2025’e Kadar Çalışma Yöntemlerimizi Şekillendirecek 4 Şey

819
  • Bundan beş yıl sonrasındaki çalışma şeklimizi tanımlayacak dört değişiklik var.
  • Evden çalışma (remotopia), yeşil işler, gig ekonomisi devrimi ve otomasyon, kuralları yeniden belirliyor.
  • Şirketler geleceği yönetmekten ziyade kendi istedikleri geleceği yaratma şansına sahipler artık.

Tarih Milat’tan öncesi ve sonrasına göre ölçülürken, koronavirüs salgını ile yeni bir zaman algımız var. Yeni bir çağın başlangıcındayız.

Kolektif bilincimiz artık tarihi Korona’dan Önce ile başlatıp Tedaviden Sonra ile devam ettirmeyi bekliyor. Tedavi senesi sadece virüsün tedavisi olarak değil, gelecek olan ekonomik ve çevresel zorlukların da çözüleceği bir yıl olarak tanımlanmalı. Biz bunun gerçekleşmesi için çalışırken, dört temel değişiklik önümüzdeki beş yıl içinde gerekli hale gelecek.

  1. Remotopia: evden çalışma – Azınlıktan ana akıma

2020’nin başlarında, çalışanların %5’inden az bir kısmı uzaktan çalışıyordu. Şu anda ise beyaz yakalıların yarısından fazlası uzaktan çalışıyor.

Süregelen Covid-19 pandemisinin ardından  Facebook, Google, PayPal, Shopify, Siemens gibi birçok yüksek profilli şirket uzun vadeli veya kalıcı olarak uzaktan çalışmaya geçtiklerini duyurdu.  

Birçok şirket ve çalışan için yeni olan uzaktan çalışma düzenlemeleri, farklı şekillerde düşünmeyi ve işbirliği yapmayı gerektiriyor. Örneğin, dağıtılmış iş gücünün bu kadar normalleşmesi iletişim, empati ve esneklik gibi sosyal yeteneklere olan önemi arttırdı.

Araştırmalar uzaktan çalışanların daha uzun saatler çalıştığını ve ofiste olduğundan üretken olduklarını gösteriyor. Bu artı yönlerin, tükenmişlik ve yalnızlık hissinin artışı ile dengelenmesinin hem çalışanlar hem de iş verenler tarafından öğrenilmesi gerekiyor. Ayrıca beyaz yakalıları işe almak yeni lokasyonlara açılmayı ve engelli veya kronik hastalığa sahip kişiler gibi önceden yeterince temsil edilemeyen popülasyonları dahil etmeyi de gerektirebilir. Bu değişen dinamikler önümüzdeki yıllarda insan kaynaklarının ön saflarında yer alacak.

  • Mavi yaka. Beyaz yaka. Yeşil yaka?

İklim saati işliyor. ABD, Paris İklim Anlaşması’na yeniden katılıp iklim değişikliği uyum politikasına bağlılığını arttırmayı düşünürken, yeni iş fırsatları ortaya çıkacaktır.

Elektrikli araçların 2024’e kadar içten yanmalı motorlu araçlar ile aynı fiyata ulaşması bekleniyor. Dünyanın en büyük perakendecisi Amazon’un, taşıma filosunu elektrikli hale getirme yatırımını bu sebeple hızlandırdığı bariz. Tüm işaretler yeşil iş ekonomisinin artan önemini gösteriyor.

Yeni regülasyonlar ve teknolojiler yeni platformlar ve çalışma yöntemlerine yol açtıkça, çalışanların da evrilmesi gerekiyor. “Yeşil yaka” işlerin yükselişi yeni fırsatlar yaratırken işini endüstriyel karbon azaltımı veya otomasyona kaybedecek kişilere bir kurtuluş sunuyor.

Dijital dönüşüm ile son 10 yılda her şirket bir teknoloji şirketi haline geldi. Sonraki 10 yılda ise benzer bir dönüşümü sürdürülebilirlik politikaları ve stratejileri adına göreceğiz.

Her iş yeşil dostu hale gelirken şirketlerin de teknoloji yeteneklerini çevre dostu iş süreçleriyle birleştirebilecek “yeşil yakalı” çalışanları eğitmesi gerekiyor. Yeşil yaka işler, güneş paneli kurulum teknikerlerinden bir şirketin iklim değişikliğini önleme konusundaki tüm portfolyosunu yönetecek müdürlere kadar genişleyebiliyor.

  • Gig ekonomisi devrimi

 Şirketinizin bir sonraki Operasyon Müdürü (COO) uzaktan çalışacak, şirkette sadece altı ay kalacak ve bir şirket mail hesabı bile olmayacak. Fakat yaptığınız en iyi işe alım olacak.

TaskRabbit ve Uber gibi esnek iş gücü platformları, serbest çalışanlar tarafından halledilebilecek anlık işler için platform oluşturarak gig ekonomisinin normalleşmesine yardımcı oldu. Bu normalleşme yeni teknolojilerin gücünü de eklediğimizde pazarlama, yönetim, mühendislik ve hatta finans gibi beyaz yaka işlerin serbest çalışmaya katılması için kapıyı araladı. Expertera, Upwork, We Are Rosie ve Guru bu profesyonel hizmetler için bir pazar yeri sunuyor. Bu platformlar ile Slack, Zoom ve Mural gibi işbirliği araçlarının birleşimi sayesinde yetenekli çalışanların projelere esnek desteği için engeller ortadan kalkmış oluyor.

Geçmiş yıllarda serbest çalışma, geleneksel rollerde gözden düşen veya istenmeyen çalışanlar için “son çare” olarak görülüyordu. Şimdi ise en yetenekli kişiler kendilerine güveniyor.

Serbest çalışma, beklenmedik zorluklara uyum sağlamak zorunda olan şirketlere çeviklik ve uzaktan esnek çalışma isteyen çalışanlara da özgürlük vaat ediyor. Bu değişimi kucaklamak, nerede ve ne zaman olursa olsun, tüm tarafları “işin geleceği”nde başarıya götürüyor.

Koronavirüs pandemisi kalıplaşmış çalışma kültürü normlarının yeniden düşünülmesine zorlayınca, gig ekonomisi vasıtasıyla profesyonel hizmetlerin kesintiye uğraması için fırsat doğuyor. Fakat daha adil ve daha az sömüren bir platform ekonomisine doğru ilerlemek; şeffaflık, hesap verebilirlik, işçi gücü ve demokratik mülkiyet içeren stratejilerle mümkün olacaktır.    

  • Otomasyon ve Yapay Zeka İş Gücünü Büyütecek

Dördüncü Sanayi Devrimi’ndeki işler genellikle bilgi ve yaratıcılık gerektirenler üzerinden konuşuluyor.

Sonuç: Bilgisayarlar ve yazılımlar insan yaratılıcığını taklit edemeyecek. Bazı manuel işler zeki makineler tarafından yok edilecek olsa da çok daha fazlası yine onlar tarafından iyileştirilecek.

Salgının ardından lojistik operasyonlar, depolarda sosyal mesafeyi sağlamak ve güvenli çalışma ortamları yaratmak için Fetch Robotics gibi esnek otomasyon hizmetlerine yöneldi.

Bir diğer örnek ise kamyon taşımacılığı sektörü. E-ticaretin yükselişi ile otomasyona rağmen şoförlere olan talep artışta. İlk bakışta, yapay zeka destekli otonom araçların dünya çağında milyonlarca kamyon taşımacısını işsiz bırakacağı tahmin ediliyordu. Onun yerine otonom araçların gelişimi, hava durumunu ve diğer sürücülerin davranışlarını tahmin edebilen sensörler ile birlikte güvenliği ve çalışma koşullarını iyileştirecek gibi görünüyor. 

Yazan: Desmond Dickerson
Çeviren: Berke Kadam
Kaynak

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.