Kendin Yap (DIY) İnovasyonu – Fjord 2021 Trendleri #2

244

GİRİŞ

İnovasyon, yıllardır teknoloji ve cihazlar tarafından yönlendirildi. Bu halen böyledir, ancak şu anda buna ek olarak inovasyon, insanların zor durumlarda sergiledikleri pratik zeka ile de yönlendiriliyor. Buna karşılık olarak, kuruluşların, inovasyonlara karşı sergiledikleri yaklaşımı dengelemesi gerekmektedir — çözümleri sıralamak yerine gerekli araçları sağlamak ve insanlara, hayatlarını nasıl yaşadıkları ile ilgili daha yaratıcı olmaları imkanını tanımak.

Fjord Trends 2021
Trend 2: Kendin Yap (DIY) İnovasyonu

NELER OLUYOR?

İnovasyon değişiyor — cihazlardan insanlara taşınıyor. İnovasyon hakkında düşünürken aklımıza teknolojiyle kuşatılmış olmak gelir, ancak inovasyon gitgide insanların kendi hayat deneyimlerini yeniden şekillendirmek için yeni yollar üretme yeteneği ile yürüyor. Kuşkusuz ki, teknolojinin çoğu zaman oynayacağı bir rol bulunuyor ancak, özellikle de salgının gelmesi ile, insanlar artık hayatlarını daha kolay hale getirmeleri için sahip oldukları her türlü aracın yaratıcı kullanım yollarını üretiyorlar.

Pratik zeka, genellikle gerçek krizler ile tetiklenir — unutmayalım ki, trajedilerinin yanı sıra İkinci Dünya Savaşı, ilk programlanabilir dijital bilgisayarların ve de Japon yapıştırıcısı gibi beklenmedik icatların çıkmasına sebep olmuştur. Karantina nedeniyle evde tıkılıp kalmak ve eğlence kaynaklarından mahrum olmak pekala yaratıcılığın yakın tarihteki en muhteşem dönemine öncülük edebilir.

Virüsü kontrol altına almak için alınan önlemler aslında, insanların ve işletmelerin kısıtlamalar nedeniyle oluşan problemleri çözmek için yeni yollar bulmaları ile yaratıcılık adına bir katalizör oldu. “Life hack” olarak da bilinen “hayatı kolaylaştıran çözümler” uzun zamandır hayatlarımızın birer parçası, ancak 2020 yılı bu trendi yükseltti. Yeni zorluklara karşılık olarak insanların bulduğu yaratıcı yolların hacmini ve çeşitliliğini bir düşünün; ütü masasını ayakta durarak kullanılan masaya çeviren uzaktan çalışandan tutun, öğretmene dönmüş ebeveynlere kadar ortada birçok örnek bulunuyor.

İnsanların yaratıcılıklarını, yaşadıkları alanların birden çok amaçla kullanılması için yeniden tasarlarken ve seri üretim eşyaları değişen ihtiyaçlarını karşılamaları için modifiye ederlerken kullandıklarını gördük. Mart’tan beri, “adım adım” ve “yeni başlayanlar için” başlıklı nasıl-yapılır videolarının izlenme süreleri %65 oranında artmış ve Google verilerine göre, “kendin yap” (Do It Yourself – DIY) aramaları da %80’e kadar çıkmıştır.

Geçici çözümler, her evde çıkan hem küçük hem de büyük problemler için ortaya çıkmış ve insanlar da teknolojinin, hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmasını sağlıyor. 2019 yılında, sadece birkaç ay sonrası için, Zoom üzerinden dünya çapındaki büyük öğrenci kitlelerine eğitim verilip bu alandaki öncü platform olacağı ne kadar muhtemeldi? İnsanların acil problemleri, toplu çözümleri bekleyemediği için insanlar, ellerinin altında hangi teknoloji varsa kendi çözümlerini üretmiştir. Pandemi kaynaklı inovasyonlardan hangilerinin hayatlarımızı bu kadar uzun vadede değiştirdiğini görmek oldukça etkileyici olacaktır.

Salgın, insanların yaratıcılığını uyandırmış ve girişimcilikte bir yükselişi ateşlemiştir. Belirsiz geleceğimize rağmen birçok insan, bu olağandışı şartları kendi şirketlerini açmak için bir imkan olarak görmektedir. Birleşik Krallık’ın Girişimciler Merkezi’ne (Centre for Entrepreneurs) göre; 2019 yılına kıyasla, Haziran 2020’de neredeyse %50 oranında daha çok şirket kurulmuş ve Temmuz ayında da rekor 81.000 işletme kaydedilmiştir.

İnsanların salgınla birlikte ortaya çıkan çözümleri kariyerlerine dönüştürmesiyle işletmelerin, on yılı aşkın bir süredir en hızlı oranda piyasaya çıktığı bir dönemdeyiz. Örneğin; hevesli bir bisikletçi, bisikletleri ayarlamak için Backyard Bicycles adlı gezici mağazalar kurmuş; bir yardımcı şef, kendi yemek teslimat servisini başlatmış; bir fitness stüdyosu reklamcısı, kendi online egzersiz platformunu kurmuş; eski iletişim direktörü ise, bir kitabevi açmış ve üniversite öğrencileri için yeni bir çöpçatanlık uygulaması olan OKZoomer, çok hızlı bir şekilde 20.000 yeni üye kazanmıştır.

Salgın, bir grup Kolombiyalı mühendisi, düşük maliyetli vantilatörler geliştirmelerine ve ABD’nin Atlanta eyaletindeki bir lise öğrencisini de ön saflarda çalışan hastane çalışanlarına ücretsiz yemek dağıtımı için bir organizasyon oluşturmasına ilham olmuştur. Birleşik Krallık’taki bir geliştirici, “bir al, bir ver” satış modeli ile insanlara kapılara dokunmadan onları açmalarını sağlayan “hijyen kancalarının” dağıtımını yapmıştır.

“Kendin yap” inovasyonu, hükümetler tarafından da desteklenmiştir. ABD hükümeti, salgın nedeniyle işlerini kaybeden vatandaşlarına finansal güvenlik için haftalık 600 dolar değerinde bir miktar vermiş ve bazı durumlarda da bu miktar, insanlara para kazanmanın yeni yollarını denemeleri için özgür bir alan yaratmıştır. Ekonominin yeniden açılmasıyla ABD, işlerinden atılmış insanların kurdukları küçük işletmelerde bir patlama görmüştür.

Singapur hükümeti, yeni ve çevrimiçi bir çıkış yolu bulmaları için serbest çalışanları ekipman ve öğretici yayınlar ile desteklemiştir — hükümet, gelir üretmeleri için ihtiyaç duydukları araç ve gereçleri vermiştir.

Bugünlerde baskı yapan problemleri çözmek için platformlar yaratıcı bir şekilde amaçlarını değiştiriyorlar. Lübnan’da hem kısıtlamalardan hem de Beyrut Limanı’ndaki patlamadan sonra WhatsApp, sesli notlar, video ve fotoğrafların grup sohbetlerinde paylaşılmasını sağlamasıyla, öğrenciler ve öğretmenler için gayri resmi bir uzaktan eğitim platformuna dönmüştür. Canlı gösterilerin halen beklemede olmasıyla birlikte, Fortnite ve Travis Scott, 12 milyondan fazla izleyiciye ulaştıkları oyun içi bir performansı sahneye koymak için iş birliği yaptılar. Irkçılık nedeniyle oluşan adaletsizliklere karşı güvenli bir şekilde kendi içlerinde protesto edemeyen bazı kampanyacılar, video oyunlarını ve hatta çöpçatanlık uygulamalarını kullandılar.

Diğer bir yandan platformlar, insanların yaratıcılıkları üzerinden gelir elde edebildikleri yerler haline dönüşmeye devam ediyor. Derginin Ekim sayısında yayınlanan “Fenomenler, 2020’nin perakendecileridir” adlı makalede Vogue, sosyal medyada güvendikleri bir insanın stiline bakıp bir anda yapılan alışverişin yükselişine dikkat çekti. Yakın zamanda e-ticaret mağazası Revolve ile işbirliği yapan Aimee Song gibi; fenomenler, diğer markaların tanıtımını yapmak yerine kendi ürünlerini satabilmek için kendi ürün gruplarını satışa sunuyor ve perakendeciler ile birlikte çalışıyorlar. İnsanlar Patreon’da abonelik servisi yürütüyor ve hayranları da yaratıcı süreçlerine içerik, kitle ve fikirlerini sunarak sevdikleri işin içinde aktif bir katılımcı oluyorlar. Mart 2020’de, ödeme yapan hayranların sayısı 150.000’den 200.000’e yükselmiştir.

TikTok, kariyer canlandıran bir sosyal medya platformu olarak kendi değerini hızlı bir şekilde inşa ediyor ve sanatçılar da TikTok’un sunduğu olanaklarından en iyi şekilde faydalanmanın yollarını buluyor. Şarkı yazarları, dansçılar, komedyenler ve sanatçılar, TikTok’ta şarkılarının veya akımların yayılması ile bir gecede başarılı oluyor. Doktor ve hemşirelerin platformu daha büyük kitlelere ulaşmak için ruhsal sağlık üzerine mesajlar iletmesi ise enteresan bir beklenmedik gelişme oldu. Örneğin; Zachery Dereniowski, anksiyete, izolasyon, depresyon ve aşırı bilinçliliğin davranışlarını TikTok’taki takipçilerinin ruhsal sağlığı kolay bir şekilde anlamaları için kısa ama isabetli videolar üzerinden listeliyor.

Bu platformların hepsi, küçük işletmeleri olan veya kurmak isteyen insanlara benzer şeyler sunuyor: yaratmanın ve kolaylıkla daha çok insana ulaşmanın bir yolu. Benzer şekilde, Birleşik Krallık’taki ASOS Marketplace moda tasarımcılarını ve küçük butikleri büyük kitleler ile buluşturan, kısıtlamalar sırasında da kayda değer bir büyümeye ulaşan bir platform oldu. Bir e-ticaret platformu olan Teespring ise, herkesin tasarım yapmasına, fiyat belirleyip satış yapmasına imkan sağlarken, ürünlerin üretimini ve dağıtımını kendisi üstleniyor. Teespring, ikinci çeyrek satışlarının %97 arttığını raporladı ve bu, şirketin büyüme gösterdiği üst üste 4. çeyrek oldu.

Tarih boyunca insanlar yeni dijital teknolojiye hızlı, ancak teknolojinin onlara neler elde edebileceklerini göstermesine yavaş alışmıştır. Şimdi, bizi birçok şekilde zorlayan bağlamda, adaptasyon döngüsü hızlanıyor ve önemli bir değişim oluyor; artık insanlar, hayatlarını en yeni teknolojik gelişmelerin etrafında uyarlamak yerine, yerinden edilmiş hayatlarında onlara yardım etsin diye teknolojiyi “hackliyor”.

SIRADA NE VAR?

Kuruluşlar, insanların kendileri için inovasyon yaptığı gerçeğine alışmalı. İnovasyon ile kreasyon ve yaratıcı ile müşteri arasındaki sınırların nasıl bulanıklaştığını kabullenmek zorundalar. Microsoft Genel Müdürü Satya Nadella’nın önerdiği gibi, inovasyonu sadece “açık” veya “kapalı” bir şey olarak değil, ince ayar verilmesi gereken (koşulların değişmesiyle de tekrar ayarlanması gereken) bir tuş takımı olarak düşünmeleri gerekiyor. Mesela, bir aşı büyük ölçüde başarılı olduğunu kanıtlarsa veya bu kanıtlandığı zaman, insanların yenilikçi hedefleri nasıl değişecek?

Herkes daha iyi çözümler istiyor ancak bir markanın hazır bir çözüm yaratmasının beklendiği dönem artık geçti gitti. Yeni düşünme ve yeni yaklaşımlar için tam zamanı, ve belki de en önemli geçiş, kuralcı inovasyondan fikir verici inovasyona olan geçiştir.

Tasarım sektöründe, mümkün olan en iyi ürün ve hizmetlere ulaşmak için insanlarla birlikte yaratmanın erdemleri üstüne uzun zamandır heyecanlıyız ve bunun kesinlikle sağlam bir sistem olduğu da kanıtlandı. Ancak şu anda kuruluşlara, birlikte yaratmayı bir verim olarak düşünmeye başlamaları — insanların kendileri için yaratmalarını sağlayacak araç ve platformları dizayn etmeleri — tavsiye ediliyor.

Yaratıcı ekipler, üçüncü partilerin başka ürün ve hizmetler oluşturabilecekleri platformlar tasarlamak ve kurmak için bir ekosistem yaklaşımı ile çalışmalıdır. Platformlar, envai çeşit şekillerde geliyor — bunun en bariz örneği, küçük ve orta ölçekli işletmelere satış yapmanın yolunu sağlayan, Shopify gibi bir hizmet sağlayıcıdır. 2020’de Shopify, kısıtlama sırasında hem insanların online alışveriş yapmasında hem de bağımsız işletmelerin platformu kullanıp o insanlara ulaşmak istemelerinin artışına bağlı olarak, ilk kez eBay’in önüne geçti.

Nike’ın kişiselleştirilmiş ayakkabı teklifi “Nike By You”, insanlara kendi ideal ayakkabılarını tasarlamalarına imkan veren bir platform. Adidas’ın MakerLab’i ise, üçüncü parti tasarımcıların kendi kreasyonlarını direkt olarak piyasaya sürmesini sağlıyor. Bu sırada, sosyal oyun platformu olan Roblox da hızlı bir şekilde büyüyor, oyuncuların dijital moda ögelerini tasarlayıp alış ve satış yapmasına izin veriyor.

İnsanları yaratım süreçlerine ortak olarak düşünmeye başlama çabalarının bir parçası olarak, markaların kendi rollerine farklı bir açıdan bakması ve tüm cevaplara sahip olan yegane iş bitiriciden, iş birlikçi ve sağlayıcıya dönüşmesi gerekecek. Birlikte yaratmayı sadece bir tasarım süreci olarak değil, insanların teknolojiyi kendi hedefleri etrafında şekillendirmeyi sağlayan bir ürün olarak düşünmeleri gerekecek.

Indian Startup ve cure.fit gibi şirketler, kısıtlamalarda dijital fitness seansları başlattı ve daha önce düşünmedikleri yeni bir talebi ortaya çıkardılar. Fly London da, düzenli bir hizmete olan iştahı ispatlayan, ücretsiz IGTV antrenmanları sunarak benzer bir şey yaptı. Fakat, bir uyarı; insanları bilirkişi kaynağından uzaklaştırmaya meyilli her yeniliğin, insanların artık kendilerinin icra edebildikleri görevler nedeniyle endişe ve bunalma riskini en aza indirgemesi gerekecek. Ayrıca markalar, kolaylık, erişilebilirlik ve gizlilik arasında doğru dengeyi bulmak zorundadır.

2020’de sağlık hizmetlerindeki ihtiyaç, hem inovasyon hem de kabullenmeyi birlikte yürüttü. Sanal randevular ve medikal testlerin evlerde idare edilmesiyle sağlık hizmetleri, insanlar için olan bir şey olmaktan çıktı — artık onların da aktif bir rol aldıkları bir alan haline geldi. Sağlık hizmetlerine en çok ihtiyaç duyan demografik grubun içinde yaşlılar bulunuyor, bu nedenle, kapsayıcı ve erişilebilir bir tasarım her şeyden önemlidir. İnovasyonları kendi kişisel sağlık hizmeti programlarını şekillendirmek için kullanabilmek, herkesin imkanı olmalıdır.

Şubat’ta günlük aktif kullanıcı oranı %60 artan ve Mart’ta ikiye katlanan Singapur teletıp platformu MyDoc gibi, insanlara günlük hayatlarında sağlıkları etrafında inovasyon yapmasını sağlayan platform örneklerini kesinlikle daha çok göreceğiz. Güney Afrika’da Vula gibi platformlar, uzak ve taşra bölgelerdeki hastaları ana merkezlerdeki uzmanlar ile buluşturuyor. Geçtiğimiz Ağustos’ta Amazon, Hindistan’da online eczane girişimi olan Amazon Pharmacy’nin denemesini piyasa sürdü. O zamandan beri Amazon, aynı teklifi ABD müşterilerine de sunmuş ve Prime üyelere sigortasız ödeme yaparken tasarruf yapmalarını sağlayarak ilaçları daha erişilebilir hale getirdi.

Kurumsal inovasyon sadece fikirler ile ilgili değil, çünkü yeni icatlar için uzun bir süre boyunca sık sık tekrarlar yaparak iç yüzlerini anlamak için dayanıklılık, cesaret, iş birliği yapma ve liderliğe de ihtiyacınız var. Şu anda Airbnb ve Uber gibilere bakarak ilham aldığımız şirketlerin çoğu eski startuplardır ancak onların gösterişli başarıları bir gecede meydana gelmedi. Startup’tan unicorn şirkete yükselmek uzun bir zaman gerektirir ve büyük kuruluşlarda gelecek vaat eden bir fikrin geniş ölçekte ilgi görmesi uzun bir zaman alır — ayrıca, genelde sonuçlar, orijinal fikirden tamamen farklı görünür.

Kuruluşlar, zaman ve dayanıklılığın inovasyon yapmak için anahtar gereksinimler olduklarının farkına varmaya başlıyorlar — ancak, insanların yaratıcılıklarını etkinleştirmeye odaklanmak hızlıca gerçekleştirilebilir.

Şirketlerin aşina olduğu ve takdir ettiğimiz bir başka faktör ise bariz, acil ve mevcut olanın dışında düşünebilmek. Dijital analist Ben Evans’ın haber bültenindeki incelemesine göre; araba endüstrisinin ilk 50 yılı araba şirketleri kurmak üzerine olduğu halde, sonraki 50 yıl McDonalds ve Walmart üstüneydi — başka bir deyişle, herkesin arabası olduktan sonra ne değişti?

İnovasyona karşı şunu sormak eski bir yaklaşım olurdu: Akıllı telefonların devamında ne olacak? Şu anda bu kimin umrunda? Bundan böyle, her kuruluşun kendi inovasyon sürecine yeni bir soru dahil etmesi gerekiyor: İnsanlar bununla başka ne yapabilir?

FJORD ÖNERİYOR

Düşünün

Düşünce yapınızı müşterilerden yaratıcı ortaklara doğru değiştirin. Ürünlerinizi ve hizmetlerinizi “henüz bitmemi”’ olarak düşünün — kendinize deneyiminizin hangi elementlerinin tekrar bir ürün olarak yaratılabileceğini ve iş modelinizin döngüselliğini arttırıp arttırmayacağını sorun.

Konuşun

İnovasyon, uzun bir oyundur. Kendimizi ona adarız. Hızlı bir şekilde yerleşecek inovasyon alışkanlıkları ve ritüellerinizi yaratın. Dayanıklılık, inovasyon söz konusu olduğu zaman oldukça büyük bir önem taşıyor.

Yapın

Bir platform yaratın ve müşterilerinizin oynayıp yaratabilmesi için bilgilerinizi kullanmalarına izin verin — hem ürünleriniz ve hizmetleriniz, hem de başkaları ile. Sonradan üretebileceğiniz bilgiler çok değerli bir hale geliyor.


Accenture Interactive’in bir parçası olan Fjord, insanların çevresindeki fiziksel ve dijital dünya ile bağlarını yeniden tasarlayan bir inovasyon ve tasarım ajansıdır. İş’in Geleceği olarak Fjord’un geleneksel olarak yayınladığı “trendler” raporunun 7 trendden oluşan 2021 edisyonunu, 7 bölümde sizler için çevirdik. Üçünü bölümü buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Fjord-Trends-2021

Kaynak
Çeviren: Maria Sharipova
İllüstrasyon: Shakuro Graphics
Raporun tamamı için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.