Çevik İş Gücünün 7 Harikası

323

Çevik çalışma metodolojisi, modern proje yönetim sektörünün büyük payını elinde tutuyor. Bu da bize şirketlerin takip ettiği bu yoldan dolayı bu sektörü çevik iş gücü olarak nitelendirme şansı veriyor. Bu metodoloji farklı esneklik stratejileri benimseyerek çalışanların gelişmesine olanak sağlamakta, böylece şirkete de değer katmakta biçilmiş kaftan.

Çevik şirketler iş yeni şeyler denemeye gelince esnekliğin çıtasını yükseltiyorlar. Ne işe yarıyor ne yaramıyor, üretimi ve verimi hangisi daha çok yükseltiyor, çevik iş gücüne hangisi daha iyi gelir… Tüm bunları deniyor belirliyorlar. Çevik iş akışını şirket bünyesine yoğurmakta her yiğidin yoğurt yiyişi ayrı oluyor. Ama elbette her çevik iş gücünde bulunabilecek ortak paydada buluşan bazı özellikler de yok değil.

Şimdi isterseniz bu ortak paydaya ve çeyizlerinde getirdikleri faydaları masaya yatıracağımız turumuza başlayalım. Turumuz etkili çevik gücünün 7 harikasından oluşmaktadır:

  1. Hedef Odaklı

Şimdinin piyasasında başarılı sayılan bir şirketseniz, bu çevik çalışma metodolojisinin şanını değerini iyi biliyorsunuzdur zaten, şirketin çalışma yöntemlerine entegre halde şirkete nasıl da değer üstüne değer kattığını. Büyük, hatta küçük ölçekli şirketlerdenseniz akılda tutulacak bir şey daha var ki o da hissedarlar tarafından belirlenmiş öncelikleri, hedefleri, vizyonu spot ışıklarla aydınlatıp vurgulamanın, yerine getirmek içinse çevik çalışmanın tüm prensiplerini kullanmanın hayat memat meselesi olduğudur.

Bu prensipleri çalışma yöntemlerinizle bütünleştirince hissedarlarınız zevkten dört köşe olacaklar çünkü şirkete inanılmaz değer katmakta, sürüsüne bereket olumlu sonuçlar doğurmakta bu yüzde yüz garanti yollardan.

  1. Yeni Teknoloji Baş Üstünde Taç

Artık 20. Yüzyıl kapandı gitti, dünya otomasyonla halledilebilecek tekrara dayalı meşakkatli iş yığınıyla yürüyor. Otomasyonla iş gücünüzü hamallıktan kurtararak daha önemli daha kritik işlere ayırabilir, böylece daha çok değer katabilirsiniz şirkete. Bu tekrara dayalı işler silsilesi iş gücünün can düşmanıdır, söke söke çıkarır hayat enerjilerini de morallerini de canlarından, o boşluğu da yıpranmışlıkla pişmanlıkla doldurur. Bu yüzden şirketin yeni teknolojileri kucaklaması, kendisinin üstüne katarak ilerlemesi gerekiyor. Ne büyük talih, çevik çalışma metodu da aynı yolun yolcusu. Bu küresel salgında dört bucaktan iş yerlerinin ya çevrim içine kaydıklarını ya da iş süreçlerine daha çok teknoloji kattıklarını görüyoruz. Bunu yapmak da öyle iğne ile kuyu kazmak değil, teknoloji benzerini görmediğimiz bir süratle evrilmekte çünkü. Arzuladığınız tam ihtiyacınıza göre hayal ettiğiniz alet göz açıp kapayıncaya dek sizin olacak.

Bu durakta biraz daha zamanınızı alacağız, şirketinizin kucaklayabileceği teknolojileri biraz göstermek istiyoruz:

  • Elbette en başta (söylemezsek bizi döverler) çağımızın süperstarı var: Akıllı telefonlar. Bu küçük mucize araçlar o kadar kullanışlı ki bazıları mahallenin ağabeyi bilgisayarları bile tahtından ediyor. Bu yüzdendir ki her eve bir bilgisayar, her ele bir telefon.

 

  • Kimsenin adını bilmeye ihtiyaç duymadan kullandığı VPN’ler, yani sanal özel ağlar. Bu teknoloji yalnızca kapalı kapılar açmaktan ibaret değil, telekonferanslar görüntülü aramalar gibi sanal özel ağlar da bu kulvarda ve öylesine geliştiler ki artık tüfeksiz asker, bunlarsız profesyonel olmaz. Düşük fiyat yüksek kaliteyle bu özellikler çalışma şeklimizi kökünden değiştirdi.

Zoom, Slack gibi uygulamalar bunlara örnek. Bu küresel salgında uzaktan çalışan her ekibin olmazsa olmazıdır.

 

  • Görüntülü konuşma ve telekomünikasyon kanalları ivme kazanıyorken diğerlerinin eli de armut toplamıyor; bilgi işlem, pazarlama, eğitim, konum takip ve de iç-dış iletişim gözetleme kanalları da katlanarak gelişti gelişiyor.

 

Tüm bu araçlar teknikler yöneticiyseniz veya şirketin insan kaynakları temsilcisiyseniz, günlük işinizi otomatiğe bağladığından size yardım edecek, şirketinize değer katacak başka önemli işlere zaman ayırmanız için yer açmanızı sağlayacak anlamına geliyor.

  1. Güven Kültürüne ve Öğrenmeye Baş Koymak

Hakkıyla çevik bir iş gücü olmak için hâlihazırda yoksa eğer güven ve öğrenme üzerine inşa edilmiş bir kültür oluşturmak lazım. Bu adım çevik yapının en önemli düsturlarından. Bildiğiniz üzere çevik iş gücü metodu tüm çalışanların müşterek bir yapıda birbirine bel bağladıkları, iş birliği ve karşılıklı güvenle çalıştıkları bir yapıdır. Bu güven ve iş birliği çalışanlarınızla sınırlı kalmaz, aynı iklim şartları kurum dışı ortaklarınızda ve işinizin bel kemiği müşterilerinizde de görülmektedir. Bahsettiğimiz bu güven bağlarından herhangi birini koparmanın sonucu da anarşi olur.

Güven seviyelerinde artış, öğrenme eğrisinde dik tırmanış görmek isterseniz bu tüyoları izleyebilirsiniz:

-Sizle çalışanlar arasında güvene dayalı bir ilişki kurunca çalışanlar risk alacak cesareti ve üretkenliği artırmak için yeni metotlarla deney yapacak hevesi bulacaklar kendilerinde, değer de fişek gibi fırlayacak.

– Çalışanlarınıza güvenip enselerinde boza pişirmediğiniz takdirde onları dürüst olmaya, yaparlarsa hatalarını çekinmeden söylemeye yüreklendirirsiniz. Bu hatalarını dürüstçe söyledikleri zaman ancak bu koşul yerine geldiğinde hatalarından ders çıkarıp daha etkili uzmanlar olabilirler.

-Ayrıca yönetici kadronun ya da lider tabakanın da destekleyen, çalışanların ihtiyaçlarını gereksinimlerini anlayan bir kıvamda olduklarından emin olmalısınız. Ek olarak bir de proje geliştirme aşamasında çalışanlardan gelecek her türlü öneriye de açık olmaları iyi olur. Böylece çalışanlar kıymetli hisseder, hem siz de işiniz için dâhice bir öneriyi bedavadan kaparsınız, kim bilir.

– Yönetici olarak siz de çalışanlarınıza gönül rahatlığıyla arabanın anahtarlarını emanet etmelisiniz, ellerinden gelenin en iyisini yapacaklarına güvenmeli, mesaiye harcanan saatlerle üretkenliğin ölçülmediğini bilmelisiniz.

 

Çalışanlarınızın doğru düzgün iş-hayat dengesi kurabilecekleri, uzun dönemde bünyenizde kalmalarına yardımcı olacak bir çalışma ortamı hazırlamalısınız.

  1. Esneklik

Turumuzun 4. durağında pek meşhur esneklik var.  Araştırmalar, git gide daha fazla çalışanın iş aramalarını “Esnek Çalışma” filtresiyle yaptıklarını gösteriyor. Yalnızca Birleşik Krallık hudutları içerisinde, kendi şartlarıyla bir şirket bünyesinde çalışmak isteyen bu tip çalışanların sayısı 5 milyonu aşıyor. Eğer siz de yönetici ya da tepedekilerden biriyseniz, esnek çalışmak isteyen çalışanlarınıza bu imkânı tanımak akıl kârıdır. Nedeniyse gayet basit: Esnek çalışmak, kendi şartlarıyla kendi uygun gördükleri konum ve zamanda çalışmak oluyor, siz de bunlar karşılığında daha üretken daha mutlu bir çalışan elde edeceksiniz, daha ne olsun!

Çevik çalışma metodunda esneklik dediğimizde mevzu bahis, şirketin bu metodu kullanarak iş anlayışında radikal değişimler yapmasıdır. Bu, şirketin çalışanlarından gelen dilek ve temennilere kulak asmayacak kadar, değişim riski almayacak kadar dikbaşlı olmamasını sağlar. Yani anlayacağınız çevik çalışma modeli, çalışanların istedikleri yerden istedikleri zaman çalışmak özgürlüğü karşısındaki her türlü duvarı engeli devirmeye yardım eder.

Burada da biraz durup esnekliğin işlerinize sunacağı faydaları biraz bahis konusu yapmak istiyoruz:

-Çalışanların teşrif etmeleri gereken fiziksel bir ofis olmayınca, ofis ve bakım maliyetleri de artık eflake ser çekmeyecek.

-Çalışanlar, yetkin uzmanlığa fırsat tanıyan bir iş-hayat dengesi kurabildiklerinde, üretkenlik ve verimlilikleri adamakıllı artacak, böylece müşterinin de yüzü daha çok gülecek.

-Çalışanlar mutlu olunca, şirketin anlayışlı olduğunu, kendilerine değer verdiklerini düşünürler, işverenlerini memnun etmek için daha atik davranırlar. Bu da daha üretken, daha mutlu hayat, daha az korkuyla sonuçlanıyor.

-Tabi yararları say say bitmez ama bu liste biter. O yüzden son olarak, kimse işe gitmek için düşmeyince yollara, şirketin karbon ayak izi de küçülecek. Bu da işlerinizi daha çevre dostu kılar, böylece müşteri daha da memnun olur, gözlerinde kıymetiniz artar.

  1. Yaratıcılık

Çevik çalışma metodunu takip eden şirketler için her cinsten sorunu çözmekte yaratıcılıklarını kısıtlayacak hiçbir uyarı levhası yoktur. Mütemadiyen değişen bu piyasada stresle mücadelede, müşterinin her türlü talebini karşılamakta cin gibi olmalısınız. Keza bunların ardı arkası kesilmeyecek, siz de yerinizde istop oynamamalısınız.

Çalışanlarınızın zihinlerine köklü bir düşünce stratejisi dokumalısınız. Bunun meyvesiyse çalışanların çözümü çözümü tek başına adet olmuş yöntemlerde aramakla kalmayıp alışılmışın dışında da düşünmeleri olacaktır.

  1. Çok Yaşa Performans

Çevik çalışanlar işlerini yürütmekte hünerli ellerini epey konuştururlar. Bunun sebebiyse kendi şartlarında kendi seçtikleri yer ve zamanda çalışmalarıdır. Ortaya çıkan bu konforla her projede tüm maharetlerini ortaya dökerler, şirketin değerine değer katarlar.

  1. Değişimde Kertenkele Gibi Yönetim

Turumuzun son durağında, değişim yönetimine bakıyoruz. Şirketin yüzleştiği değişimlerde, güçlüklerde tıkır tıkır işlemeye devam etmesi için şirketin yönetim sürecini çevik çalışma metoduyla bezemeniz faydalı olacaktır. Fakat şirketin bastığı toprakları hakkıyla çevik kılmak, yalnızca değişim yönetimiyle güven kültürüyle olacak iş değil. Personelinizi şirketinize bolluk bereket getirecek yeni yönetim becerileriyle donatmanız da lazım geliyor. Ayrıca şunlar da aldıkları nefesi daha ferah kılar:

-Performanslarını ölçüp tartın, kendilerini geliştirip daha üretken olmaları için değerlendirmeler verin.

-Günlük yaptıkları işlerin kalitesiyle paralel ödeneklerini, sunduğunuz hak ve fırsatları, ek faydaları da arttırın.

Mikrofon Sizde!

Tüm bu bahsettiğimiz çevik iş gücünün harikaları elbette koca bir mısır tarlasında yalnızca birkaç koçan. Büyük olasılıkla aradığınız çevik çalışma yapısı birden fazla dala ve kategoriye ayrılmıştır. Bu durumda yararların sayısı artı eksi değişim gösterebilir. Eğriye eğri doğruya doğru, her türlü riski değerlendirin kendiniz için. Bir proje yöneticisi olarak her şeyi kılıfına göre uydurmaktan da çekinmeyin, doğaçlama yapın.

 

Yazar: Fred Wilson

Çevirmen: Harun Sadi Sincanlı

Kaynak: 

Harun Sadi Sincanlı, 20 yaşında, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İngilizce Mütercim-Tercümanlık 3. sınıf öğrencisi, dilmaçlığın müptelası. Kuramsal ve dilbilimsel bakış açısıyla kendini zenginleştirmiş, BDÇ programlarıyla kendini talim etmiştir. Oyun yerelleştirme üzerine uzmanlaşmayı hedeflemektedir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.