Eğitimin Geleceğine Yön Verecek 9 Yöntem: 20 Sene Sonra Öğrenim Nasıl Olacak?

8.488

Öğrenciler açık havada, ellerinde farklı cihazlarla, tercih ettikleri öğretmen aracılığıyla öğrenim görecekler. Becerileri sınav kağıtlarına göre değil, alandaki performansları göz önüne alınarak değerlendirilecek. Eğitimin geleceğine hoş geldiniz.

Eğitimin Geleceğine Hoş Geldiniz: Değişecek 9 Yöntem
Teknoloji dünyamızı her geçen gün değiştirdiği için, çoğu insan teknolojinin insan aklının yerini alacağından endişe ediyor. Bazı eğitimciler, yakın gelecekte öğrenim gören öğrencilerin bulunmayacağından endişe duyuyorlar çünkü teknolojinin öğrencilerimize on yıllardır öğrettiğimiz birçok görevi ve yeteneğin yerine geçeceğini düşünüyorlar. Gerçek şu ki: Eğitim asla ortadan kalkmayacak. Farklı biçimlerde varlığını sürdürecektir. Önümüzdeki 20 yıl boyunca eğitimin geleceğini şekillendirecek 9 yöntemi sizler için listeledik.

Çeşitli zaman ve mekân.
Öğrencilerin daha fazla farklı zamanlarda ve farklı yerlerde öğrenim görme fırsatına sahip olacaklar- Öğrenme araçlarını uzaktan ve kendi tempolarına uygun bir şekilde kullanabilecekler. Sınıf anlayışı değişecek, yani teorik dersler dışarıda verilirken, uygulamalı dersler interaktif bir biçimde yüz yüze öğretilecek.
Kişiselleştirilmiş öğrenme.
Öğrenciler kendi yeteneklerine uyum sağlayabilen araçlar aracılığıyla öğrenim görecekler. Bunun anlamı, ortalamanın üstünde öğrenciler belirli bir seviyeye eriştiklerinde daha zorlu görevler ve sorularla karşı karşıya kalacaklar. Bir konu hakkında zorluk yaşayan öğrenciler, yeterli seviyeye ulaşana kadar üstüne daha fazla pratik yapma şansına sahip olacaklar. Öğrenciler bireysel öğrenme süreçleri boyunca olumlu bir şekilde güçlendirileceklerdir. Bu, olumlu öğrenme deneyimlerinin yaşanmasını sağlayacak ve akademik yeteneklerine ilişkin özgüvenlerini kaybeden öğrenci sayısını azaltacaktır. Ayrıca, öğretmenler hangi öğrencilerin hangi alanlarda yardıma ihtiyaç duyduklarını rahatlıkla görebilecekler.
Özgür Seçim
Her ne kadar öğretilen her konu aynı hedefe yönelik olsa da bu hedefe giden yol öğrenciden öğrenciye değişebilir. Kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimine benzer şekilde, öğrenciler öğrenme süreçlerini kendileri için gerekli olduğunu düşündükleri araçlarla değiştirebilecekler. Öğrenciler kendi tercihlerine göre farklı cihazlar, farklı programlar ve tekniklerle öğrenim görecekler. Karışık öğrenme, tersine çevrilmiş derslik ve K.A.G (Kendi Aygıtını Getir) bu değişiklikte önemli terminolojiyi oluşturan başlıklar.
Proje tabanlı.
Meslekler serbest çalışan ekonomisine uygun olarak şekil alırken, günümüzün öğrencileri proje esaslı öğrenime ve çalışmaya uyum sağlayacaklar. Bu, kısa vadede yetenekleri çeşitli durumlarda nasıl uygulayacaklarını öğrenmeleri gerektiği anlamına geliyor. Öğrenciler liseden başlayarak, proje esaslı öğrenim konusunda bilgi sahibi olmalılar. Bu, organizasyonel, iş birliğine dayalı ve zaman yönetimi becerileri her öğrencinin gelecekte akademik kariyerlerinde kullanabileceği temel bilgiler olarak öğretilebilir.
Alan tecrübesi.
Teknolojinin belirli alanlarda verimliliği arttırması, müfredatta insan bilgisi ve yüz yüze etkileşim gerektiren becerilere yer açacaktır. Böylece derslerde “alan” tecrübesinin önemi vurgulanacaktır. Okullar, gelecekteki işlerine ilişkin gerçek dünya becerileri edinme konusunda daha fazla fırsat sunacaklar. Bu durum, öğrencilerin staj, danışmanlık ve iş birliği projelerini gerçekleştirmeleri için daha fazla fırsat sahibi olmalarını sağlayacak.
Veri yorumlama.
Matematik en temel üç dersten biri olarak kabul edilse de hesapların insanlar tarafından yapılması gelecekte bir anlam ifade etmeyecek. Bilgisayarlar yakında her istatistiksel analizin üstesinden gelecek, verileri tanımlayacak ve analiz edecek ve gelecekteki eğilimleri tahmin edecek. Bu nedenle, bu verilerin insan tarafından yorumlanması gelecekteki müfredatın çok önemli bir parçası haline gelecektir. Teorik bilginin sayılara uygulanması ve bu verilerden mantık ve eğilimlerin insan aklı ile çözümlenmesi, bu dersin önemli bir parçası haline gelecektir.
Sınavlar tamamen değişecek
Ders yazılımı platformları öğrencilerin yeteneklerini her adımda değerlendireceğinden, soru-cevap yoluyla yeterliliklerini ölçmek anlamını yitirebilir veya yeterli olmayabilir. Birçok insan, sınavların günümüzde öğrencilerin gerekli ezberleri yapıp sonraki gün ezberlediklerini unuttukları bir şekilde tasarlandığını iddia ediyor. Eğitimciler, sınavların öğrencilerin ilk işlerine girdiği zaman neler yapabileceklerini düzgün bir şekilde ölçemeyebileceğinden endişe ediyorlar. Bir öğrencinin gerçek bilgisi, öğrenme süreci boyunca ölçülebildiğinden, bilgi seviyeleri ilişkin alanda yaptıkları projeler esnasında ölçülebilir.
 

Müfredatta Öğrenci Etkisi
Öğrenciler müfredatlarını oluşturma konusunda giderek daha fazla söz sahibi olacaklar. Çağdaş, güncel ve kullanışlı bir müfredatın korunması, profesyonellerin yanı sıra gençlerin de dahil olmasıyla ancak mümkün olabilir. Öğrencilerin derslerinin içeriği ve dayanıklılığı hakkında eleştiri hakkına sahibi olması, kapsamlı bir çalışma programı için şarttır.
Öğretmenler daha da önemli hale gelecek.
20 yıl içinde öğrenciler, öğrenme süreçlerinde öylesine bağımsız olacaklar ki, öğretmenler öğrenci başarısı için vazgeçilmez bir etken olacak. Öğretmenler, sayısız bilgi arasında yolunu bulmaya çalışan öğrenciler için adeta yol gösterici görevi üstlenecekler.  Eğitimin geleceği uzak görünse de akademik başarı için öğretmen ve eğitim kurumları hayati önem taşıyor.

Kaynak: Elearningindustry

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.