Etkileşim Tutkusu – Fjord 2021 Trendleri #4

137

GİRİŞ

Çoğunluğumuz son zamanlarda dünyayla, ve hatta komşularımızla bile, etkileşim kurmak için ekran başında çok fazla zaman geçirmekteyiz. Sonuç olarak, insanlar dijital ortamdaki şablon tasarımların sebep olduğu bir monotonluk fark etti. Organizasyonlar ekran başı tecrübelerine daha fazla heyecan ve keyif katabilmek için dizayn, içerik, kitle ve bunların arasındaki etkileşimi incelemeliler.

Fjord-Trends-2021
Trend 4: Etkileşim Tutkusu

NELER OLUYOR?

Dizayn, içerik ve kitle arasındaki etkileşim değişiyor, uzun zamandır zaten değişmekteydi ve şimdi daha hızlı ilerliyor. 2020’de iş arkadaşlarıyla görüntülü konuşmalara, Zoom üzerinden sosyal etkinliklere, evden canlı konserlere, tiyatrolara, konferanslara katılmaya hızlı bir şekilde alıştık. Ekran hem dünyaya açılan pencerimiz hem de sahnemiz oldu.

Evdeki ekranların önemi hızla artmış olsa da, halka açık alanlardaki ortak ekran kullanımı düşüşe geçti ve eski bir trendin büyük oranda tersine döndüğünü gördük. Güvenilir bir aşımız olana kadar, bir etkileşim şekli olarak “dokunmanın” başı dertte ve çeşitli şirketler alternatif geliştirmek adına çabalarını hızlandırıyorlar. Pandeminin öncesinde bile, yakın etkileşimler temassız bir şekilde gerçekleştirilmeye başlamıştı ve self-servis kasalar yakınına koyulan objeleri otomatik olarak tarayabiliyordu.

etkilesim-tutkusu-1-fjord-trends-2021

Amazon, perakendecilere temaslı ödeme gerektirmeyen bir teknoloji lisansı alarak temassız teknolojinin önde gelenlerinden oldu. Amazon Go mağazaları, müşterilere ellerini bir tarayıcıya tutarak ödemelerine imkan sağlayan Amazon One teknolojisini başlattı. Bu sırada Amerikan şirketi Ultraleap, dokunmatik ekran arayüzlerinin temassız mimik kontrolünü algılayabileceği bir yazılım geliştirdi ve Alibaba Çin’deki hastanelerde insansız marketler açıyor.

Kameraların ve kurgu araçlarının düşen maliyetleri ve yükselen kaliteleri ile, profesyonel ve amatör içerik üreticileri ortada buluşmaya, birbirlerini etkilemeye başladılar ve yeni estetik standartları yaratıyorlar. Bizler ekranları kullanmaya ve onların getirdiği içeriklerin çeşitliliğine ve kalitesine çoktan alışmıştık. Ayrıca, şu anda ABD’de 100 milyon, yine Avrupa’da ve Çin’de 600 milyon aktif kullanıcısı olan TikTok’un olağanüstü yükseliş örneği gibi, kullanıcılarla ortak oluşturulan içeriklere de alışmıştık.

Ekran tasarımlar son 25 yıldır önde gelen işletim sistemleri tarafından domine edilmiştir ve bazı durumlarda yaratıcılık kısıtlanmıştır. Bu, metalaştırmaya yol açtı ve bunun sonucu olarak insanların internet üzerinden bir şeyleri nasıl deneyimleyeceklerine olan beklentilerini sınırlandırdı. Günümüzde, herkes minimum maliyetle standart bir şablon ve basit araçlar kullanarak iyi bir web sitesi kurabilir. Kullanıcı arayüzü (UI) kitlerinin varlığı, tasarım dillerinin standartlaşması ve robot tasarım sistemlerinin kullanımı, UI tasarımının da hızla monotonlaştığını gösteriyor.

Bu yenilik eksikliği, artan ekran kullanımımızı rutin, zevksiz bir iş haline getirdi. Ekran yorgunluğu, sözlü olmayan sinyallerin eksikliğinin ve sözlü bilgilere olan (aslında bilişsel yükümüzü arttıran ve çevrimiçi toplantıları yüz yüze olanlardan daha yorucu hale getiren) aşırı güvenin bir sonucudur. Örneğin buna karşılık, bazı tasarım şirketleri bu durumu daha iyi bir hale getirecek çözümleri belirlemek amacıyla Zoom’daki etkileşimleri yeniden tasarladı.

Pandeminin öncesinde cihazları kullanım şeklimiz, genellikle konumumuza göre kararlaştırılırdı ve daha sık yer değiştirdiğimizde, çeşitli ekranlarla etkileşim kurardık. 2020 dış dünyaya olan görüşümüzü azaltarak ve referans alanımızı kısıtlayarak bizi çoğunlukla evde kullandığımız ekranlarla sınırlandırdı. Artık gözümüzün ucuyla bakacağımız şaşırtıcı veya beklenmedik bir şeyler görmüyoruz. Sonuç olarak, teninde güneşi hissetmenin nasıl bir şey olduğunu sadece okuyabilen birisi gibi, deneyimlerimiz sınırlandırıldı.

İnsanlar ekran karşısında gördükleri şeyler tarafından meydan okunmak ve onlardan esinlenmek istiyor olabilirler, bu talebi karşılamak isteyen markaların yaklaşımlarını yeniden düşünmeleri gerekecek. Dizaynlarını, içeriklerini, kitlelerini, bu üçü arasındaki etkileşimleri ve bunların yarattığı deneyimleri gözden geçirmeliler. Eğer insanlara daha büyük heyecan, keyif ve tesadüfi mutluluk sunan yeni ekran etkileşimleri getirebilirlerse, insanları daha istekli ve gelişmiş hissettirebilirler.

SIRADA NE VAR?

İnsanların yaratıcı içeriklere ve yeni etkileşimlere her zamankinden daha fazla aç oldukları bir dönemde, modası geçmiş normlar ve kısıtlayıcı tasarım şablonlarından kurtulan markalar farklılaşmayı başaranlardan olacaklar. Harika bir tasarım yoluyla getirilen doğru ekran içerikleriyle, bir takipçi ekran başındaki deneyimini gerçek hayatta yaptığı bir şey kadar (belki daha da fazla) çekici bulabilir.

Şirketler bu fırsatı çeşitli yollarla çözümleyebilir. Eğlence, yeni ortamlarda deneyim sağlamakla alakalı olduğu için yaratıcı ilhamın güçlü bir kaynağıdır. İzleyici katılımını yeniden keşfetme fırsatı sunarak zaten var olan içerikten yararlanmak adına bir aşama olarak oyun platformlarında, sosyal platformlarda ve karma gerçeklik ortamlarında önemli deneyler gördük.

Kulüplere, oyun gruplarına, sanat toplumuna ve arkadaş gruplarına bir araya gelmelerine olanak sağlayan bir platform olan Discord’un kullanımında %47 oranında yükseliş gördük. Bir zamanlar oyun oynayanların iletişim kurmaları için kullandıkları bir yer olarak görülen Discord, şimdi arkadaşlarla vakit geçirmeye yarayan bir yer konumundadır ve bu özellikle pandemi sırasında çok güçlü bir şey. Arkadaş grupları veya ilgi alanları aynı olan insanlar Spotify’da dinleme partilerine, Twitch ve YouTube’da canlı yayınlanan video içeriklerine katılabilirler ve reklam veya platformu yürüten algoritmalar olmadan beraber vakit geçirmekten keyif alabilirler.

İptal edilen fiziksel gösterilerden elde edilen kazanç kaybını azaltmayı amaçlayan yeni bir ortaklığın büyüleyici bir örneği olarak, müzik destekçisi Bandsintown ücretli abonelikler ve ipuçları aracılığıyla oyuncuların çevrimiçi kazançlarını arttırmak için oyun platformu Twitch ile bile ortaklık kurdu.

Güçlü bir örnek olarak, insanların bağımlılık yapan sanal gerçeklik (VR) dünyasında egzersiz yapmalarına olanak sağlamak için ritim oyunlarını, egzersizleri ve bilişsel terapileri birleştiren ödül kazanmış VR fitness uygulaması Supernatural gösterilebilir. Gelecek birkaç yıl boyunca, birçok kişisinin bunu canlı yayınlarında ve görüntülü konuşmalarda yapacağını bekliyoruz.

Karantinaya proaktif bir yanıt olarak, Alman varlık yöneticisi DWS, 2020 Nisan ayında şirketlerinin yatırım tanıtım turunu internet üzerinden gerçekleştirdi. Şimdi, sanal etkinliğin rekor sayıda katılımcı çekmesinin ardından internet üzerinden devam etmeyi planlıyor.

Gelecek yaklaştıkça canlı performanslar, sosyalleşme ve çevrimiçi platformlar kaynaşmaya devam edecekler ve var olan platformlar zaten buna hazırlanma aşamasındalar. Spotify yakın zamanlarda uygulamasına sanal etkinlik listeleri ekledi, böylece insanlar canlı yayın aracılığıyla “canlı” performansları izleyebilirler. Artık Facebook Watch Together ile, videoları arkadaşlarınızla beraber Messenger’da uzaktan görüntüleyebilirsiniz.

Hindistan’da tüm ülke çapında karantinaya girildiğinde, etkinlik keşif ve biletleme platformu GoParties, BoxEngage adlı bir dijital eğlence platformu olarak yön değiştirdi ve markasını değiştirdi. İçerik üreticileri kısa ve uzun videolar çekebildiler, canlı yayın seçeneğini kullanabildiler ve ünlüler, fenomenler takipçileriyle özel oturumlar düzenleyebildiler. Bir milyondan fazla kullanıcısı olan bu platform, %70-80 oranında organik büyüme gördü ve yakın zamanda piyasaya bir uygulama sürmeyi planlıyor.

Şirketler ayrıca kitleleri bir deneyim yaşamaları için daha etkin bir şekilde kendilerine çekmek adına kitle katılımını yeniden tasarlayarak izleyicileri aktif katılımcılar veya ortak yapımcılar haline getirebilirler. Sanal toplantıları daha eğlenceli bir hale getirmek için başlatılan bir sanal sunum şirketi, lansman öncesinde şaşırtıcı bir şekilde 31 milyon ABD doları topladı ve “yeniden keşifin” odağının çok geniş olduğunu gösterdi.

Katılımı yeniden tasarlarken, şirketlerin etkiyi en üst düzeye çıkartmak için farklı katılım düzeylerini en iyi nasıl sıralayacaklarını düşünmeleri gerekebilir. Bu belki örneğin insanlara yüz yüze katılım, aktif çevrimiçi katılım ve internet üzerinden görüntüleme arasında bir seçenek sunma anlamına gelebilir. Ayrıca, çevrimiçi ortamlarda dönüştürme ve yeniden tasarlama için yeni yollar bulmak da önemli olabilir.

Finlandiya’nın ulusal Mayıs kutlamalarında geleneksel açık alan etkinlikleri değiştirildi ve sanal turizm için muazzam potansiyele işaret eden bir etkinlik ile internet üzerinden yapıldı. Rap grubu JVG, evden avatarları ile katılan ve gösteriye mimiklerle ve emojilerle yanıt vermelerini sağlayan teknolojinin keyfini çıkaran 150,000 insana Helsinki Senato Meydanı’nda canlı performans yaptı.

etkilesim-tutkusu-2-fjord-trends-2021

YouTube Live, Instagram Live, Facebook Live ve Twitch’te ücretsiz bir şekilde aynı anda yayınlanmış olan The Genius canlı gösterisi, hayranlara şarkı listesindekilere gösteri öncesinden oy verme imkanı sağladı. Daha kapsamlı bir deneyim isteyen hayranlar kapalı bir Zoom partisine katılmak için 10 ABD doları, gösteri sırasında bir tür tebrik göndermek için 100 ABD doları ve sanatçıya soru sormak için 200 ABD doları ödeyebiliyorlardı. Hem tebrik hem de soru sorma özellikleri gösteri sırasında tamamen satıldı ve bir Genius Live yöneticisi “Özel gösteri izleme partisi seçeneği gecenin en başarılı özelliği oldu” dedi.

Başkanlık seçimini kazanmış olan Joe Biden ve New York’un 14. kongre bölgesindeki ABD temsilcisi Alexandria Ocasio-Cortez seçmenlerle tanışmak ve oyuncuların sanal adalarını ziyaret etmek için Animal Crossing oyununu kullanıyordu. MTV’nin Ağustos ayında her yıl düzenlenen Video Music Awards ödül törenini sanal New York şehrinde yapması da ayrı bir örnek olarak gösterilebilir.

Markaların bu trendleri sorumlu bir şekilde en uygun hale getirmesi önemli olacaktır. Çevrimiçi olarak geçirdiğimiz zamanın artmasıyla oluşacak veri yoğunluğunun titizlikle yönetilmesi gerekecektir ve ayrıca insanların onlarla anlamlı bir şey yapacak kadar güvendiği markalar için bir fırsat olacaktır.

Tasarımcıların büyüyen karbon ayak izine katkıda bulunmayan yazılımların kullanımına teşvik ederek ve bunu sürdürülebilirlik çabalarının ayrılmaz bir parçası haline getirerek, düşük CO2 veri altyapısının üzerine ekleme yapıp geliştirmeleri bekleniyor. Bu, projelerinin nasıl tasarlandığını, geliştirildiğini ve uygulandığını yeniden değerlendirmelerini ve bulut tabanlı veri merkezlerinin çalışma şeklini etraflıca düşünmelerini içeriyor.

Cihazlarımızla etkileşim kurma şeklimiz bulunduğumuz koşullara göre hızla gelişiyor. Ekranlara olan her zamankinden daha fazla orandaki güvenimiz ve bize ait olmayan şeylere dokunmaya dair yeni önlemlerimiz markaların alışmalarının gerektiği zorlu gerçeklerdir ve bunlar, kullanımları içgüdüsel olan ancak yeni ve çekici hissettiren dijital çözümler üretme ihtiyacıyla daha karmaşık hale gelmiştir. Gelişmesi muhtemel olanlar; platformlardan yeni bir şekilde faydalanma yolları bulanlar, ekolojik olarak bilinçli bir yaklaşımı ele alanlar ve ürünlerinde eğlence ve deneyimi benimseyenlerdir. Kısacası, sorulması gereken soru şudur: Başarılı bir şekilde harika, ilgi çekici ekran etkileşimleri üretirken tasarımlarımızın çevresel etkisini en iyi nasıl azaltabiliriz?

FJORD ÖNERİYOR

Düşünün

Sağlık ve dijital bağlılık arasındaki tansiyona bakın. Müşteriler ve çalışanlar için olabildiğince kapsayıcı, sarmalayıcı olmakla daha geniş çaplı olmak arasındaki dengeyi bulun.

Söyleyin

Arayüzde ve iletişimde yaratıcılık konusunda risk alacağınızı söyleyin ve ciddiye alın. Monotonluk denizinde boğulmayın.

Yapın

Bağlılığı ve etkileşimi arttırmak için neler yapabileceğinizi anlamak adına yeni eğlence platformları ve estetikleri keşfedin.


Accenture Interactive’in bir parçası olan Fjord, insanların çevresindeki fiziksel ve dijital dünya ile bağlarını yeniden tasarlayan bir inovasyon ve tasarım ajansıdır. İş’in Geleceği olarak Fjord’un geleneksel olarak yayınladığı “trendler” raporunun 7 trendden oluşan 2021 edisyonunu, 7 bölümde sizler için çevirdik. Diğer bölümleri buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Fjord-Trends-2021

Kaynak
Çeviren: Dilara Sezgin
Raporun tamamı için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.