Beklenen 6 Gelişim 2020’lerin Gig Ekonomisini Biçimlendirmeye Geliyor

218

2020’de gig ekonomisini bekleyen soru sanılanın aksine büyüyüp büyümeyeceği değil, ne kadar büyüyeceği.

Şimdiden Amerikalı yetişkinlerin %36’sı uzaktan yakından bir şekilde gig ekonomisiyle alakadar. Büyük şirketlerin iş alımlarında yürüttükleri yaklaşım da gig ekonomisinin önünde daha yayılacağı koca bir ova olduğunu gösteriyor. Büyük şirketlerin 3’te 2’si çalışan maliyetlerini azaltmak için yola serbest çalışanlarla devam ediyorlar.

Devler hâlihazırda zaten yetenek avında en iyi konumdalar, yalnız KOBİ’ler de mutlaka büyüklerin izinden gidecektir.

Büyüyen Gig Ekonomisinden Ne Beklenir?

Büyümek, gig ekonomisinin 2020’lerde nasıl değişeceğini anlatan öykünün sadece girizgâhı daha. Gig ekonomisi geliştikçe:

  1. Otomasyon Yol Ayrımı İşlevi Görecek

Gig ekonomisi 21. yüzyıl çocuğu olmasa da bu çağda var olmayı teknolojiye borçlu. İnternet olmadan şirketler, kurum dışı çalışanlarıyla bırakın iletişime geçmeyi, onları bulayım derken canları burunlarından gelirdi.

Otomasyon yaygın kullanılmaya başlanınca, şirketlerin çalışanlara ne iş vereceğiyle nasıl iş yaptıracağını da kökünden değiştirecek. Merak edilen soruysa şirketlerin bu nimeti nasıl kullanacağı: otomasyon mu çalışanlara koltuk değneği olacak, yoksa çalışanlar mı otomasyona?

Misal, Uber sürücülerini otonom araçlarla değiştirmek istediğini kamuya açık bildirdi. Öte yandan Nu Skin gibi diğer platformlar otomasyonu gig ekonomisinde çalışan insanların faydasına kullanmak istiyor. Nu Skin Genel Müdürü Ryan Napierski, “Gig ekonomisinin fırsatları insanların elinden almayıp aksine yeni fırsatlar yaratması gerektiğine inanıyoruz.” diyor. Yeni ekonomide gelişmek için şirketler insan deneyimini ön plana çıkarmalı diye de salık veriyor.

  1. Yöneticiler de Er Meydanına İnecek

Gig ekonomisinde çalışanlar deyince aklınızda nasıl bir resim beliriyor? Büyük ihtimal Uber sürücüleri, serbest yazarlar ve diğerleri.

Düşük kademe işler gig ekonomisinin motoru olmaya devam edecek, yalnız bir taraftan tepedekiler de buraya kayacak. Evden çalışma, karmaşık yönetim işlerinin bile ekibi yüz yüze görmeyen bir yönetici tarafından yürütülebileceğini kanıtlamış oldu. Çalışan piyasası da dâhil tüm piyasalar taleple yürür. Sözleşmeli iş arayan yöneticiler varsa, şans kesinkes 2020’lerde yüzlerine gülecek.

  1. Gig Ekonomisi Yüzleri Artık Kara Çıkartmayacak

Gig ekonomisinde çalışanlar, maalesef adaletsizce hâlen bir sürü basmakalıp yargılara ve yanlış anlamalara maruz kalıyorlar. Bu sektöre katılan çalışan sayısı (ve çeşidi) arttıkça, bu intibaların çoğu da buhar olup uçacak.

Bu ekonominin bazı eleştirmenleri örneğin kimsenin aslında gig işleriyle uğraşmak istemediğini sanıyorlar. Oysa araştırmalar geleneksel çalışanlar kadar, hatta nispeten daha çok, kendi iş kollarından tatminler diyor. Bir gün gelecek, gig ekonomisi çalışanları iş kollarını istiklal madalyası gibi şerefle taşıyacak.

  1. Düzenlemeler Peşi Sıra Gelecek.

Gig ekonomisi henüz doğum aşamasında olduğundan işgücü piyasa düzenlemeleri de eski usul çalışma modellerinin yörüngesinden çıkmıyor. Lakin ABD’li çalışanların yarısı ya da daha fazlası gig ekonomisine girerse, yasal düzenlemelerin değişmesi işten bile değil.

Mesela şirketlerin sunduğu ek olanakları kapsayan düzenlemeler bir çalışanın mesai saatlerine göre ayarlanıyor. ABD çalışma bakanlığının, kimin gig çalışan kimin sigorta yol yemek gibi ek olanaklardan yararlanacak tam zamanlı çalışan olduğu ayrımına dair mevzuatları karman çorman. Gelecekte kimin bu haklardan yararlanabileceğini belirleyen mevzuatlar, gig ekonomisini de kapsayacak şekilde genişletilebilir.

Peki, düzenlemelerde değişeceği su götürmez bir nokta varsa hangisi? Elbette emeklilik. Gig çalışanlar emekli maaşı ya da benzeri bir şey almadıklarından çoğunlukla kendi emeklilik planlarını kendileri yapıyorlar. Bu çalışanlar ABD Sosyal Sigortalar İdaresi’ne kendi işlerinin patronları olduklarından zorunlu vergilerini ödeseler de emeklilik kapsamına alınmıyorlar, o yüzden emeklilik yapılandırmalarının gig çalışanları da içine alacak biçimde düzenlenmesi gerekiyor.  Bu konuda 2020 yılında işsizlik yardımlarına gig ekonomisinin dâhil edilmesi bir umut ışığı doğuruyor.

  1. İşçi Sendikaları Büyüyecek.

Gig çalışanlar sağlık sigortası ve emeklilik gibi haklarını güvenceye almak için insanların oturup haftada 40 saat mesai ve hafta sonu tatillerini belirledikleri eski bir âdete tutunacaklar: Sendikalar. ABD National Labor Relations Board tarafından ilginç bir kararla “çalışan” olarak kabul edilmeyen gig çalışanlar bugün sendikalaşma hakkından yoksunlar fakat bazı hoşnut olmayan sesler değişim talebiyle yükselmeye başladı bile.

“Gig piyasasında bazı insanlar var ki haftada değiştirdikleri iş sayısı benim annemin babamın bir ömürde çalıştıkları işten daha çok.” diyor eski Demokrat Başkan Adayı Pete Buttigieg. “Bu yüzden gig çalışanların sendikalaşmasına olanak tanımalıyız, ne de olsa gig iş de bir iş, çalışan da bir çalışan, sac değiller sonuçta.”

  1. İş Hizmetleri (Business Services) Rotalarını Gig Çalışanlara Çevirecek.

Her yıl ABD’de muhasebeciler mahallenin vergi mükellefi işletmelerine kendi kartvizitlerini gönderir; pazarlama acenteleri, müşavirlikler, yazılım hizmetleriyle uğraşan daha birçok sektör de eski devre işletmelerin peşine kuyruk olur.

Daha çok insan kendi başlarına işin içine girdikçe aynı hizmetleri onlar da talep edecek. Bu yüzden işletmeler arası çalışan şirketlerin pazarlama stratejilerini genişletmesi bekleniyor. Bu şirketler, teknoloji devi Facebook’tan radyolar gibi yerel medyaya dek pek geniş bir açıya harcamalarını kaydıracaklar.

Büyüme değişimi de getirir, gig ekonomisi de geleneksel çalışan piyasasının on yıllardır görüp geçirdiğinden daha çoğunu yaşamak üzere. Bu da hem çalışan hem kurumlar için bulunmaz nimet olabilir.

 

Yazar: William Arruda

Çevirmen: Harun Sadi Sincanlı

Kaynak: 

 

Harun Sadi Sincanlı, 20 yaşında, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İngilizce Mütercim-Tercümanlık 3. sınıf öğrencisi, dilmaçlığın müptelası. Kuramsal ve dilbilimsel bakış açısıyla kendini zenginleştirmiş, BDÇ programlarıyla kendini talim etmiştir. Oyun yerelleştirme üzerine uzmanlaşmayı hedeflemektedir.

 

 

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.