Evden Çalışırken Tükenmişlik Sendromundan Kaçınmak İçin Tüyolar

213

Harvard İşletme Okulu ve Stanford’lı profesörler tarafından yürütülen araştırmaya göre, tükenmiş çalışanların yaşadıkları ruhsal ve bedensel olumsuzluklar ABD’de sağlık harcamalarında takriben 125-190 milyar dolara mal oluyor. COVID-19 genel salgını günlük hayatımızı etkilemeye devam ettikçe, iş ve ailenin birbiriyle yarışan ihtiyaçları, insanları kaygılı ve yıpranmış hale getirebilir.

Tükenmişlik çoktan küresel iş gücünde bir sorun haline gelmiş, artık DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından resmi olarak “iş olgusu” şeklinde tanınmıştır.

Şimdi uzaktan çalışmaya yeni başlayan çalışanlar tükenmişlik sendromuna yakalanmakta daha çok risk taşıyor olabilir. Bu zor zamanda sadakatini ve verimliliğini göstermek isteyen çalışanlar çalışma saatleri dışında e-postalara cevap vermekte baskı hissedebilir ya da çalışma günlerinin akşamlarını da kaplamasını oturup izleyebilirler.

Bazı çalışanlardan aylarca evden çalışmaları rica edilebileceği düşünülünce, işte uzaktan çalışanların iyi bir iş-hayat dengesini sürdürebilmeleri için birkaç yol.

Harekete Geçin

Evden çalışırken mutfaktan hiç uzak kalmazsınız ancak gün boyunca size güç versin diye kafeine yüklenmek daha öğle vakti sizi miskin bırakabilir. Bunun yerine bir egzersiz arası verin. O endorfinlerin damarlarınızda akmasını sağlamanız size hem doğal bir enerji patlaması hem zihin açıklığı verecektir. Öğle yemeği vaktinde yürüyüşe çıkmayı ya da gün içerisinde çevrim içi fitness dersleri programınıza eklemeyi deneyin. Birkaç iş arkadaşınızı 30 günlük meydan okumalara davet edip kim en çok adımı atar en çok aktif zaman geçirir bir görün.

Bir Programa Uyun

Sabah trafiğine ve beyaz yakalara hoşça kal demek ilk başta ferahlatıcı hissettirmiş olabilir. Yalnız çoğu uzaktan çalışan sağlıklı sınırlar çerçevesinde iş, aile ve dinlenme zamanı olan günlük bir program sürdürmekle boğuşuyor. “Sağlık ve işe bağlılık için geçici sınırları korumak elzemdir,” diyor Harvard Business Review dergisi.

Lakin Laura M. Giurge ve Vanessa Bohns adlı yazarlar, ofisteki programınızı devam ettirmenin pek gerçekçi olmadığını not düşüyor. “Çalışanlar kendileri için en uygun zaman çizelgesini bulmalı,” diyor Giurge ve Bohns. “Kimisi için bir zaman vardır çocuğunu uyuttuğu, eşinin yemek yaptığı.”

Ev İşlerini Evdekilerle Bölüşmek

Tüm aileler tüm gün evde olunca ev işleri normalden daha büyük bir yük haline gelebilir. Daha çok yemek hazırlanır, daha çok temizlik yapılır, ev işlerinin miktarı ve iş bölümü de daha çok hüsrana uğratır.

Eşinizle bir günlüğüne, hatta bir haftalığına iş bölümünüzü takas etmeniz ikinize de eldeki görev için gereken zihinsel yükü anlamanıza yardımcı olacaktır. Örneğin, akşam yemeğini pişirmek aynı zamanda meyve sebzenin iyi stoklandığından emin olmak yahut evdekilerin beslenme ihtiyaçlarını ya da tercihlerini göz önünde bulundurmayı da içerebilir.

Ayrıca birbirinizin ihtiyaçlarını beklemekte ve ev işlerinin yükünü paylaşmakta daha hazırlıklı olacaksınızdır. Hem sıra sizin değilken çöpü çıkarmaktan daha iyi var mı bir yolu, birini önemsediğinizi göstermek için?

Bağlantıyı Koparın

Zoom, Slack ve cep telefonu bildirimleri ekibinizle irtibat kurmak için çok iyidir fakat çalışma saatleri bittiğinde, cihazlarınızı kapatıp bir süre dijital dünyadan elinizi eteğinizi çekeceğinize söz verin. “Uzaktan çalışma 7/24 irtibata bağlı değildir.” diyor Toptal’de bir çizer olan Micah Bowers.

Çalışma saatleri için Bowers’ın tavsiyesi şöyle: “Bildirimleri sessize almaktan çekinmeyin. Dingler bipler ve ringringler salvosu üretkenliğinizi aksatacak, duygusal sağlığınızı ise baltalayacaktır.

Uzun Dönem Oynayın

Thrive Global ile bir röportajında,  “Gün gün, haftadan haftaya ya da aydan aya kariyerinize odaklanırsanız, bunaltıcı hale gelebilir.” diyor Aflac’ta Markalaşma ve Yaratıcı Hizmetler Kıdemli Başkan Yardımcısı Shannon Watkins.

Watkins kariyerinize uzun dönem bakmanızın, bir bütün olarak görmenize imkân tanıyacağını ekliyor. “Sonuçsa kısa dönem duygusal kararlara karşı kariyerinizi destekleyen uzun dönem seçimler yapmaktır.”

“İş yeri stresinin sağlık için çok zararlı olduğuna dair böyle bir araştırmalar bütünü var,” diyor “The Relationship Between Workplace Stressors and Mortality and Health Costs in the United States”  (Çev. ABD’de İş Yeri Stres Etkenleri, Ölüm Oranı ve Sağlık Maliyetleri Arasındaki İlişki) makalesinin yazarı Harvard İşletme Okulu’nda Yardımcı Doçent Doktor Joel Goh. “Fakat bir ABD geleneği olarak iş yeri stresinin yüksek sağlık hizmetleri maliyetleri üstündeki etkisine pek önem vermedik.”

Evden çalışmaya kendimizi alıştırıyorken iş ve ev arasındaki denge hiç böylesine önemli olmamıştı.

 

Yazan: Colette PARKER

Çevirmen: Harun Sadi SİNCANLI

Kaynak:

Harun Sadi Sincanlı, 19 yaşında, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İngilizce Mütercim-Tercümanlık 2. Sınıf öğrencisi, dilmaçlığın müptelası. Kuramsal ve dilbilimsel bakış açısıyla kendini zenginleştirmiş, BDÇ programlarıyla kendini talim etmiştir. Oyun yerelleştirme üzerine uzmanlaşmayı hedeflemektedir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.