Gelecekte Epey İş Olacak… Fakat Bu İşleri Siz Yapamayacaksınız

1.539

Bugün milyonlarca çalışan çok da uzak olmayan bir tarihte başka işlerde çalışıyor olacak. Bu işlerin tam olarak ne olacağı konusundaki tartışmalar hala devam ediyor. McKinsey Global Institute’ün yayınladığı rapora göre önümüzdeki 15 yıl içinde küresel iş gücünün %15’i iş değiştirmek zorunda kalabilir. 2030 yılında, dünyada 75 milyon ila 375 milyon çalışan çalıştığı sektörü değiştirecek, 400 ila 800 milyon çalışan da makineleşme yüzünden işlerini kaybedip yeni iş aramaya başlayacak. Bu arada, çalışanların tamamı becerilerini arttırarak bu değişimlere uyum sağlamak zorunda kalacak.

 

McKinsey’nin 160 sayfalık raporunda belirtildiği gibi iş gücündeki bu değişim, ABD’de ve Avrupa’da 1900’lerin başında genç işçilerin tarlaları bırakıp büyük şehirlere akın etmesinden beri gördüğümüz en büyük değişim olabilir.

 

Yine tarihe bakacak olursak, teknolojik gelişmelerin genellikle daha fazla istihdama ve üretkenliğe yol açtığını görüyoruz. ABD’de tarım sektöründe istihdam edilen işçilerin sayısı 1850 ve 1970 yılları arasında çarpıcı bir şekilde azaldı. Fakat aynı dönemde genel istihdamda artış yaşandı. 2030 yılına gelindiğinde ise iş gücü talebinin %8 ila %9’u yeni meslek türlerinde olacak ve uzmanlara göre makineleşmenin etkilerini telafi edecek sayıda yeni iş kolları ortaya çıkacak.

 

Asıl soru ise, bu çalışanların yeni rollere geçiş yapmak için yeterli becerilere sahip olup olamayacakları. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde öngörülemeyen ortamlarda (bahçe işlerinde veya tesisatçı olarak) çalışmak ve insan etkileşimi gerektiren işlerde çalışmak hala revaçta olacakken fiziksel açıdan zorlu işlerde (fast-food çalışanları) veya bilgi işlemeyi gerektiren işlerde çalışan kişilere (muhasebe vb.) olan talep büyük oranda azalacaktır.

 

Günümüzde mesleklerin çok az bir kısmı yüksek seviyede akıl yürütme veya duygusal beceriler gerektiriyor. Bu tür mesleklerin gelecekte artmasıyla birlikte, eğitimcilerin de okullarda bu özelliklere önem vermeleri gerekecek. Fakat günümüzde halen sosyal-beceriler olarak görülen bu özelliklere gereken önem verilmiyor.

 

İyi haber ise LinkedIn verilerinin analizine göre çalışanların makineleşmeye yenik düşmemek için bu becerileri arttırmaları gerektiğinin farkında olması. Muhasebe ve mali raporlama gibi beceriler profillere daha az eklenirken yöneticilik gibi becerileri ekleyen üye sayısı giderek artmaktadır.

 

Elbette  yüksek seviyede akıl yürütme ve etkili idare becerilerine olan talep arttıkça eğitim seviyelerinin de artması bekleniyor. Örneğin Almanya’da üniversite diploması gerektiren işlerin sayısı 2030’da %4 artacakken ABD’de bu işler %2 oranında artacak. Gelişmiş ekonomilerde eğitim zorunluluğunun düşük olduğu işler hızla azalıyor. Bu da yüksek eğitime sahip olmayan işçilerin iş bulmakta zorlanacağını gösteriyor. Sonuç olarak yüksek ücretli işler, orta gelirli ve düşük gelirli işlere göre bu durumdan en olumlu şekilde etkilenecek ve bu iki kategorideki çalışanların gelirleri azalmaya devam edecek.

 

McKinsey Global Institute yöneticisi James Manyika’ya  göre 1995 ve 2005 yılları arasında ABD’deki hanelerin yalnızca %2’sinin gelirlerinde durgunluk veya azalma görüldü. Fakat 2005 ve 2014 yılları arasında bu rakam %80’den fazla arttı.

 

‘’Bu rakam da neredeyse herkesi kapsıyor’’ diyen Manyika ayrıca şunları söylüyor: ’’Bunun sebebi büyük oranda ekonomik durgunluk, ama diğer yandan ekonomimizin çalışma şekli zamanla değişti bu yüzden gelirlerdeki bu değişiklere karşı dikkatli olmalıyız. Çünkü bu değişiklikler ileride siyasal istikrarsızlığa veya insanların endişelenmesine yol açabilir. Daha sonra bu tür endişeler ticaret ve göç gibi pek çok konuyu kapsayabilir. Bunun gerçek bir sorun olduğunun farkındayız.’’

 

Bununla birlikte ekonomi, yüksek eğitim gerektirmeyen bir iş kolu sunuyor: evde sağlık hizmeti. McKinsey’nin tahminlerine göre 2030 yılında 300 milyondan fazla insan 65 yaşın üstünde olacak. Bunun bir sonucu olarak da 2030’da dünyada 130 milyon sağlık personeline ihtiyaç duyulacak. Yalnızca ABD’de bu konuda bir şey değişmezse ve çalışanlar sağlık hizmetlerini tercih etmezse, 2040 yılında bu sektörde en az 350.000 pozisyon açıkta kalacak.

 

McKinsey’in büyük bir artış beklediği diğer bir alan ise yeni teknoloji ile ilgili işler. Önümüzdeki 15 yıl içinde teknoloji harcamaları ortalama %50 oranında artacak, bu da bilişim teknolojileri danışmanlığı alanında 20 ila 50 milyon yeni iş yaratabilir. Aynı zamanda iklim değişikliği ile mücadele kapsamında yapılan yenilenebilir enerji yatırımları da 20 milyon yeni işin yaratılmasını sağlayabilir.

 

Kaynak: Linkedin

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.