Geleceğin Yeteneklerini Şekillendirecek Üç Trend

LinkedIn CEO’su Jeff Weiner insanların işe alınma ve kendilerini geliştirme biçimleriyle çalışma koşullarının nasıl değişeceği hususundaki görüşlerini bizimle paylaştı. Bakalım neler demiş?

823

Dünyada teknoloji yüzünden işlerini kaybetmekten korkan insanları ilk kez görmüyoruz. Ancak geçtiğimiz senelerde yapay zeka, robotik ve diğer dijital teknolojilerin bir birleşimi olan “akıllı otomasyon” yaygınlaştıkça bu korkunun da daha derinden hissedilmeye başladığını söyleyebiliriz.

Teknoloji devriminin etkilerini şu an bile sürücüsüz araç ve tırlarda; Siri, Alexa, Cortara ve Japon sağlık robotları gibi sanal asistanlarda görmek mümkün. Fakat göz önünde bulundurmamız gereken bir şey daha mevcut ve onu yetenek eksiklikleri, giderek popülerlik kazanmakta olan “esnek ekonomi” gibi piyasayı etkileyen diğer faktörlerle birlikte değerlendirmek lazım. Yetenek yönetimi uzmanlarının bu konuya kesinlikle bir el atması gerekiyor.

Nashville’de bu yıl sekizincisi düzenlenen Yetenek Buluşması’nda LinkedIn CEO’su Jeff Weiner, global ekonomiyi etkilemekte olan en önemli trendler hakkında görüşlerini paylaştı. Bu bilgiye ise LinkedIn’de satış yöneticisi olup Learning Blog’da bir yazı yayımlayan Paul Petrone’dan edindik.

Jeff Weiner: “Gerçekten bahsetmemiz gereken üç unsur bulunuyor. Bunlar yapay zeka ve otomasyon, yetenek eksikliği ve bağımsız çalışma trendinin yaygınlaşması.”

Bu trendler bizim insanları işe alma, gelişimlerine katkıda bulunma ve onlar çalışma yollarımızı bambaşka bir şeye dönüştürecek. O yüzden Jeff Weiner’a göre global iş gücünü maksimuma çıkarmak için tüm profesyonlellerin ve şirketlerin önümüzde duran bu değişikliklere hazırlıklı olması gerekiyor.

Bu trendlerin her birini teker teker ele alalım:

1. Yapay Zeka ve Otomasyon

Bay Petrone: “Pek çok insan yapay zekanın nihayetinde milyonlarca işi yok edeceğine inanmakta. Weiner bu konuda birtakım sayı değerlerini bizimle paylaşmıştı: Sadece bugünkü teknoloji ile bile Amerika’daki işlerin %50’sini otomasyon sürecine dahil etmek mümkün.”

Elbette teknoloji ilerledikçe bu oran giderek artacak.

Jeff Winer’a göre üretim, konuk ağırlama, yiyecek sektörü ve perakende ticaret gibi orta derecede beceriler gerektiren işlerin otomasyon sürecinden en çok etkilenmesi bekleniyor. Sonra Shake Shack şirketinden bir örnek verdi. Hatırlarsanız yakın zamanda bu şirket artık nakit para kullanmayacağını açıklamış, kasiyerlerin yerine de bilgilendirme gibi işlevleri bulunacak kioskları koymuştu. Teknolojinin yok ettiği işleri burada çok net görebiliyoruz.

2. Yetenek Eksikliği

Şu an Amerika’da altı milyondan fazla çalışana ihtiyaç var ve bu İş Departmanı’nın tarihindeki en yüksek oran. Buna rağmen en son yayımlanan işsizlik raporunda görüyoruz ki Amerika’da 7.1 milyon insan işsiz ve 13.9 milyon insan ise ek iş arıyor.

Bu durumun en büyük nedenlerinden biri, yetenek eksikliği. Jeff Weiner yalnızca tek bir çeşit yetenek eksikliğinin olmadığını, faklı zamanlar ve yerlerde farklı özellikte yeteneklere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Örneğin şu an Ford ve GM gibi Detroit-merkezli araç şirketleri, ürünlerine giderek daha fazla yazılım entegre ediyor. Yine de Michigan’daki üretim merkezinin aktif üretim sürecini, yazılım geliştiricilerde görülen yetenek eksiklikleri nedeniyle Detroit’da göremiyoruz.

LinkedIn verileri bunlara ek olarak gösteriyor ki şu an Washington D.C.’de hukuk uzmanlarına ihtiyaç duyuluyor. San Francisco’da uzmanları işe alma sürecinde bir eksiklik görüyoruz. Salt Lake City’de giderek her yeri saran oyun dünyası nedeniyle oyun geliştiricilere olan ihtiyaç katlanarak arttı diyor Jeff Weiner.

Mobil olamama, şehir değiştirememe durumu ise bunu daha da kötüleştiriyor. Jeff Weiner’a göre II. Dünya Savaşı’ndan bu yana insanlar artık iş için şehir değiştirmeye çok yanaşmıyor. Hatta o zamandan bu yana en düşük oranları görüyoruz.

3. Bağımsız Çalışanlar

Global iş gücünü etkileyecek üçüncü büyük trend ise serbest zamanlı çalışma, proje bazlı çalışma ve esnek ekonomi gibi akımların giderek yaygınlaşmasıdır. Sadece Amerika’da 60 milyon bağımsız çalışan var ve bu sayı giderek artmakta.

Peki neden? Jeff Weiner’a göre bunun üç nedeni var:

  • Yeni neslin iş gücüne katılması: 1995 sonrası doğanların 2025 senesine kadar işgücünün yaklaşık %75’ini oluşturması bekleniyor. Jeff Weiner, verilere göre bu yaş gurubunun özerkliğe ve “yarışmaya” daha düşkün olduğunu, bağımsız çalışmanın da onlara bu iki imkanı sunduğunu söyledi.
  • Çevrimiçi pazarın yaygınlaşması: Uber, Lyft, Postmates, Instacart ve daha pek çoğu, bağımsız çalışanlara ihtiyaç duymakta. Günümüzde bağımsız çalışanların yalnızca %15’i iş bulmak için çevrimiçi platformlara başvuruyor. Weiner ise bu oranın gelecekte artacağını söylüyor.
  • Maliyet uygunluğu: Genel anlamda şirketlerin birini tam zamanlı çalıştırmasındansa proje bazlı, kısa dönem kontratlar imzalamaları daha ucuza geliyor. Bu da kısa dönem çalışanlara olan ihtiyacı artırıyor.

Bu da daha az tam zamanlı çalışan ve muhtemelen birden fazla şirketle anlaşması bulunan daha çok bağımsız çalışan anlamına geliyor. Jeff Weiner bunun artık geri döndürülemez ve seküler bir trend olduğunu düşünüyor.

Nasıl Hazırlık Yapabilirsiniz?

Peki bireylerle organizasyonlar bu köklü değişikliklere nasıl hazırlık yapabilir? Bu konuda bol öneri bulunsa da Jeff Weiner kanıtlara bakmayı yeğliyor.

“Öznel yargı ve bilgilerin havada uçuştuğu bir toplantıdaysam ilk yapacağım onlardan kanıt istemektir. Bunda da LinkedIn’in bir fark yaratabileceğini düşünüyoruz.”

Kendisi LinkedIn’in ekonomik değerlerle ilgili grafiklerinden özellikle bahsetti. Her profesyonel, yetenek, meslek, okul ve organizasyonun dijital bir profilini yaratarak insanların işletmelerini bir adım daha ileriye taşıyabilmeleri için gerekli olan verileri onlara sağlamayı umuyor.

Mesela diyelim ki Boise’de bir tamircisiniz. LinkedIn verilerini ve LinkedIn Learning platformunu kullanarak ihtiyaç duyacağınız becerileri tanımlayıp onları öğrenebilir, kariyerinizde ilerlerken ülkede size göre en iyi işi bulabilirsiniz.

Benzer bir şekilde Talent Insight platformu sayesinde organizasyonlar, şirket bünyesinde ihtiyaç duyulan yetenekleri analiz edebilir, bunları çalışanlarına öğretebilir, ihtiyaç halinde yeni yeteneklere ulaşabilir. Tabi bu yalnızca ikisinden birini yapacaksınız anlamına gelmiyor: Hem çalışanlarınıza şirketinizin ihtiyaç duyduğu yetileri öğretebilir, hem de en iyi okullardan ve bölgelerden yepyeni zihinler keşfedip onlarla çalışabilirsiniz.

Büyük resme bakacak olursak dünyanın çok hızlı bir şekilde değişmekte olduğunu görüyoruz. Yalnızca içgüdüleriniz ve piyasa hakkındaki verileri birleştirerek işletmenizi, işin geleceği için gerektiğince hazırlayabilirsiniz.

Jeff Weiner: “Öyle bir dünya düşünün ki siz onlara henüz ihtiyaç duymadan bile duyacağınız yetenekleri analiz ve tespit etmeye yarayacak aletleriniz var. Doğrusunu söylemek gerekirse bunu düşünmenize gerek kalmadı, çünkü biz bunu yaptık. İşte Talent Intelligence.”

Kaynak

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.