Blok Zinciri Ve Kripto Paraların 2018’de İşletmelerde Ortaya Çıkaracağı 3 Değişiklik

733

Blok zinciri ve bitcoin gibi kripto paralar, işletmelerin şu an ve gelecekte nasıl çalıştığını ciddi anlamda değiştirecek.

Son birkaç aydır, blok zinciri manşetlerden düşmüyor. Endüstri uzmanları, seri girişimciler ve yüksek nüfuzlu teknoloji uzmanları, kripto para birimlerinin ve ademi merkezî sistemlerin uzun vadeli etkileri üzerine konuşup duruyor. Birçok kişi yakın zamanda patlayacak bir balon olduğunu öngörse de blok zinciri için büyük işletme ekosistemini önemli ölçüde etkileyecek bir dizi somut ve kullanmaya uygun uygulanış biçimi var.

Bir şirket kurucusu ya da sadece teknolojik alanda çalışan bir profesyonel için bile, blok zinciri ve bitcoin’in temel hatlarını anlamaya yatırım yapmak için belki de daha iyi bir zaman gelmeyecek. İşletmelerin, blok zinciri ve kripto para birimleri hakkında bilmesi gereken üç şey işte şöyle:

1. İşletmelerin Erkenden Benimseme Fırsatı Var
Tıpkı internetin ilk günleri gibi, blok zinciri dünyası da son derece az gelişmiş durumda. Tomurcuklanan bu ekosferin, kitlelerin erişimine açılmasından önce hâlâ inşa edilmesi gereken bir sürü kritik bileşeni var. Dolayısıyla, bu yeni teknolojide şansını denemek isteyen ve blok zinciri ile bitcoin ağlarını erkenden benimseyen işletmeler büyük şekilde ödüllendiriliyor.

Böyle olunca, bu ilk harekete geçenler, oldukça yavaş ilerleyen rekabette muazzam bir avantaj kazanıyor. Sona kalan dona kalır mantığıyla, bu işletmeler, ortam ana baba günü olup fark yaratmak iyice zorlaşmadan çok daha önce, güçlü bir blok zinciri topluluğu oluşturabilecek. Erkenden zaman ve kaynak yatırımı yapmak, ürün ve markanın etrafında rekabetçi bir hendek kazabilmek için harika bir yol.

2. İşletmeler Antika Yöntemleri Dijital Sistemlerle Değiştirebilir
Bugün bile birçok işletme, tarih öncesinden kalma yazılımlar ve eskimiş altyapı ile çalışıyor. Bu, kalem kâğıtla çalışan sistemler genelde verimsiz ve tutarsız olduklarından iş yapma maliyetlerini artırıyor. Dahası, bu hayati süreçlerin birçoğu el ile yapılıyor; yani fazlasıyla yaygın olan insan hatası riskine maruz kalmaları mümkün.

İşletmeler, bu sorunların birçoğunu çözmesi için fazlasıyla otomatikleştirilmiş blok zinciri ağları kullanabilir.

“Önemli bir detay, programlanabilir akıllı sözleşme: belli koşullar sağlandığında otomatik olarak devreye giren, blok zincirinde depolanan bir kod” diyor Brighton Üniversitesi’nden inovasyon yönetimi kıdemli araştırmacısı Paul Levy. “Finansal işlem içeren kullanımlarda, aynı nedenden ötürü bitcoin veya başka bir dijital para birimini kullanmak mantıklı duruyor; böylece işlemler otomatikleştirilebilir ve bankalar gibi üçüncü partilere başvurmadan garanti edilebilir.”

İşletmeler, Levy’nin belirttiği gibi, blok zincirinin hizmetlerinden faydalanarak yüksek maliyetli aracılara olan ihtiyacı sıfırlayabilir. Üçüncü parti aracılık servisleri; sağlık, finans ve nakliye de dâhil olmak üzere dünyanın en önemli ve değer üreten bazı endüstrilerine sırtını dayamış durumda. İşletmeler, insanlar yerine algoritmalara güvenerek tedarik zincirlerini hızlandırabilir ve bir yerden diğer yere akışı önemli ölçüde düzene sokabilir.

3. İşletmeler Verilerini Güvence Altına Alabilir
Siber güvenlik, tüm ölçeklerdeki şirketler için artan bir endişe konusu. Gartner’a göre, siber suçların artması, (daha geniş siber güvenlik alanının bir alt dalı olan)bilgi güvenliğinin sadece 2017’de 86,4 milyar dolardan daha fazla harcama yapmasına neden oldu.

Ancak işler burada bitmiyor. Siber güvenliğin ürünleri ve otomotiv ile nesnelerin interneti gibi hizmet alanları için tüm dünyada yapılacak harcamaların önümüzdeki beş yıl içinde 1 trilyon doları aşması bekleniyor. Doğal olarak, en önemli bilgilerini güvence altına alması ve takip etmesi gereken şirketler için bu bayağı ilgi çeken bir konu.

İnanılmaz güvenlik özellikleri göz önüne alındığında, blok zinciri sistemleri, yakın zamanda kuruluşların verilerini saklamak ve düzenlemek için bir numaralı yöntem hâline gelecek gibi duruyor.

Blok Zinciri Devrimi’nin yazarları Don ve Alex Tapscott, “Blok zinciri sadece mali işlemlerin değil, hemen hemen değeri bulunan her şeyin kaydını tutabilecek şekilde programlanabilen, art niyetli kullanıma asla teşvik edilemeyecek bir dijital defter” diyor.

Bir defterin içine saklanan tüm veriler, en güncel ve kaliteli şifreleme yöntemleri kullanılarak otomatik olarak şifreleniyor. Bir de bu veri ambarlarına, yalnızca erişim iznini vermeden önce kimlik doğrulaması ve yetkilendirmesi yapan bir anahtar/değer mekanizması aracılığıyla erişilebiliyor. Bu, bilgi çalmak için herhangi bir giriş noktası bulamayacak hacker’ların gücünü ciddi ölçüde yok ediyor.

Ayrıca, blok zinciri sistemlerinin merkezi olmayan yapısı, güvenlik riskini büyük ölçüde azaltıyor. Çünkü dağıtımlı sistemler, tek bir varlık tarafından manipüle edilebilen şeyler değil. Dahası, bunların sadece şebekedeki mutabık kalan çoğunluk vasıtasıyla değiştirilebilmesi. Bu, yozlaştırmaya karşı koruma sağlar ve kontrolü tekrardan nihai kullanıcıya verir. Aynı zamanda bu, işlemleri onaylaması için merkezi bir otorite bulunmadığından şebeke içindeki düğümler arasındaki etkileşimleri hızlandırıyor.

TrustToken gibi gelişmekte olan blok zinciri işletmeleri, blok zincirinin bu kendiliğinden gelen özelliklerini daha da geliştirerek, gerçek dünyadaki mallara dijital güvenlik sağlıyor.

Detaya inecek olursak, TrustToken, dünyanın en güvenilen avukatları ile de iş birliği yaparak, fiziksel bir varlığın kontrolünü ve yararlanma hakkını akıllı bir sözleşmeye bağlayan bir platform geliştirdi. Bu, işletmelerin, finans yöneticilerinin ve emlak sahiplerinin mallarını insanların şu an bitcoin ticareti yaptığı gibi ticarette kullanabileceği anlamına geliyor.

Blok zincirinin güvenlik avantajlarını, gayrimenkuller ve küçük firmalar gibi gerçek dünyadaki mallara uyarlayan TrustToken, dünyanın daha adil ve güvenli olduğu bir gelecek görüşü yayıyor.

 

Kaynak: Inc

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.