2018’de Yapay Zekanın Yönlendireceği 10 Yeni Teknoloji Trendi

939

2018 henüz başlamışken, önümüzdeki aylarda bütçe harcamalarının hangi alanlardaki hangi teknolojilere yapılacağı satıcılar arasında bir merak konusu. İki sene önce son teknoloji olan ürünler artık herkesin ulaşabileceği bir noktaya gelmiş durumda.

Önümüzdeki 12 ayı hangi teknolojilerin şekillendireceğini öğrenmek için birçok yetkiliden konu hakkındaki görüşlerini aldık ve ulaştığımız sonuçlar hiç de şaşırtıcı değildi. Birçok farklı teknolojik modelin adının geçmesine rağmen yetkililerin buluştuğu tek bir ortak payda vardı: yapay zekâ

1. Yapay zekâ kullanıcı deneyimlerinden çıkıp iş yerlerine yayılacak

SAP Hybris’in Baş Teknoloji Yöneticisi Moritz Zimmermann’a göre 2017, şirketlerin; müşterilerinin araba sürme ve ev tasarlama gibi birçok farklı alanı test etmesine olanak tanıyan robotlar ve sanal gerçeklik üzerinden bilim kurgu hikayelerini gerçeğe dönüştürerek kullanıcı deneyimlerine yeni bir boyut kazandırmak için yapay zekâ ve makine öğrenimini kullanmaya başladıkları bir yıl oldu.

Gelecek yıl ise kuruluşlar, ürünlerini modernleştirmek ve otomatikleştirmek için yapay zekânın müşterilerle test edilen bu imkânlarını arka plan işlemlerine uygulayacak. Aynı zamanda bu kuruluşlar, ön ve arka plan fonksiyonlarını daha fazla geliştirmek için yapay zekâ ve makine öğreniminin, nesnelerin interneti ve artırılmış gerçeklik gibi diğer aletlerle eşleştirilmesi sürecini de keşfedecek.

2. Yapay zekâ büyük veri sorununu çözecek

SAS’ın küresel CI yöneticisi Wilson Raj da büyüyen veri boyutları ve kaynak çeşitliğinin kullanılmasını zorunlu kılan yapay zekânın, gelecek yıl üzerinde çok büyük bir etkisi olacağını düşünüyor.  Veri boyutlarındaki büyüme, birçok pazarlamacı için kullanıcı deneyimlerini listenin başına alarak, bu pazarlamacıları çeşitli ticaret konularının çözümü için daha algoritmik ve gerçek zamanlı yaklaşımlar geliştirmeye teşvik ediyor. Kestirimsel çözümleme de dâhil olmak üzere, büyük verilerin matematiksel analizlerinin bağlantı noktası ve çeşitli yapay zekâ formları, makine öğrenimi ve derin öğrenme kuruluşların kullanıcı deneyimlerini iyileştirmesinde hızlandırıcı bir etki yaratacak. Raj veri ve teknolojinin birleşmesinin, hem müşteriler hem de iş yerleri için faydalı olacak verimli ve bilgilendirici bir müşteri etkileşimi oluşturacağına inanıyor.

3. Dijital Evrimin Üçüncü Dalgası

Dijital dönüşüm nispeten yeni ortaya çıkmış bir deyim gibi görünse de Blue Fountain Media İş Geliştirme Bölümü Başkan Yardımcısı Brian Byer birçok şirketin bu dönüşümü çoktan tamamlamış olduğunu söylüyor. Byer günümüzde dijital evrimin üçüncü dalgasına girdiğimizi savunmakta. Birinci dalgada işletmelerin odak noktasını kayıt sistemleri oluşturuyordu (Kurumsal Kaynak Planlaması, Web, Y2K). Bu odak daha sonra bağlantı sistemlerine dönüştü (İçerik, E-Ticaret, Mobil, Pazarlama).

Üçüncü dalga ise akıllı sistemlere dayanıyor (Bulut, Nesnelerin İnterneti, Yapay Zekâ, Sanal Gerçeklik, Artırılmış Gerçeklik).  Chatbotlar ve mesajlaşma uygulamaları, teknolojileri hayata geçirme ve benimsemede yaşanacak olan hızlı gelişmeye ortam hazırlıyor. Günümüzde müşteriler, kayıt sistemiyle yapılan bütünleşme ve yapay zekâ getirilerini kullanarak, bir chatbot ile arayüz gerçekleştirebilmekte, yani örnek vermek gerekirse belki de bilgiye erişimini aynı hızla sağlayamayacak bir başka insanın yardımını beklemek zorunda kalmadan telefon planlarını rahatlıkla değiştirebilmekte.

4. Yaygın Bulut Hizmeti

CloudHealth’in kurucusu ve baş teknoloji sorumlusu Joe Kinsella, Coud 2.0’un sonunda yaygın hale geldiğini söylüyor ve Cloud 2.0’u sadece ihtiyaç duyulduğunda işletilen heterojen bulut hizmetleri tasarlayan platform servisleri, sunucusuz oluşturulabilen uygulamalar olarak tanımlıyor. Kinsella 2018’i, işletmelerin, kalıcı sunucuları ve işletim sistemlerini tüm uygulamaların temelinde tutan istemci-sunucu modelinin 30 yıllık varyasyonlarını terk edip Cloud 2.0’u uygulama mimarisinin geleceği olarak kabul ettikleri bir noktaya ulaştığımız bir yıl olarak görüyor.

5. Yapay zekâ bulutların karmaşık yapılarını düzenleyecek

Kinsella aynı zamanda 2018’in yapay zekâ ve makine öğreniminin bulutların karmaşıklığını kontrol altına almak adına oldukça önemli rol oynayacağı bir yıl olacağını da ekliyor. 2018’de makine odaklı bilgi ve otomasyon; olay, maliyet ve konfigürasyon yönetimini yönlendirmeye başlayacak. Sonuç olarak maliyet azalmış, güvenlik artmış ve performans iyileştirilmiş olacak.

6. Yapay Zekâ Yatırım Getirisi

SAP S/4HANA Cloud’un ürün yönetimi müdürü ve kurucularından biri olan Sven Denecken’e göre 2018, aynı zamanda yapay zekânın yatırım getirisinin başladığı bir yıl olacak. Uluslararası Veri Şirketi’nin (IDC) bir raporuna atıfta bulunan Denecken, 2019’a gelindiğinde dijital dönüşüm girişimlerinin yüzde kırkının yapay zekâ servisi kullanıyor olacağını söylüyor. Daha monoton görevleri otomatikleştirerek çalışanlara işletme için en fazla verimi yaratacak görevlere yoğunlaşma imkânı verdiğinden dolayı işletmeler, önümüzdeki yıl yapay zekânın iyileştirilen müşteri hizmetleri ve benzeri alanlardaki faydalarını çok daha etkin bir şekilde kullanacaklar.

7. İş Yerlerinde Yaygınlaşan Yenilikler: Ses Asistanları

Uluslararası Veri Şirketi’ne göre,  sesle aktifleştirilen dijital asistanların kullanımı iş dünyasında yaygın bir hal alacak. IDC’nin yürüttüğü araştırma yeni mobil uygulamaların yaklaşık yüzde ellisinin temel bir arayüz olarak ses özelliğini kullanacağını ortaya koydu. Bu dijital asistanlar çalışanların, temel uygulamalarla sözlü iletişime dayalı olarak etkileşime girebilmelerini sağlayacak.

8. Akıllı Evlerle Konuşarak İletişim

SPLICE Software Ceo’su Tara Kelly, insanlar yalnızca konuşarak cihazlarına gittikçe daha rahat şekilde komut verdiğinden, Google Home Mini ya da bu ay Kanada’da piyasaya çıkması planlanan Alexa gibi daha makul fiyatlı cihazların çıkarılması yalnızca rahatlık seviyesini artıran bir ilerleme olacak. Stone Temple’ın bir anketi, ankete katılan kişilerin yüzde 63’ünün “Ok Google” ve “Hey Siri” gibi kişisel asistan uygulamalarına rahatlıkla ulaşabildiğini gösterdi. Fakat bu oran her gün daha da artıyor.

9. Akıllı Ev Aletleri Akıllı Telefonları Şekillendirecek

Aynı zamanda Kelly, akıllı telefonların bireysel uygulamalar yerine merkezi ses özelliğini kullanma bakımından akıllı ev aletlerine yaklaşmasını beklediğini söylüyor. Apple’ın çıkaracağı HomePod’un akıllı ev aletlerinin benimsenmesini daha da ileri bir noktaya taşıyacağı ve ev ortamlarının refah düzeyini artıracağı düşünülüyor. 2014 tarihli bir ComScore anketinde, iPhone’un daha yüksek fiyatıyla paralel olarak, iPhone kullanıcılarının ortalama hane gelirinin Android kullanıcılarına göre yüzde 40 daha fazla olduğu görülmüştü.

HomePod piyasaya sürüldüğünde, ev aleti kullanıcılarının beklentisini karşılamak adına Alexa Skills ve Google Actions’ın özelliklerini yansıtacağını düşünebiliriz. Bu kullanıcılar herhangi bir uygulama hesabına girmeden doğrudan ve güvenli şekilde Siri’den istedikleri bilgiye ulaştıklarında, aynı işlevselliği telefonlarında da görmek isteyecekler.

Kelly aynı zamanda, kullanıcılar istedikleri bilgilere kişisel asistanları aracılığıyla doğrudan ulaşmaya başladıklarında, bağımsız uygulamaların kullanımında bir azalma yaşanacağını öngörüyor

10. Gelecek Kuşakta Yapay Zekâ

HackerAgency yetkili müdürü Michael Goerz’e göre, gelecek yıllarda yapay zekânın kendisi de değişime uğrayacak. Hatta Goerz bu değişimin belirtilerinin şimdiden görülmeye başladığını söylüyor:

Sonraki kuşak yapay zekâ: Kullanıcılar içerisinde yapay zekânın bulunmadığı deneyimleri nadiren tercih ediyor. Herkes kullanıcı deneyimlerinden ve yapay zekânın bunun gelişimine nasıl katkıda bulunabileceğinden bahsediyor. Mevcut doygunluk oranı, müşterilerin gösterdiği tahammül oranının azalmasına yol açıyor. Sonuç olarak mükemmeli üretemeyen iş dünyası, ışık hızında artan kullanıcı beklentilerini karşılayamıyor.

Güven faktörü: En büyük dijital kuruluşlardan bazıları üzerlerindeki küresel ilginin zorlayıcı gerçeklikleriyle yüz yüze kalıyor. Uber’de yaşanan veri ihlali ve Facebook’daki saydamlık eksikliği, 2018 piyasasında ne gibi olası sonuçlar doğuracak? Güven sarsıldı fakat bu durum sadece bu şirketlere duyulan güvenle sınırlı değil. Bu yarışı, güvenilirlik ve saygınlıklarını korumayı ve etkin teknolojiler sunmayı başaran markalar kazanacak.

Düzenlenmiş sosyal deney: Sosyal pazarlamacılar ve influencer’lar, bir zamanlar Instagram’ın nispeten daha az ürün yerleştirme reklamları yaptığı fakat bu dönemin geri döndürülemeyecek şekilde değiştiği influencer marketing piyasasının yeni kurallarına uyum sağlıyor. Fakat bu da yeterli değil; reklamlar açık bir etikete ihtiyaç duyuyor bu sebeple sosyal stratejilerin bir üst safhaya evirilmesi gerekecek. Bu geçişte Influencer stratejilerinin rolü ise maddi ölçümden farklı olarak gerçek deneyimlerin soyut değerlerini yansıtması.  Günümüzde diğer reklam kanallarında olduğu gibi, yürütme ve marka stratejisi de bu geçiş için temel unsuru oluşturacak.

 

Kaynak: CMS Wire

Yayınladığımız çeviri ya da alıntı yazılar her ne kadar dikkati bir çalışmanın ürünü olsalar da hatalı bilgiler, imla hataları veya anlam bozuklukları bulunması durumunda bundan İş’in Geleceği platformu sorumlu değildir.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.