İş Yeri Sağlık Programları Sanıldığı Kadar İyi Mi?

128

Eğer hiçbir iş yeri sağlık programına katılmadıysanız kendinizi şanslı hissedebilirsiniz. Görünürde her yerde ulaşılabilir olan bu programlar, Affordable Care Act’in 2010’da yürürlüğe girmesiyle beraber hızla yayıldı ve iş yeri sağlık sektörünün geliri 2010 ve 2018 yılları arasında üç katına çıkarak 8 milyar dolara ulaştı.

İşverenlerin çalışanlarının sağlığını böyle bir programla desteklemesi övgüye değer bir çaba gibi gözüküyor fakat gerçekten de öyle mi? Amaç, çalışanların daha mutlu ve sağlıklı olmalarına yardımcı olmak olsaydı olabilirdi. Fakat gerçekte amaç, çalışan verimliliğini arttırarak (sağlık sorunları kaynaklı çalışılmayan zamanları azaltmak) ve sağlık masraflarını azaltarak daha az para harcamak. Bunu biliyorum çünkü bir iş yeri sağlık şirketinde metin yazarı olarak neredeyse on yıl çalıştım ve şirket müşterilerine yatırım getirisini göstermeye çalışan stresli müşteri yöneticileriyle beraberdim.

İster işveren tarafından yönetilsin, ister üçüncü taraf bir hizmet sağlayıcısı ile sözleşme imzalanmış olsun, iş yeri sağlık programları bazı ciddi kusurlara sahip. Birincisi, çalışanların daha sağlıklı olmalarına gerçekten yardımcı olmuyorlar. Bir diğeri ise, bazı durumlarda çalışanların sağlığı için zararlı olabiliyorlar.

İş yeri sağlığı genel sağlığı iyileştiriyor mu?

2018’de yayımlanan bir araştırma, araştırmacıların 12.000’den fazla çalışanı olan bir işveren için tasarlayıp uyguladığı ve çalışanların rastgele gruplara atandığı bir iş yeri sağlık programını tanımladı. Bir yıl sonra, sağlık masrafları, üretkenlik ve sağlık davranışlarında önemli bir farklılık bulamadılar.

2019 yılında, 32.974 çalışanı olan ve birden fazla iş yerine sahip bir şirkette yapılan araştırmanın sonuçları; beslenme, fiziksel aktivite ve stres azaltma modülleri içeren bir sağlık programına dahil olmak üzere rastgele seçilen çalışanların, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü için çaba gösterdiklerini söylemelerinin olasılığının daha yüksek olduğunu gösterdi. Fakat 18 ay sonra, bildirdikleri diğer sağlık durumları ve davranışlarda önemli farklılık yoktu. Kolestrol ve kan basıncı seviyeleri gibi klinik sağlık belirteçlerinde ve sağlık hizmeti masraflarında, işe gelmedikleri gün sayısında veya iş performansında hiçbir farklılık yoktu.

Harvard Business Review’da 2019 yılında yayımlanan bir makale, bazı şirketlerin iş yerindeki stresi dengelemek için birçok sağlık yardımı sunduğunu ancak bunun lanse edilen çare olmadığını gösterdi. Gerçekten de, eğer patronunuz 7/24 e-postalarına veya Slack mesajlarına geri dönüş yapmanızı istiyorsa ve tükenmişlikle boğuşuyorsanız, ücretsiz “sağlıklı” yemek kursları ya da öğleden sonra yogası bunu gidermeyecektir.

“Sağlık” kilo vermek olarak anlaşıldığında

İş yeri sağlık programlarının çoğunun ortak yanı, kilo vermenin yalnızca kişisel bir sorumluluk meselesi olmadığı, aynı zamanda “fazla kiloluysanız” işvereniniz ve iş arkadaşlarınıza da karşı bir sorumluluk olduğu düşüncesine dayanarak kiloya odaklanmış olmalarıdır. Bu odaklanma, zaten herhangi bir iş yerinde bulunan şişman fobisini (fatphobia) arttırabilir ve iş yerini bir mayın tarlasına çevirebilir.

Yeme bozukluğundan iyileşme sürecinde olan veya yıllarca süren kronik diyeti ve takıntılı şekilde egzersiz yapmayı bırakan müşterilerim var. İş yeri sağlığı ve kilo verme programlarının her yeni döngüsünden korkuyorlar. Aile ve arkadaşlar arasındaki diyet ve fazla kilo muhabbetlerinden kaçınmak yeterince zor olabilir, peki iş yerinde de buna katlanmak zorunda kalmak?

Bir metropolde yaşayan ve sadece ilk adının kullanılmasını isteyen Katie, şirketinin yakın zamanda sağlık programlarının ismini ve programda kullanılan bazı ifadeleri değiştirdiğini söyledi. Ancak içerik değişmedi, hâlâ kilo kontrolüne odaklanıyorlar.

Katie, “Bir iş arkadaşım uyguladığı şok diyetten bahsettiği zaman genellikle kendimi kulak misafiri olmaktan alıkoyabiliyorum ya da diyet muhabbetlerine katılmayacağımı söyleyebiliyorum.” dedi. “Fakat şirket bir program uyguladığı zaman insanları diyet kültürüyle ilgilenmeye ve bunun hakkında konuşmaya teşvik ediyor.”

Kısıtlayıcı yeme bozukluğu olan kişiler için -ki bu ölümcül olabilir- su sebili veya kahve makinesi etrafında yapılan diyet muhabbetleri aylarca hatta yıllarca süren iyileşme çabalarını altüst edebilir. Kiloya odaklanan iş yeri sağlık programları, son derece tetikleyici olan diyet konuşmalarını normalleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda övüyor. Bu ise yeme bozukluğu olan çalışanları, işleri ve olası bir nüksetme arasında seçim yapmaya zorlayan rahatsız edici bir çalışma ortamına yol açıyor.

Birisi iş yerinin ortak alanına -ortak kahve makinesinin bulunduğu yere- bir tartı getirip yemek günlüklerini duvara astığı zaman, Katie bunun yeme bozukluğu olan kişiler için zararlı olabileceği üzerine şikayet bulundu. Aldığı yanıt ise yeme bozukluğu olan kişilerin resmi iş uyumlandırmaları olması gerektiğiydi. Yeme bozukluklarının -her ne kadar ciddi tıbbi komplikasyonları olsa da- zihinsel sağlık sorunu olduğu ve zihinsel sağlığın maalesef damgalama taşıdığı düşünülürse bu, iş yerinde güvende olmanın önünde gerçek bir engel teşkil eder. Ayrıca, kişinin resmi olarak teşhis aldığını varsayarsak iyileşme süreci, bir yeme bozukluğu için aktif tedavi gördükten sonra uzun sürebilir.

Öncelikli olarak aktive seviyeleri ve biyometrik taramalar gibi sağlık önlemlerine odaklanan programlar bile bozuk beslenme ve egzersiz davranışlarına yol açabilir. Birkaç sene boyunca şirketim bir kilo verme ve egzersiz meydan okuması düzenledi -en fazla kiloyu kim verebilir, en fazla adımı kim atabilir ya da en fazla kim egzersiz yapabilir. Genetik olarak bir yeme bozukluğu geliştirmeye yatkın olmadığım için şanslıyım çünkü ilk sene aşırı ve zorlayıcı bir fiziksel aktivite programına katıldım ve başa baş gittiğim aynı derecede takıntılı iş arkadaşlarıma rağmen her iki meydan okumayı da kazandım. Geriye dönüp baktığımda, bu iş arkadaşlarımdan birinin zaten kısıtlayıcı bir yeme bozukluğu olduğuna eminim.

Son Düşünceler

İş yeri sağlığı programları gerekli mi? Öyle olduğunu düşünüyorum fakat çalışanların daha sağlıklı ve daha mutlu olmalarına gerçekten yardımcı olmak adına kilo yerine sağlığa odaklanmak için mevcut normlardan uzaklaşmaları gerekiyor. Ayrıca, çalışanların tatil zamanlarını suçluluk duygusu olmadan kullanmalarına ve mesai sonrası iletişimde sınırlar koymalarına izin veren bir iş yeri kültürü ile birleştirilmelidir. Üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

Yazan: Carrie Dennett
Çeviren: Zeynep Şevval Bayraktar
Kaynak

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

sex video big juicy tits teen gives head and gets boned by her stepbro.
mallu tied and forced in a movie. motphim.cc
flogging fuck that throat.desi videos