İşin Geleceği- Ya Kabullen Ya da Kaybeden Taraf Ol

1.225

Sigmund Freud’a göre, mutluluk, sevme ve çalışma yeteneklerimize bağlı. Uzun yıllar boyunca bir büro kabinin dört duvarı ile sınırlı ”iş” kavramı ev-iş-ev konseptinde ilerledi. Günümüzde ise, iş artık gittiğiniz bir yer değil, bunun yerine yaptığınız bir şey. İş sizinle hareket eden bir kavram ve mobil çalışma alanlarıyla insanlarla bağlanmanıza ve iletişim kurmanızı sağlıyor. Motive olduğunuz sürece, dünyanın her noktasında çalışabilirsiniz. IoT gibi devrimsel teknolojiler sayesinde, yeni çağ iş gücü 9-5 sisteminin zincirlerinden kurtuldu ve dijital iş alanlarına geçiş yaptı, böylece işin temel doğası değişmiş oldu.

1. Büro kabinin ötesine geçmek

Günümüz profesyonelleri oldukça hareketli bir yaşam tarzına sahipler ve iş yerleri de bu doğrultuda evriliyor, geleneksel büro kabini geçmişte kalıyor. Veriye ve iş uygulamalarına herhangi bir akıllı telefondan kolayca erişebilmek, verimliliği arttıran faktörlerden. Evden çalışma, tele-çalışma, uzaktan çalışma ve istasyon çalışması kavramları, kurum içi koordinasyon ve iletişimi yeni çağ çalışanları için daha pürüzsüz ve kesintisiz bir süreç haline getirdi. Buna ek olarak, çok sayıda kuruluş mobil teknolojilerin ortaya çıkışı ile, şirket içi politikaların değişiklikleri açısından esneklik sağlıyor. Verilerin yönetildiği güvenli bir altyapının sağlanması her zaman önemli bir husus olacaktır. Güvenliğe yaklaşım işletmenin ölçeği ve niteliğine göre farklılık gösterebilirken, kuruluşların güvenlik durumunun bozulmamasını sağlamak bilgi işlem ekiplerinin sorumluluğu dahilindedir.

2. İş modellerini değiştirme

Çoğu kuruluş devrimsel teknolojilere uyum sağlarken, yeni işlevsel paradigmalara geçiş göz ardı edilemez. Sektörün içinde gerçekleşen büyük değişiklikler göz önüne alındığında, kuruluşlar yeni teknolojileri hızla bünyelerine dahil etmeye ve üretkenliklerini arttırmaya çabalarken bir yandan da rakipleriyle savaş halindeler. Bu gelişmiş teknolojileri bünyeye dahil etmek ve en iyi sonuçları almak için verilen mücadele oldukça gerçek ve gözlemlenebilir. Büyümenin hızını artırmak için şirketler, doğru politikalarla, doğru kurumsal kültürü öne çıkarmak için ”bağlan ve iş birliği yap ” yapısına geçiş yapıyor. Bu yapı, insanların makinelerle ortaklaşa çalışmalarını ve yeteneklerinin birleşmesiyle sonuç elde etmelerini sağlıyor. Bunun gibi ilerici bir iş yapısı, kuruluşların içsel yetenekleri ve becerileri temel alarak yeni stratejiler üretmesini sağlar ve iş büyümesi için mümkün olan en iyi sonuca ulaşmasına yardımcı olur.

3. Dijital Yerlilere Karşı Geleneksel Korkusuzlar

Günümüz iş yerleri hiç olmadığı kadar bölünmüş durumda. Çoğu köklü kuruluşta, teknolojiyi kullanma konusunda farklı becerilere sahip beş farklı kuşaktan çalışanlar bulunuyor. Dijitalleşmenin yeni bir norm haline geldiğini göz önüne alırsak, işletmeler çeşitli nesillerin beraber çalıştığı bir iş gücü sistemine doğru ilerliyorlar. Genç işgücü, işi bir yer olarak değil, bir etkinlik olarak gören ‘dijital yerlilerden’ oluşuyor. Bu genç nesil, kendilerine tahsis edilen yazılım ve araçları rahatlıkla kullanabiliyor. Öte yandan, geleneksel yöntemlere alışmış olan ve dijital devrime henüz yeni uyum sağlayabilen yaşlı nesil, daha yavaş bir şekilde geçiş yapacak. Teknolojiyi basitleştirmek ve kullanımını kolaylaştırmak, geçiş aşamasında üretkenliğin artması adına evrensel olarak kabul edilmiş bir yöntemdir.

4. Zihniyeti Değiştirmek

İşin geleceği ve çalışma alanlarının esnekliğinin başarılı olması konusunda kuruluşların attığı büyük bir adım, ”denetim yoluyla yönetimden” sonuç odaklı bir modele geçiş yapmak. Bunun anlamı çalışanlar için daha yetkili karar verme mekanizması ve yetki sahibi olma olanakları. Bunu uygulamaya sokmak için liderler çalışanlarıyla birlikte işyerindeki performansın ölçülmesinde, orada ne kadar bulunduğunuzu değil, bunun yerine kaç saat sistemde aktif olduğunuzu kıstas alan bir sistem üzerinde çalışıyorlar. Buna paralel olarak, liderler kendilerini ayrıca daha pürüzsüz iş operasyonlarına olanak sağlayan, çalışanları çeken, onlarla iletişime geçen, elinde tutan ve keşfedilmemiş yetenek havuzlarına erişimi sağlayan insan kaynakları stratejileri ile donatıyorlar. Bu değişim, aynı zamanda iş büyümesi için daha fazla fırsatın ortaya çıkmasını sağlıyor.

 

Kaynak: Businesstoday

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.