COVID-19’un Yansımaları: Sayılar & Ofise Dönüş & İkinci Dalga Webinarı’ndan Akılda Kalanlar!

155

 

FOW.Connect’in yedinci buluşmasında Expertera ve İşin Geleceği Platformu Kurucusu Alp Sezginsoy’un konukları Dogma Alares Kurucu Ortağı Kıvan Emiroğlu ve Prof. Dr. Bedirhan Üstün ile harika bir webinar gerçekleştirdik. Webinardan akılda kalan notları 4C1H Ekibi sizler için derledi.

Alp, öncelikle FOW (Future of Work – İşin Geleceği) felsefesinden bahsetti. Bir üründen daha çok, bir kimliği, ait olma hissini arayan insanın isteklerine yanıt verme gayesi ile işin geleceği felsefesine sahip insanların bir araya gelerek oluşturduğu komünite sonucunda oluşturulan FOW’un pandemi döneminde yeşerdiğinden bahsetti.

İşin geleceğinde ihtiyaç duyulacak pratikleri ve iş disiplinlerini hem Türkiye’den hem yurt dışından birçok farklı uzmanla inceleyen FOW.Connect’in, webinarlarında da tek bir konuya değil, İşin Geleceği felsefesinin kollarındaki çeşitli temaları ve insanları ağırladığından bahseden Alp, “Bugünün ve geleceğin insanının potansiyelini açığa çıkartacak her değer, FOW’un temellerinde yatıyor.” dedi.

FOW’un bu kısa tanıtımının ardından Kıvanç Emiroğlu ve Bedirhan Üstün’ün de dahil olması ile çok doyurucu, zihin açıcı bir sohbet de başlamış oldu. Şimdi gelin, kısa kısa bu konuşmadan notlara bakalım birlikte!

Webinar boyunca, Covid-19 sayıları, ofise dönüş gündemi ve ikinci dalga ekseninde birçok şey konuşuldu:

  • Kıvanç Emiroğlu, bu salgının yaklaşmakta olduğunu daha virüsün adını ilk kez duymaya başladıkları zamanlardan tahmin ettiklerini ve buna göre kolları sıvadıklarını söyledi. Makro-ekonomist, doktor ve kendi alanında uzman farklı kişilerden oluşan tam 17 kişilik, disiplinler arası bir ekip kurarak çalışmalara başlayan Emiroğlu, en büyük motivasyonlarının kulaktan kulağa yayılan bilgilerden çok rakamsal veriler ile bilimsel olarak konuşma ve analitik açıdan tahmin yürütme olduğunu belirtti. 
  • Ekip, ilk olarak hayatını kaybeden insan sayısından hareketle ne kadar insanın enfekte olduğuna, rakamların gerçekliğine bakıyor. Yaptıkları matematiksel parametreler, simülasyonlar ve araştırmalar sonucunda bir kişinin, 2,5 kişiye bulaştırabileceğini, virüsün yayılım hızının da 3,2 civarı olduğunu buluyorlar. Elbette bunda okulların, stadyumların kapalı olması gibi kamu politikaları faktörleri de var. 
  • Yaptıkları çalışmalar sonucunda, bu durumu bizim de çok hoşumuza giden bir tabir ile anlattı: Covid-19 ile Dans! “Bizim yaptığımız her önleme karşı, virüs geri gidecek. Her tedbirsizliğe karşıysa bir adım ileri gelecek. Bu yüzden işyerlerinin bu danstaki adımları çok önemli.” dedi Emiroğlu. 
  • Dr. Bedirhan Üstün ise işe psikoloji uzmanlığı ile yaklaştı. Covid-19 ile hayatını kaybedenlerin hala daha basit gripten hayatını kaybedenlerin sayısına yaklaşmadığını söyledi ve ekledi: “Bu durum, Covid-19’un önemsiz olduğunu değil, basit gripten daha öldürücü olduğunu gösteriyor.” “Sürü bağışıklığı için toplumun, toplumsal kontrastları iyi anlaması ve bilimin çevresinde birleşmesi gerekiyor.” 
  • Bedirhan Hoca, sürü bağışıklığı ile ilgili yorumlarına yine gerçekçi veriler üzerinden devam etti: “Sürü bağışıklığına erişinceye kadar durmayacağız. Bu sebeple, ilgili uzmanların, insanların zihinlerinde doğru bilgiyi doğru zamanda kullanabilmeleri için onlara öncülük yapmaları gerekiyor.” 
  • Toplumun sosyalleşmesi için bireylere, şirketlerin ofise dönüşü içinse İnsan Kaynakları departmanlarına da önemli görevler düştüğünü ifade etti. İşte Bedirhan Üstün’ün konuşmasından öne çıkanlar:

“COVİD-19’un kuluçka süresi iki hafta ise, elimizdeki iş gücünü ikiye bölelim. İş yerlerine dönüşümlü olarak gidelim. Bütün toplumu eve kapatmaktansa, hasta olanları bulup, onları ayırmak önemli. Böylece diğerleri sosyal mesafeyi koruyarak hayatlarına devam etsin. Çok fazla  test yapılmalı. Pozitif olanları izole etmek, irtibatta olanları tespit etmek önemli. Kişilere açık ve net bilgi vermek, insanların bu şekilde kendilerini yönetmelerini sağlamak yol gösterici.”

“İnsanlar kendi sağlıklarından kendileri sorumlular. Şu an siz kendinizin

doktoru ve sağlık bakanısınız. Sizin yaptıklarınız, sizin sağlığınızı belirleyecek.

Toplum, kitle bağışıklığı ve toplumsal kontrat için daha yaşlı, zayıf, kimsesizlere sahip çıkmalı.”

“Ofis tedbiri gerekli ancak en önemlisi, ofis kültürü içerisinde birlikte çalışmanın getirdiği sorumluluğu bilmek ve paylaşmak. Gözlemlerinizi, geri bildirimlerinizi, İnsan Kaynakları’na bildirip ona göre çalışmalısınız.”

  • Bu dönemde, anlamlı bir iş kültürü ortaya çıkarmak üzerine de harika bir örnek verdi Bedirhan Üstün: “İyi kaptan zor günde belli olur, bu anlamlı iş gücü arasında İnsan Kaynakları’nın durumu çok iyi algılayıp, rüzgara, dalgalara göre gemiyi yürütmesi lazım. Herkes küreklere asılmalı, kaptan dümen tutmalı.”
  • Hocamızın bu dönem için liderlere ve yöneticilere de bazı tavsiyeleri var. Mantık ve bilimi kendilerine yol arkadaşı yaparak umutsuzluğa kapılmadan yola devam etmeleri gerektiğini belirten Üstün, bu dönemin nelerin iyileştirileceğinin farkına varılarak daha verimli bir hale gelebileceğini belirtti. Kıvanç Emiroğlu da bu dönemde açık iletişim kuran liderlerin öne çıkacağını, bilmediklerini kabul ederek öğrenme yoluna giden kırılgan liderlerin fark yaratacağını ifade etti. İnsan Kaynakları’nın diğer ekipler ile koordineli bir şekilde takım çalışmasını sahiplenmesi gerektiğini, analize dayalı organizasyon yapıları üzerinden inovasyon, kendine güven ve yaratıcılık temelli işlere önem verilmesi gerektiğini belirtti.
  • Alp Sezginsoy’un da “Bu dönemde, görünenin ötesinde fırsatlar olacaktır, alarmda olmak çok önemli.” diyerek zenginleştirdiği sohbetten kültürün, organizasyonun verimli olarak planlanmasının, bilimsel verilere göre planlamış iş gücünün, çevik organizasyonların ve geri bildirimin ne kadar önemli olduğunu – özellikle içinden geçtiğimiz dönemde – bir kez daha hatırlayarak ayrıldık.
  1. Webinar’ın Uzmanlarından Kısa Kısa…

 Bu dönemde…

  • “Firmalar, kazanmak için üç şeyi doğru şekilde uygulamalı:
  • Liderlik tarzı.
  • Az ve doğru şeye odaklanmak.
  • Organizasyon olarak değişim yeteneği.”
  • “Takım kurun ve çalışanlarınızı, şirketinizi ve topluluğu korumak için hızlı bir şekilde aksiyon alın! Çevik kültürü sahiplenin.”
  • “Çapraz fonksiyonel çalışma alışkanlığı ve program yönetimi deneyimi olan kişilerle kriz yönetim ofisi kurun.”
  • “Gerçekçi plana sahip dört ekip oluşturun! Bu ekipler, işlevdeki bu faaliyetlerin koordinasyonu için harekete geçmelidir: Çalışanı korumak, Mevcut işi korumak, Gelecekteki işleri tanımlamak, Topluluk geliştirmek.”

Tüm katılımcılarımıza ve dinleyicilerimize sonsuz teşekkürler!

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.