyileştirmek için her şeyin nasıl düzenlendiğini kolayca görebilmeleri için beş öğeli etiketleri kullanın.

İletişim kanallarını sürekli açık tutun.

Gelişen ve sürdürülebilen bir wellbeing, yöneticilerin çalışanlar ve onların hayatlarının nasıl ilerlediği ile ilgili iletişimde kalmalarını gerektirir. Bunu yapmanın en iyi yolu, yöneticilerin çalışanları ile hızlı iletişim ve check-in’ler aracılığı ile sohbet etmektir. Yöneticiler için minimum hedef, her ekip üyesi ile haftada bir onlar için bir şeyler ifade eden konuşma yapmaktır. Yönetimin temel unsurlarını unutmayınız. Çalışanlara, ileriye dönük pandemi sonrası değişikliklerin çeşitli wellbeing durumlarını ve performanslarını nasıl etkileyebileceğini sorun.

Onlara örnek olarak liderlik edin.

Wellbeing’i iyileştirmenin en etkili yollarından biri, sağlıklı seçimler yapan insanlarla çevrili bir ortamda olmaktır. Bir organizasyonda bu en tepeden başlar. İnsanlar genellikle wellbeing uygulamalarını, eş düzeydekilerin liderlerinden öğrendiği sosyal yayılma yoluyla benimser. Ancak gelişim, yalnızca kişisel davranışı modelleyen organizasyonel liderlerden gelmez. Çalışanların nasıl yediği (kafeteryada sağlıklı yiyecekler var mı?), çalışanların gün içerisinde vücutlarını nasıl hareket ettirdikleri (çalışanlar liderler tarafından fitness yapmaya hatta yürüyüş molaları vermeye teşvik ediliyor mu?) ve birbirlerine nasıl davrandıkları ile ilgili açık kültürel standartların iş yerinde sağlanması gerekiyor.

Aile üyelerini dahil et.

Çalışanların wellbeing’inin önemsendiğini göstermenin etkili ve kanıtlanmış bir yolu da, çalışanların aile üyelerine de değer verildiğini göstermektir. Her şey yeniden açıldıkça, kalabalık toplanmalar daha güvenli hale gelecek, 5 km yürüyüşler yapılacak, beslenme ve yemek kursları verilecek, emeklilik planlama oturumları yapılacak, toplulukta gönüllü çalışmalar ve tüm topluluk için atölye çalışmaları yapılabilecek. Bunlar, çalışanların ve sevdiklerinin wellbeing’ini artıracaktır.

Wellbeing programlarını ve tekliflerini yeniden tanıtın.

Gallup araştırması, büyük işverenlerin çalışanlarının neredeyse dörtte birinin wellbeing programlarına ve tekliflerine dahil olduğunu göstermiştir. Hiçbir zaman çalışanların kendilerine sunulan imkanların farkında olduklarını varsaymayın. Bekleyen yeni işe dönüş dönemi, yeniden heyecanlandırmak ve wellbeing tekliflerini tekrardan sunmak için harika bir fırsat olacaktır. Ayrıca, insanlar iş yerine dönerken kendilerini güvende hissettikçe, çalışma ortamlarına ve programlarına bambaşka gözlerle bakacaklardır.

Wellbeing programlarının etkisini bilimsel olarak değerlendirin.

İş yerinizdeki wellbeing programlarının uygulanışını, etkisini ve değerini, hatta çalışanların zaman içerisindeki genel wellbeing değişimlerini nasıl bildirdiği de dahil olmak üzere devamlı olarak denetlemek en iyi uygulamadır. Bu uygulama, özellikle pandemi sırasında yararlı olan bazı seçeneklerin (sanal ortamdan katılım gibi) büyük olasılıkla önemini yitirecek olması ve diğer yüz yüze programlar tekrardan ortaya çıkacağı için büyük öneme sahip olacaktır.

Gallup, hangi organizasyonların daha yüksek büyüme oranları öngördüğünü değerlendirebilmek amacıyla hem nitelik hem de nicelik denetimleri yapmak için birçok kuruluş ile birlikte çalıştı. Her uygulama ya da avantajlar, kendi faydası ve etkisinden sorumlu tutulmalı.


İşte net büyümeyi sağlayan 7 katalizör:

Kurallar ve yönergeler: Beş temelin, her birinde gelişmek için mi yoksa aleyhinde mi çalışıyorlar?

İletişim: Özellikle liderlerden ve yöneticilerden gelen mesajlar, yüksek performanslı ve net gelişen bir kültürle tutarlı mı?

Tesisler: Ofis alanınızda dolaşmak, dışarıyı görmek ve birlikte vakit geçirmek kolay mı?

Teşvikler: Sonuç getiren faaliyetlere katılım için ilham veriyorlar mı?

Onaylama: Wellbeing başarılarını paylaşıyor ve kutluyor musunuz?

Etkinlikler: Farkındalık oluşturuyor ve davranışları değiştiriyor mu?

Gelişim: Wellbeing hedefleri, kalkınma planları arasında yer alıyor mu?


Çalışanların wellbeing’ini sağlamak için çalışan bağlılığından faydalanın.

Gallup araştırması, çalışan bağlılığının faydalarının çalışan wellbeing’i ile güçlendirildiğini ve çalışan bağlılığının gelecekteki wellbeing’i üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu göstermiştir. Araştırmalar ayrıca, son derece bağlı olan çalışanların, yöneticileriyle wellbeing hakkında konuşurken kendilerini rahat hissetme olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Bu yüzden çalışan bağlılığı taktiğini kullanmak, çalışanların iş yerine dönüşünde ve yüz yüze etkileşim devam ederken çalışan wellbeing’ini arttırmanın etkili bir yoludur. Bunu başarmak için, çalışanları tanımak, yeni wellbeing hedefleri için onların fikirlerini almak gibi birçok sağduyulu yollar vardır.

Kurumların, performans yönetiminin bir parçası olarak wellbeing düzeyini dahil etmek için yöneticilerini eğitmesi gereklidir. “Wellbeing”, çalışanlar için altı ayda bir yapılan değerlendirmenin bir parçası olmalıdır. Fakat bu, yöneticilerin finansal danışman, bireysel antrenör ya da yaşam koçu rolünü üstlendiği anlamına gelmez. Bu, wellbeing ile ilgili tartışmaları yönetim uygulamalarına, süregelen konuşmalara entegre etmeleri ve çalışanları, kişisel hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak kaynaklara doğru yönlendirmesi gerektiği anlamına gelmektedir.

En iyi uygulamalara sahip olmak için bu alanda hizmet veren yerel wellbeing koçlarından oluşan bir ağ geliştirin.

Organizasyonların, fitness koçları, mali danışmanlar, beslenme uzmanları, toplum hizmeti ve gönüllü organizatörler gibi uzmanlara ihtiyacı vardır. Nihai hedef, insanların ihtiyaç duyduklarında en iyi tavsiyeye erişebilmeleridir. Her organizasyonun, çalışanlarını birbiriyle bağlayan ve katılımlarını teşvik etme konusunda yetenekli olan kanaat önderleri vardır. Kendi kanaat önderlerinizi bulun ve kullanın.

Güçlü yönlerinizi wellbeing’e yönlendirin.

Wellbeing’i değiştirmek için alışkanlıkları değiştirmek gerekir. Wellbeing ile ilgili konuşmalar ancak güven temeli olan bir ilişkide gerçekleşebilir ve bu ilişki sağlanamadığında konuşmaların yıkıcı sonuçları olabilir.

Bir çalışan ile wellbeing konuşmalarına başlarken güçlü yönlerinden başlamak en iyi sonucu verir çünkü bu herkesin pozitif katkılarına odaklanır, yersiz eleştirilerden kaçınır, her bireyi neyin eşsiz kıldığını belirler ve ortak bir dil yakalar. Her birey, kim olduğunu temelden değiştirerek wellbeing’ini iyileştirmeye çalışmak yerine, doğuştan gelen eğilimleri ile wellbeing faaliyetlerini tanımlayabilir. Bunun yanında yöneticiler ve wellbeing koçları, bazı temel yapılanmalarla yüksek etkili, güçlü yönlere dayalı wellbeing konuşmalarına sahip olacak şekilde kendilerini donatılabilir.

Ayrıca, güçlü yönler çalışan wellbeing’i ve bağlılığı için kanıtlanmış biz katalizördür. Bu nedenle wellbeing’i arttırmaya yönelik güçlü yönlere dayanan yaklaşımların performansta ekstra faydalar sağlaması muhtemeldir. Tüm bunlar, çalışan yaşam döngüsünün her aşamasında çalışanın gözünden bir deneyim olarak değerlendirilmelidir (çekicilik, işe alım, işe alıştırma, katılım, performans, gelişim ve ayrılma). Gelişen bir wellbeing kültürü inşa etmek, yukarıda belirtilen tüm bileşenleri gerektirir ve bunlar her organizasyonun ulaşabileceği bir noktadadır.

Yazan: Dan Witters & Jim Harter
Çeviren: Yücel Asan
Kaynak

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.