İşin Geleceği Güven Üzerine İnşa Edilir

118

Tanıdığım bir teknoloji yöneticisi geçenlerde bir parkta yürürken bir konuşmaya kulak misafiri oldu. Oyun alanındaki bir annenin aynı anda birbirinden tamamen farklı iki şeyi korumaya çalıştığını gördü — çocuğunu ve sıradaki satışını.

Ama dikkatini çeken sadece bu değildi, başka bir şeydi. O da, sattığı şeydi: kendi şirketinin ürünlerinden biri. Vay be, diye düşündü kendi kendine, gördüklerime inanamıyorum.

Açık olmak gerekirse, bu konuda kızgın ya da üzgün olmaktan çok uzaktı — onun yerine, ilham aldı. Daha sonra çalışana yaklaştı, adanmışlığından ne kadar etkilendiğini söyledi ve hatta yöneticisine bağlılığını öven bir mektup yazdı. Ona göre o kadının hikayesi, insanların başarılı olmak için masalarına bağlı olmalarına gerek olmadığını gösterdi. Sadece hayatlarına, onlar için en çok önem arz eden şeylere bağlanmaları gerekiyordu.

Yine de hikayenin bize başka bir şey daha öğrettiğini düşünüyorum. Bize her zamankinden daha fazla fiziksel ve sosyal izolasyonun olduğu bir zamanda, şirketleri ve çalışanlarını her şeyden önce ileriye taşıyacak bir şey olduğunu öğretiyor. Güven. Kendine olan güven, diğer insanlara karşı güven ve geleceğe dair güven.

Değişime Adapte Olmak

Bu hikaye aynı zamanda günümüzdeki çalışan anne babaların gücünü gösteriyor ve “verimli” olmaya devam ederken hayatlarını önceliklendirebileceklerini gösteriyor. Genel olarak bu, özellikle geçen yıl çalışan ebeveynler arasında inanılmaz zorluklarla karşılaşan anneler için geçerlidir. 2020’de, 1.6 milyon çalışan anne ve 1.3 milyon çalışan baba işlerini bıraktı. Özellikle annelerin, işsizliklerine katkıda bulunan faktör olarak çocuk bakımı sorunlarını belirtme olasılığı üç kat daha fazlaydı.

Peki, iş yerleri çalışan ebeveynleri uzaklaştırmak yerine nasıl yükseltebilir? Her şey algıyla başlar — insani ve iş açısından.

Bununla ne mi demek istiyorum? Şirketler, COVID-19’un henüz tamamen ortadan kaldırılmadığı bir dönemde çalışanlara dikkat etmeli, fakat aynı zamanda pandeminin ötesini gören ve uzun vadeli iş stratejileri için neyin en mantıklı olduğunu inceleyen uzaktan ve esnek çalışma politikaları oluşturma konusunda bilinçli olmalılar. Başka bir deyişle, uzun vadeli ilerleme pahasına kısa vadeli kazançlar sağlayan kolay seçimler yapmaktan kaçınmalıdırlar.

Örneğin, bir cevap asla ‘Ofise geri dönmeniz gerekiyor’ veya ‘Ofise geri dönmenize gerek yok’ kadar net değildir. Daha bütüncül ve katmanlı olmalıdır — ister ofisleri yeniden yapılandırmak, ister daha net çalışma yönergeleri oluşturmak, isterse hibrit ekip yaklaşımlarını strateji haline getirmek olsun, belirli rollerdeki ve bölgelerdeki belirli çalışanların ihtiyaçlarına göre de uyarlanabilir olmalıdır. Hatta ve hatta, uzaktan çalışanlar için dezavantaj oluşturmayan daha adil ve eşitlikçi iş yerleri yaratılmasıyla sonuçlanmalıdır. Basitçe söylemek gerekirse, değişimi benimsemek, ondan kaçmak değil.

Güven Eksikliğini Aşmak

Muhtemelen şu ifadeyi duymuşsunuzdur: “Güven inşa etmek bir ömür sürer, ama yıkmak sadece bir an.”

Pekala, dinleyin işverenler; çünkü bu tabir sizin için de geçerli. Ailemden ve arkadaşlarımdan, genellikle ekip çalışması ve iş birliği gibi şekilsiz ve hesaplanamaz “bireysel faydalar” adına, mümkün olan en kısa sürede ofise geri dönmeye zorlanmakla ilgili çok fazla hikaye duydum. Çalışanları geri dönmeye zorluyorsanız, gönderilen mesajları bir düşünün. Onlara güvenmiyor musunuz? Kendilerine ve iş arkadaşlarına güvenmeleri için onları güçlendiriyor musunuz? Uzaktan çalışma, şirketinizi genel olarak gayrimeşrulaştırdığını düşündüğünüz bir şey mi?

Ve sadece bunun hakkında düşünmeyin; soğuk ve sert gerçekleri de düşünün:

  • Yaklaşık 1.000 işverenle yapılan bir ankete göre (Mercer) işverenlerin %94’ü 2020’deki verimliliğin pandemi öncesi ile aynı veya daha yüksek olduğunu söyledi.
  • Fortune 500 şirketlerinde 800.000 çalışan üzerinde yapılan iki yıllık bir araştırma, çalışan üretkenliğinin Mart ile Ağustos 2020 arasındaki altı aylık dönemde 2019’un aynı dönemine kıyasla aynı veya daha iyi olduğunu gösterdi.
  • Çalışan görünürlük yazılımına (Prodoscore) göre, genel üretkenlik, Mart 2020’den bu yana %47 arttı.

Bunu kendi pozisyonumda da gördüm. Çünkü, benim görüşüme göre, son 18 ay, insanların işlerini evde halledebilme yeteneğini açıkça gösterdi – hatta bazı durumlarda, her zamankinden daha fazla. Bu yüzden, parktaki annenin hikayesinin bir hikayeden çok daha fazlası olduğunu düşünüyorum. Bu, işin gerçek geleceğidir. Aynı anda hem harika ebeveynler hem de harika satıcılar olabiliriz. Dünyanın herhangi bir yerini home office’imiz olarak kullanabiliriz. Ve hayatımızda her ne olursa olsun işimizi iyi yapabiliriz.

Sonuçta, daha fazla seçenek ve daha fazla fırsat yoluyla çalışanlarımıza daha fazla güvenmek, yalnızca daha mutlu müşterilerle daha üretken bir şirket değil, aynı zamanda halinden memnun çalışanlarla daha iyi bir şirket yaratacaktır. Tabii bu, işlerin illa ki kolay olacağı anlamına gelmiyor. Ancak sürekli iç gözlem, konuşma ve yatırımla, şirketlerimizin işin geleceği için inşa edilmesini sağlayabiliriz – satış lideriniz bir masada otururken kulaklık takıyor veya parkta bir salıncağı itse de.

Yazan: Evan Welsh
Çeviren: Maria Sharipova
Kaynak

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

sex video big juicy tits teen gives head and gets boned by her stepbro.
mallu tied and forced in a movie. motphim.cc
flogging fuck that throat.desi videos